Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/14080 E. 2024/12248 K. – İş Kazasından
Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/14080
- Karar No
- 2024/12248
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1017 E., 2023/1892 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Uşak 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/351 E., 2022/248 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar ve davalılar Uşak ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar Uşak ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile ... vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar ve davalılar Uşak ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; sigortalının 26.04.2014 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek sigortalı için maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan davayı kabul etmediklerini, davacının 26.04.2014 tarihinde geçirdiği iş kazası sırasında işveren olarak tüm sorumlu Renk Tekstil San. ve Tic. Şirketi olup şirket ortaklarının bu davada taraf gösterilmesi yerinde olmadığını, şirket ortaklarının şirkete ait iş gördürme sırasında meydana gelen olaylardan ve borçlardan sorumlu olması mümkün olmadığını, müvekkil şirket özel hukuk tüzel kişisi olduğundan şirketin borçlarından dolayı ya da yaptığı hukuki işlerden dolayı şirket ortaklarının şahsi sorumluluğu olmadığından öncelikle müvekkiller ... ve ... açısından davanın husumetten reddine karar verilmesini, davalı şirketin iş yerinde iş kazasının olduğu 26.04.2014 tarihinde işveren mali mesuliyet sigortası ile işyeri ve iş yerindeki iş kazalarına karşı Güneş Sigorta A. Ş'ye sigorta yaptırıldığını, işçinin ağır kusurlu olduğunu, olay günü Çevre İl Müdürlüğünden bacanın kirlilik oranını ölçmek için iki görevli memur geldiğini, iş yerinde bulunan ...'ten kendilerine yardımcı olmak üzere işçi görevlendirilmesini istediklerini, ... bu memurların isteği üzerine iş yerinde bulunan davacı ... ve diğer işçi ...'in görevlendirildiğini, memurlar ve işçiler birlikte merdivenden bacanın olduğu yere çıktıklarını, kirlilik ölçümü için bacada açılması gereken deliği memurların istediği şekilde işçilerin açtığını, işçi ... ve görevli memurlar bacaya yakın yerdeki merdivenden inerken davacı hiç gitmemesi gereken yerlerde çatıda dolaştığını, ölçüm yapılan bacaya 15 metre indikleri merdivene ise 10 metre uzaklıkta olan plastik ışıklandırma-aydınlatma panelinin üzerine çıktığını ve panel kırıldığı için davacı işçinin aşağı düştüğünü, davacının tedavisine gereği gibi önem vermediğini, dikkat etmediği ve iş göremezlik oranının yükselmesine neden olduğunu davacı iş kazası geçirdikten sonra davalı işverenin her türlü tedavisinde yardımcı olduğunu ve tedavisi Afyon Kocatepe Üniversitesinde yapıldığı için en az 8 kez hastaneye gitme masraflarını karşıladıklarını, tedavisinin en iyi şekilde olması için çaba harcadıklarını, davacının iş kazasından kaynaklanan ciddi bir rahatsızlığı olmadığını, üstelik şeker hastası olması sebebi ile iş kazasından kaynaklanan özür durumunun daha yüksek de çıkabileceğini, davacı kendi iş kazasının olmasına neden olduğundan, çalışmasını engelleyecek bir işgücü kaybı olmadığından herhangi bir maddi kaybı da olmadığı bu nedenle maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesini, davacıya ödemesi yapılan maddi tazminat çıktığı takdirde davalı işveren tarafından yapılan 17.700,00 TL bedelin maddi tazminattan indirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, 1-Davalı ... yönünden açılan maddi tazminat davasının ve manevi tazminat davasının husumet yokluğu nedeni ile reddine, 2-Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 359.079,46 TL'nin iş kazası tarihi olan 26.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı ... Tekstil... Ltd Şirketi ve davalı ...'ten müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile takdiren 30.000,00 TL'nin iş kazası tarihi olan 26.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı ... Tekstil... Ltd Şirketi ve davalı ...'ten müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" şeklinde karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalılar Uşak ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında mübrez tek aktüer bilirkişi raporu olan 04.10.2022 tarihli raporun içeriğinde davacının 371.921,13-TL maddi zararı bulunduğunun açıkça tespit edildiği, Mahkemece maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilerek müvekkili lehine 359.079,46 TL maddi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunu, dosya kapsamında tanzim edilen kusura ilişkin bilirkişi raporları kapsamında davalı ...'