Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/11738 E. 2023/11693 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/11738
- Karar No
- 2023/11693
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/45 E., 2023/275 K. HÜKÜM/KARAR : Ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen ... oda kaydının usulsüz olduğu gerekçesi ile iptal edilen Tarım Bağ-Kur hizmetlerinin geçerli sayılarak emeklilik başvuru tarihini takip eden ay itibariyle emeklilik talebinin geçerli sayılması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkeme tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
Direnme kararının davalı Kurum vekili temyiz edilmesi üzerine Dairece, direnme kararının Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesi ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun14.06.2022 tarih 2021/10-460 Esas, 2022/903 Karar sayılı kararı ile "...ilk derece mahkemesince bozma kararından sonra bozmada belirtilen hususlarda araştırma yapılarak dosya arasına alınan müzekkere cevapları kapsamında yapılan değerlendirme sonrasında yeni bir karar verildiği, bu durumda ortada Hukuk Genel Kurulu tarafından incelenmesi gereken direnme kararı değil, bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni hüküm bulunduğu, hâl böyle olunca da yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının Özel Dairece incelenmesi gerektiği" belirtilerek dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından Dairemize gönderildiği, gönderme kararı üzerine yapılan incelemede İlk Derece Mahkemesi kararın bozulmasına dair verilen karar üzerine ilk derece mahkemesi tarafından bozmaya uyularak davanın reddine dair verilen kararın muris davacının bir kısım mirasçıları tarafından temyiz edilmesi üzerine Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, 01/05/1994 tarihi itibari ile 2007/44 sayılı genelge, tevkifat kesintisi ve 2926 sayılı Kanun'a göre tarımsal faaliyet raporu belgesine göre tescilini gerçekleştirildiğini, ... Odası kaydı geçerli kabul edilerek tüm hizmetleri için prim borçlarının Kurum tarafından çıkartıldığını, müvekkilinin de tüm hizmet sürelerine ait borçlarını ödediğini ve emeklilik talebini verdiğini, ... Odası kaydının tasdiksiz olması gerekçe gösterilerek müvekkilinin talebinin reddedildiğini, ... Odası kaydının noter onaysız olmasının müvekkile atfedilecek bir kusur olmadığını beyanla iptal edilen Tarım Bağ-Kur hizmetlerinin geçerli sayılarak emeklilik başvuru tarihini takip eden ay itibariyle emeklilik talebinin geçerli sayılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; tevkifat kesintisine binaen geriye dönük yapılan tescillerden, tevkifatın yapıldığı tarihte ... odası kaydı bulnmayan, daha sonra geriye dönük tesis edilen kayıtların geçerli olmadığını, bu nedenle hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 22.02.2018 tarihli ve 2016/343 Esas 2018/72 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne, davacının Tekkeköy ... Odasındaki kaydının usülsüzlüğüne dayalı olarak iptal edilen Tarım Bağ-Kur süresinin geçerli olduğunun tespitine, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline, davacının 25.05.2016 tarihli tahsis talebini takip eden ay başı olan 01/06/2016 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 29.04.2019 tarihli ve 2018/2588 Esas, 2019/861 Karar sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından 6100 sayılı HMK'nın madde 353/1-b.1 hükmü gereğince davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 02.07.2020 tarihli 2019/5555 Esas 2020/4302 Karar sayılı ilamı ile "...Mahkemece, tevkifat Kesintisinin bulunmadığı 1995,1996 ila 2003 ve sonrası yıllar yönünden kabul kararı eksik araştırmaya dayalı olup, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde faaliyet araştırması yapılarak sonucuna göre karar verilmelidir." gerekçesi ile karar bozulmuştur.
B.İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararı İlk Derece Mahkemesinin 28.10.2020 tarihli ve 2020/245 Esas, 2020/512 Karar sayılı kararıyla; "Mahkemenin ilk kararında direnilmesine, davanın kabulüne, davacının Tekkeköy ... Odasındaki kaydının usülsüzlüğüne dayalı olarak iptal edilen Tarım Bağkur süresinin geçerli olduğunun tespitine, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline, davacının 25.05.2016 tarihli tahsis talebini takip eden ay başı olan 01.06.2016 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine," karar verilmiştir.
C.Yargıtay Hukuk Genel Kurul Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemiz 07.04.2021 tarihli 2021/1853 Esas, 2021/4844 Karar sayılı kararı ile "direnme Dairemizce yerinde görülmediğinden ve bu durumda kararın inceleme yeri Yargıtay Hukuk Genel Kurulu olduğundan dava dosyasının Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna sunulmak üzere Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmesine" karar verilmiştir.
