Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/652 E. 2024/8705 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/652
Karar No
2024/8705
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1928 Esas- 2023/1500Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/1217 E. - 2020/192 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile dava dışı ... Çevre Peyzaj İnş. Kay. Dan. Tem. Gıda Oto Kir. Bil. Sos. Hizm. Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan Faktoring Sözleşmesi gereği, kullandırılan kredilere ilişkin sözleşme kapsamında dava dışı şirketin davalı ...Ş.-Gezende Hes İşletme Müdürlüğü'nden olan 3.323.760,00 TL bedelli fatura alacağını davacı şirkete temlik ettiğini ve alacağa ilişkin davalı şirketten 24.01.2017 tarihli teyit mektubu alındığını, temlik alınan alacağa ilişkin 1.919.679,75 TL borcun yapılan ihtara rağmen ödenmemesi üzerine alacağın fer'ileriyle birlikte tahsili amacıyla davalı aleyhine İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün 2018/45754 Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline, davalının icra inkâr tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile dava dışı şirket arasında yapılan iş kapsamında, dava dışı şirketin doğmamış alacaklarını temlikname kapsamında ve temlik teyidi alarak davacıya devredildiğini, daha sonra yine dava dışı şirket tarafından başka bir temlik sözleşmesi ile ... A.Ş.'ne devredildiğini, bu nedenle yüklenici firmanın iş sözleşmesinin feshedildiğini, temlik teyidinde alacak miktarının 24 ay vade ile davacı şirkete ödeneceğinin taahhüt edildiğini, temlik konusu alacağın doğmamış alacak olduğunu, dava dışı kredi kullandırılan şirketin borçtan sorumlu olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacı şirket ile alacaklı dava dışı şirket arasında 23.01.2017 tarihli kredi limitli faktoring sözleşmesi ve temlikname düzenlendiği, davalı ...Ş.-Gezende Hes İşletme Müdürlüğü'nden ticari ilişki kapsamında doğan 3.223.760,00 TL alacağın bildirim formunda 20.01.2017 tarihli fatura edilmiş alacak olduğu ve davacı şirkete temlik edildiği, temlik alınan alacağın, 24.01.2017 tarihli yazı ile teyit ve temlik edenle çıkabilecek uyuşmazlık halinde dahi ... Faktoring A.Ş.'ye ödeneceğinin taahhüt edildiği, bu kapsamda davalı şirket tarafından fatura edilen borcun bir kısmının davacıya ödendiği, temlik tarihinden sonra dava dışı şirketle olan hizmet alımı ticari ilişkisinin feshedilmesinin önceden doğmuş, fatura ve teyit edilmiş alacakları ortadan kaldırmayacağı ve temlik sözleşmesinin geçersizliği sonucunu doğurmayacağı, temlik alınan alacağın tevsik edilmiş ve doğmuş bir alacak olduğu, teyit yazısı içeriğine ve bu borcun ödeneceğine ilişkin taahhüt gereği davalı ve dava dışı şirket arasındaki ihtilafın eldeki faktoring alacağını hükümden düşürür niteliğinin bulunmadığı, davalının 24.01.2017 tarihli kayıtsız-şartsız borç ikrarı niteliğindeki yazılı belge ile bağlı olduğu, bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere takip tarihi itibariyle 1.919.679,75 TL asıl alacak, 5.127,91 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.924.807,66 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve likit alacağa ilişkin itiraz haksız olduğundan icra inkâr tazminatının tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, faktoring sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yürütülen ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 inci maddesi 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 05.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/652, K. 2024/8705, T. 05.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2024-652-e-2024-8705-k-83d51c21cde0