ın dava konusu iş kazasının meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı yönünde tespitte bulunulmasının hatalı olduğunu, Mahkeme ilamında davalı ... yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesinin de hatalı olduğunu, dava konusu maddi ve manevi tazminat miktarlarının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerektiğini, kusura ilişkin bilirkişi raporları kapsamında davacı müvekkiline isnat edilen kusur oranını kesinlikle kabul etmediklerini, söz konusu kusur raporları esas alınarak tanzim edilen ve Mahkeme ilamına dayanak kılınan aktüer bilirkişi raporu kapsamında yapılan hesaplama ve hesaplamaya esas alınan veriler (maluliyet oranı, hesaplamaya esas gelir, asgari ücret oranı, agi ve sair) de kabulünde olmadığını, istinaf incelemesi kapsamında veya istinaf kararı sonrası Mahkeme dosyası kapsamında yeniden aktüer hesaplaması yapılması halinde maluliyet, kusur ve asgari ücrete ilişkin değişikliklere ilişkin tüm haklarının saklı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalılar ... Tekstil San. ve Tic. Ltd Şirketi ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece hükme esas alınan 04.10.2022 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda varsayımsal olarak davacının bakiye ömrünün TRH - 2010 tablosuna göre 31 yıl 2 ay 1 gün olarak 24.03.2046 tarihine dek yaşayacağı dikkate alınarak verildiğini, ancak davacı asilin 2023 yılında vefat etmiş olması nedeni ile bakiye yaşam süresi yönünden 2046 yılına kadar maddi tazminat hesaplanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, SGK Sağlık Kurulunun 15.01.2016 tarihli raporu uyarınca iş kazası tarihi olan 26.04.2014 tarihinden SGK Yüksek Sağlık Kurulunun 10.09.2018 tarihine kadar yani 26.04.2014-09.09.2018 tarihleri arasında %18 oranındaki iş göremezlik oranı üzerinden; SGK Yüksek Sağlık Kurulunun 10.09.2018 tarihli raporu uyarınca ATK 3 ncü İhtisas Kurulunun 19.07.2019 tarihine kadar yani 10.09.2018-18.07.2019 tarihleri arasında %27 oranındaki iş göremezlik oranı üzerinden; ATK 3. İhtisas Kurulunun 19.07.2019 tarihli raporu uyarınca ATK 2. Üst Kurulunun 04.06.2020 tarihine kadar yani 19.07.2019-03.06.2020 tarihleri arasında %18 oranındaki iş göremezlik oranı üzerinden; ATK 2. Üst Kurulunun 04.06.2020 tarihinden sonraki dönem için ise %28 oranındaki iş göremezlik oranın üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunda davacı asilin pasif devre dönemi zararının emekli olduğu tarih bilinmekte iken varsayımsal olarak dikkate alınmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı ...'ın 01.09.2015 tarihinden itibaren 2/6580659 tahsis numaralı dosyadan yaşlılık aylığı bağlandığını, somut dava dosyasında davacının 01.09.2015 tarihinde yaşlılık aylığı almaya başlayan davacının pasif devre başlangıcının 02.02.2031 olarak dikkate alınması yerinde olmadığı gibi; 01.09.2015 tarihinden başlatılması gereken pasif devre zarar hesaplamalarının da asgari geçim indirimi dahil edilmeden net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerekirken; 04.10.2022 tarihli bilirkişi raporunda 01.09.2015 ile 31.12.2021 tarihleri arasındaki hesaplamalara esas alınan asgari ücrete davacının evli olduğu dikkate alınarak asgari geçim indirimi ilave edilerek fazla hesaplama yapılması ve hatalı hesaplamaya göre Mahkemece karar verilmesinin usul ve kanuna açıkça aykırı olduğunu, davalı tarafından yapılan ödemelerin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 420. maddesi dikkate alınmaksızın hesaplamalardan mahsup edilmemesinin usul ve kanuna açıkça aykırı olduğunu, hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılardan ...'ın davalı şirketin ortaklarından birisi olduğu, şirket ortağı olan kişinin meydana gelen iş kazasından sadece şirket ortağı olduğu için kusurlu sayılamayacağı, diğer davalı ...'in de davalı şirketin ortağı olmakla birlikte aynı zamanda yöneticisi olduğu, davalı ...'e verilen kusur oranının yönetici olması nedeniyle kusurlu davranışlarından dolayı verildiği, bu haliyle ... yönünden davanın reddine karar verilmesinde dosya kapsamına aykırılık bulunmadığı, maddi tazminat yönünden Mahkemece yapılan hesaplamada SGK tarafından davacıya bağlanan peşin sermaye değerli gelir ile fiili ödeme miktarlarının kusur oranları dikkate alınarak mahsup işlemine tabi tutulduğu ve sonuçta 359.079,49 TL hüküm altına alındığı, karar tarihi itibariyle hüküm altına alınan miktarın dosya kapsamına uygun olduğu, Mahkemece hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının davacının iş göremezlik oranı, olay tarihindeki paranın satın alma gücü dikkate alınarak tespit edilmiş olduğu, hakkaniyete uygun bir miktar olduğu, maddi tazminat hesabında baz alınan %28'lik sürekli iş göremezlik oranının Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulunca tüm dosya kapsamı ve daha önce alınan raporlar değerlendirilerek tespit edildiği, Mahkemece karar verildikten fakat istinaf başvuru süresi dolmadan davacı ...'