Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/14411 E. 2024/134 K. – İş Kazasından

Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/14411
Karar No
2024/134
Karar Tarihi
Konu
İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1669 E., 2021/1586 K.. KARAR : Kısmen Kabul, Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Elazığ 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2012/820 E., 2018/342 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak asıl dava dosyasının kısmen kabulüne, birleşen dava dosyasının reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacıların istinaf istemlerinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl dava dosyasının kısmen kabulüne, birleşen dava dosyasının reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı, ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili asıl dava dosyasında özetle, meydana gelen iş kazası nedeniyle müvekkilleri davacı kazalıların sürekli iş göremezliğe uğrayacak şekilde yaralandıkları, davalıların kusurlu olduklarından bahisle davacı.... için 1.300,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi, davacı kazalı .... için 1.083,33 TL maddi, 35.000,00 TL manevi, ... davacı kazalı... ... için 328.076,52 TL maddi, 60.000,00 TL manevi, ... davacı kazalı... ...’in eşi davacı ... için 35.000,00 TL manevi tazminat ile birlikte davacı kazalılar .... ve...’in işçilik alacaklarının tahsilini talep ve dava etmiş, aşamalarda işçilik alacaklarına ilişkin talep tefrik edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin aşağıda açıklanan bozma kararından sonra ... davacı ...’in eş ve çocukları adına birleşen dava açılmış, birleşen dava dosyasında davacılar vekili kazalı ....’in ölümü ile iş kazası arasında illiyet bağı bulunduğundan bahisle, eş ... için 565.518,35 TL maddi, 25.000,00 TL manevi, çocuk .... için 40.249,96 TL maddi, 25.000,00 TL manevi, çocuk .... için 45.836,56 TL maddi, 25.000,00 TL manevi, çocuk .... için 12.417,82 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar .... ve .... vekili özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Diğer davalı ..., usulüne uygun tebliğine rağmen duruşmaya katılmadığı gibi kendisini bir vekil vasıtasıylada temsil ettirmemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 04.05.2012 tarih ve 2011/812 Esas, 2012/232 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiştir. Mahkemenin görevsizlik kararının temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 31.10.2012 tarih, 2012/14996 Esas, 2012/18185 Karar sayılı kararı ile iş mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyulmasından sonra 22.11.2015 tarihinde davacı kazalı...'in vefat etmesi üzerine mirasçıları davaya dahil edilmiş, aynı mirasçılar birleşen dava dosyasını açarak yukarıda açıklandığı şekilde iş kazası ile davacı kazalı...'in ölümü arasında illiyet bağı bulunduğundan bahisle maddi ve manevi tazminat talep etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesinin 18.07.2018 tarih, 2012/820 Esas, 2018/342 Karar sayılı ikinci kararında asıl dava dosyası yönünden, davalı ...'ın kusuru bulunmadığından bahisle bu davalı hakkındaki davanın reddine, davalılar .... ve .....’dan müştereken ve müteselsilen tahsil edilmek üzere, davacı ...’in maddi tazminat isteminin kabulüne, adı geçen davacı lehine 5.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine, davacı ...’un maddi tazminat isteminin kabulüne, adı geçen davacı lehine 5.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine, ... davacı ...’in maddi tazminat isteminin kabulüne, mirasçılarına miras payları oranında 82.019,38’er TL olarak ödenmesine, ... davacı ...’in yargılama devam ederken vefat ettiği, manevi tazminatın mirasçılara geçmeyeceğinden bahisle manevi tazminat talebinin reddine, davacı eş .....’nın manevi tazminat istemnin kabulüne, birleşen dava dosyası yönünden ise ... davacı ...’in ölümü ile iş kazası arasında illiyet bağı bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 18.07.2018 tarihli kararına karşı davacılar vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine, Dairemizin 16.02.2021 tarih, 2020/6359 Esas, 2021/1728 Karar sayılı kararı ile kanun yolunun temyiz değil istinaf yolu olduğundan bahisle dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesine iadesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A.İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle hükmedilen maddi tazminatlar bakımından istinaf nedenlerinin bulunmadığını ancak her bir kalem yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olmadığını, davacı ... yönünden hükmedilen manevi tazminatın da yerinde olduğunu ancak ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davalı ... ve ... yönünden sadece 5.000,00 TL manevi tazminat takdirinin yerinde olmadığını, talep edilen miktarın tamamına hükmedilmesi gerektiğini, davacı ...'nin dava açılmasından 10 yıl sonra vefat ettiğini, manevi tazminat talebinin mirasçılara geçeceğini bu nedenle reddedilmesinin yanlış olduğunu, kaza ve ölüm arasında iliyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle ek davanın reddedildiğini ancak SGK maluliyet aylığının ölüm aylığına dönüştüğü ve Kocatepe Sağlık Yüksek Kurulunun kazanın etkisiyle ölümün oluştuğuna dair raporunun da dosyaya gelmiş olması nedeniyle ek dava ve artırılma talep edilen maddi tazminatın tümünün hüküm altına alınması gerektiğini, hiç olmazsa ...'nin ölümünden sonraki dönemin %90 maluliyet oranı üzerinden hesaplanması gerektiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz incelemesine konu 12.11.2021 tarih, 2021/1669 Esas, 2021/1586 Karar sayılı kararı ile asıl dava dosyasının davacıları .... ve .... lehine hükmedilen 5.000,00’er TL manevi tazminatın az olduğu, asıl dava dosyasının davacılarından olup da aşamalarda vefat eden davacı ...’in manevi tazminat isteminin mirasçılara geçmeyeceğinden bahisle reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, davalı ...'e yönelik istemin yalnızca "ücret alacağına" ilişkin olup tefrik edilip ayrı bir esasa kaydının yapılmasına karşın karar başlığında davalı olarak gösterilmesi ve asıl dava bakımından vefat eden davacı ...'nin mirasçılarının gerekçeli karar başlığında gösterilmemesinin yerinde olmadığından bahisle kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl dava dosyası yönünden, davalı .....ın kusuru bulunmadığından bahisle bu davalı hakkındaki davanın reddine, davalılar .... ve....’dan müştereken ve müteselsilen tahsil edilmek üzere, davacı ...’in maddi tazminat isteminin kabulüne, adı geçen davacı lehine 10.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine, davacı ...’un maddi tazminat isteminin kabulüne, adı geçen davacı lehine 10.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine, ... davacı ...’in maddi tazminat isteminin kabulüne, mirasçılarına miras payları oranında 82.019,38’er TL olarak ödenmesine, ... davacı ... lehine 48.000,00 TL takdir edilen manevi tazminatın mirasçılarına miras payları oranında 12.000,00’er TL olarak ödenmesine, davacı ...’nın manevi tazminat isteminin kabulüne, birleşen dava dosyası yönünden, ... davacı ...’in ölümü ile iş kazası arasında illiyet bağı bulunmadığından bahisle reddine karar verilmiş, devamında Mahkemenin birleştirilen 2017/651 E. sayılı dava dosyası yönünden verdiği kararın usul ve kanun bakımından hukuka uygun bulunması nedeniyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, ... davacı ...’in geçirdiği iş kazası sonucunda meydana gelen ve 10 yılın üzerinde bir süreyle tedavi olmaya yol açan sağlık sorunları ile ölümü arasında illiyet bağı bulunduğunu, ölümle kaza arasında illiyet bulunmadığı kabul edilse dahi ölümden sonraki dönemin %90 üzerinden hesaplanması gerekitiğini, Kocatepe Sağlık Kurulunun kazanın etkisi ile ölümün oluştuğuna dair heyet raporu dava dosyası içine gelmiş olmasına rağmen, Hakim tarafından son duruşma öncesinde dava dosyası içine gelen SGK Emeklilik Daire Başkanlığı dosyasındaki belgeler ile tıbbi raporların geldiğinin duruşma tutanağına geçmemesinin ve nazara alınmadığını, her davacı yönünden maddi ve manevi tazminata ayrı ayrı karar verildiğinden talepleri gözetilerek maddi ve manevi tazminat yönünden her davacı yönünden ayrı ayrı nispi vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, aksine görüş ile tek vekalet ücretine karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, mahkeme masraflarının tamamının davalı tarafa yükletilmesi gerekirken, hukuka aykırı olarak düşük miktar ve oranda mahkeme masraflarının davalılara yükletilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, bütün davacılar yönünden karar altına alınan maddi, manevi tazminat kalemlerinin tamamına kaza tarihinden itibaren haksız fiil ve belirsiz alacak davasının niteliği gereğince yasal faiz yürütülmesi gerekirken kimi kalemler yönünden dava veya ıslah tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesinin hukuka aykırı olduğunu, asıl ve birleşen dava yönünden zamanaşımından söz edilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 8 inci ve 31 inci maddeleri. 