ın 23.02.2023 tarihinde öldüğü dikkate alındığında bu kez bilirkişi raporundaki varsayımsal hesaplara göre değerlendirme yapmanın mümkün olamayacağını, davacı ...'ın sürekli kısmi işgörmezlik zararına 01.01.2023 tarihi ile 23.02.2023 tarihi arasını kapsayan iskontolu işleyecek bilinmeyen aktif dönem gelirinin eklenmesi, sonraki dönem için yapılan hesaplamaların tazminattan dışlanması gerektiği, dosya içerisindeki hesap bilirkişi raporunda belirlenen aylık gelir miktarları ve hesaplamalar kullanılarak Dairece yapılan hesaplama sonucu davacı ...'ın 01.01.2023 -tarihinde başlayan yıl için iskontolu gelirinin yıllık 66.004,20 TL olduğu, bu hesaba göre günlük gelirin 201,68 TL olduğu, ölüm tarihine kadar geçen 54 günlük gelirin 10.890,72 TL olduğu, bu miktara iskontosuz işlemiş bilinen aktif dönem alacağı olan 211.080,81 TL'nin eklenmesi ile toplam sürekli işgörmezlik zararının 221.971,53 TL olduğu, sürekli işgörmezlik oranı ve davacıya ait kusur oranı indirildiğinde kalan zarar miktarının 111.097,89 TL olduğu, rücu edilecek peşin sermaye değeri indiriminin yapılması sonrası kalan miktarın 90.086,34 TL olduğu, bu miktardan da SGK tarafından yapılan fiili ödemenin kusur oranlarına göre belirlenen 13.918,07 TL'sinin düşülmesi sonrası netice olarak talep edilebilecek toplam maddi tazminat miktarının 76.168,27 TL olduğunun tespit edilmiş olduğu, davalılarca davacının tedavi sürecinde olduğu dönemde, davacının bir kısım giderlerinin kendilerince karşılandığı, davacının oğlu ...'ın banka hesabına ödeme yapıldığı, davacıya erzak yardımı yapıldığı, bu yardımlarının toplamlarının 17.700,00 TL olduğu, bu miktarın da maddi tazminattan mahsubu gerektiği istinaf nedeni yapılmış ise de yapılan bu yardımların maddi ve manevi tazminattan mahsup edilmek üzere yapıldığına dair bir delil bulunmadığı, iş kazası sonrası mağdura ve mağdur yakınlarına yapılan bu tür ödeme ve yardımların hatır yardımı niteliğinde olduğu Yargıtay tarafından da kabul edildiğinden bu ödemelerin mahsup edilmemesinde dosya kapsamına aykırılık görülmediği gerekçesiyle; 1-Davacılar vekilinin, istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Davalılar vekilinin, istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilip yeniden esas hakkında karar verilmek üzere HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince ortadan kaldırılmasına, B-Davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile 1-Davalı ... yönünden açılan maddi tazminat davasının ve manevi tazminat davasının husumet yokluğu nedeni ile ayrı ayrı reddine, 2-a)Davacıların maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 76.168,27 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 26.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı ... Tekstil San. ve Tic. Ltd Şirketi ve davalı ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, b)Davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile takdiren 30.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 26.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı ... Tekstil San. ve Tic. Ltd Şirketi ve davalı ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalılar Uşak ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplere ek olarak Bölge Adliye Mahkemesince hesaplanan toplam tazminattan iki defa SGK ödemesi mahsup edildiğini, 04.10.2022 tarihli aktüer bilirkişi raporunda hesaplanmış bulunan 1.147,11-TL geçici iş göremezlik ödemesinin hesaplamaya dahil edilmediğini, 2023 yılı asgari ücret verileri ile yeniden hesaplanma yapılmasını gerektiğini belirterek kararının bozulması gerektiğini belirtmiştir. 2.Davalılar ... Tekstil San. Ve Tic. Ltd Şirketi ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebepler ile kararının bozulması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 417. maddesi, 5510 sayılı Kanunun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'un 4. maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Manevi Tazminata Yönelik Temyiz İtirazlarının İncelenmesinde; 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanunun 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 2.6100 sayılı HMK nın 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır. 3.Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. 2. Maddi Tazminata Yönelik Temyiz İtirazlarının İncelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davacı ve davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile anılan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Davacılar vekilinin reddedilen manevi tazminata, davalılar vekillerinin hükmedilen maddi ve manevi tazminata yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, 2.Davacılar vekilinin reddedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililere yükletilmesine, 3.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.