3. Değerlendirme a.Asıl Dava Dosyası Yönünden; Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Hükmün, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 nci maddesine uygun olarak taraflara yüklenen hak ve borçların tereddüt oluşturmayacak ve infaza uygun olacak şekilde kurulması gerekir. Dosya kapsamından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında manevi tazminat talepleri, harç ve vekalet ücretleri ile ilgili tahsil hükümleri kurulurken "davalılardan; ... ile ...'den müştereken ve müteselsilen" tahsile karar verildiği için infazda tereddüt oluşturulduğu anlaşılmıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. b.Birleşen Dava Dosyası Yönünden; Dosya kapsamından, Kocatepe Sosyal Güvenlik Merkezinin 15.01.2016 tarihli kararında ile kazalı... ...'in 22.11.2015 tarihindeki ölümü ile 21.09.2004 tarihli iş kazası arasında illiyet bağı bulunmadığına karar verildiği, kazalı... ...'in vefat ettiği İpekyolu Hastanesinin 30.12.2015 tarihli yazısında ölümün iş kazasından kaynaklanmadığının belirtildiği, bu belgelerin bulunduğu Kurum evraklarının dosya kapsamına girdiği zapta geçirilip taraflardan raporlar konusunda diyeceklerinin sorulmadığı ve İlk Derece Mahkemesince o celsede karar verildiği için davacıların ölümle iş kazası arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı iddialarının gerekli prosedür işetilmek suretiyle araştırılmadığı anlaşılmaktadır. 5510 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinde Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla; iş kazası nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verileceği, 19 uncu maddesinde iş kazası sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık Kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanacağı; iş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hallerinde meslekte kazanma gücündeki kayıp oranının belirlenmesine ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği bildirilmiştir. 5510 sayılı Kanun'un 95 inci maddesine göre "Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır. Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de, diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir. Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulundan alınacak rapor ile Yüksek Sağlık Kurulu Kararı arasında ölüm olayı ile iş kazası arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığına yönelik görüş ayrılığı bulunduğu takdirde çelişkinin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu 3. Üst Kuruluna gönderilerek çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. Somut olayda, yukarıda açıklanan prosedür işletilmeksizin ... sigortalı... ...'in ölümü ile iş kazası arasında illiyet bağı bulunmadığından bahisle birleşen dava dosyasının reddine karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak iş; öncelikle ... sigortalı... ...'e ait temin edilebilen tüm sağlık raporları ve tıbbi belgeler celp edilip dosyaya eklendikten sonra Yüksek Sağlık Kurulundan adı geçen sigortalının ölümü ile 21.09.2004 tarihli iş kazası arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı noktasında rapor almak, itiraz halinde Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulundan rapor almak, Yüksek Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen raporla Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu raporu arasında çelişki bulunması ve rapora itiraz edilmesi halinde Adli Tıp Kurumu 3. Üst Kurulundan rapor alınarak ölüm ile iş kazası arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı hususunu tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlemek ve çıkacak sonuca göre birleşen dava dosyası hakkında bir karar vermekten ibarettir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, A.Asıl dava dosyası yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan tüm "davalılardan" ibarelerinin silinerek yerlerine geçmek üzere "davalılar" ibarelerinin yazılması suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının asıl dava dosyası yönünden DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B.Birleşen dava dosyası yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi kararının birleşen dava dosyası yönünden BOZULMASINA, Davacıların birleşen dava dosyası hakkında kurulan hükme yönelik sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/14411, K. 2024/134, T. 16.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-14411-e-2024-134-k-187daaf29792