3.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.06.2022 tarihli 2021/10-460 Esas, 2022/903 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince bozma kararından sonra bozmada belirtilen hususlarda araştırma yapılarak dosya arasına alınan müzekkere cevapları kapsamında yapılan değerlendirme sonrasında yeni bir karar verildiği, bu durumda ortada Hukuk Genel Kurulu tarafından incelenmesi gereken direnme kararı değil, bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni hüküm bulunduğu, hâl böyle olunca da yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının Özel Dairece incelenmesi gerektiğine dair karar verilmiştir.
D.Yargıtay Hukuk Genel Kurul kararı sonrası Bozma Kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurul kararı ile davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi için Dairemize gelen dosyada, Dairemizin 05.10.2022 tarihli 2022/10166 Esas, 2022/11856 Karar sayılı ilamı ile "Mahkemenin 01.05.1994-31.12.2002 tarihleri arası Tarım Bağ-Kur sigortalı tespitine ilişkin kabul hükmü yerindedir.
Ancak 01.03.2003-03.03.2006 ve 01.10.2008-25.01.2014 arası hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Mahkemece yapılması gereken iş uyuşmazlığa konu 01.01.2003-03.03.2006 ve 01.10.2008- 25.01.2014 tarihleri arası dönem yönünden tarımsal faaliyetin varlığı ve sürekliliği araştırılmalı, bu kapsamda özellikle davacının 2003- 2006 ve 2008- 2014 arası dönemde ürün, fındık v.s teslimatı yapıp yapmadığı, teslim edilen ürünlerden tevkifat olup olmadığı araştırılarak elde edilecek sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir." gerekçesi ile karar bozulmuştur.
E. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 2003-2006 ve 2008-2014 arası dönemde ürün, fındık v.s teslimatı yapıp yapmadığı, teslim edilen ürünlerden tevkifat olup olmadığının araştırıldığını, 2003-2006 ve 2008-2014 arası dönemde davacının yalnızca yapılandırma ödemesi yaptığının ve 2008 yılına ait 76,35 TL tevkifat kesintisi olduğunun anlaşıldığını, davacının anılan dönem için başkaca kayıt ve tescil, ya da tescil yerine geçen iradi prim ödemesi veya prim tevkifatı bulunmadığını, bu dönemde davacının yalnızca yapılandırma ödemesi ve 2008 yılına ait 76,35 tl kesintisinin mevcut olduğunu ve bu kesinitilerin de davacının emekliliği için yeterli olmadığının anlaşıldığını, tarımsal faaliyetin bulunmadığı belirlenen dönem yönünden yalnızca yapılandırma ile sigortalılığa hak kazanmanın mümkün olmadığının anlaşıldığını, 2008 yılına ait kesintinin ise Kurum tarafından da kabul edildiğinin anlaşıldığını, SGK kayıtlarından yapılandırma süresi dışlandığında; davacının 2926 sayılı kanun kapsamında 1740 prim gününün bulunduğu, 4/a kapsamında ise 757 prim gününün bulunduğu anlaşılmıştır. Davacının sonuç 2497 pirim gününün bulunduğun anlaşıldığını, (1740+757=2497 ) davacının yeterli 5400 prim gün sayısını doldurmadığı anlaşıldığından tahsise hak kazanamadığı anlaşıldığından davanın reddine dair karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde muris davacının bir kısım mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Temyiz eden vekili; ... Odası kaydının noter onaysız olmasının sorumluluğunun davacıya yüklenemeyeceğini, buna dayalı hizmetlerinin iptalinin hukuka aykırı olduğunu, yapılan araştırma ile davacının tarımsal işle iştigal ettiğinin sabit olduğunu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve hukuki nitelendirme Uyuşmazlık, ... Oda kaydının usulsüz olduğu gerekçesi ile iptal edilen Tarım Bağ-Kur hizmetlerinin geçerli sayılarak emeklilik başvuru tarihini takip eden ay itibariyle emeklilik talebinin geçerli sayılması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 7 nci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanunun 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleri.
2-Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 tarihli, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı).
3-Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 ..., 1974, sayfa 395 vd.)
4-Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
3. Değerlendirme Mahkemece Dairemizin 05.10.2022 tarihli bozma ilamın uyulmasına karar verilmiş ise de bozma gereği yerine getirilmemiştir.
Bozma ilamında açıkça belirtildiği üzere "Mahkemenin 01/05/1994-31/12/2002 tarihleri arası Tarım BağKur sigortalı tespitine ilişkin kabül hükmü yerindedir" denilmesine rağmen davanın tümden reddi yerinde değildir.
Ayrıca tevkifatlar dikkate alınarak, 2008/10. Ayda yapılan tevkifat kesintisine göre 01.11.2008-31.12.2008 arası dönem için kabul kararı verilmeli, 01.01.2009 sonrası dönem açısından ise önceki bozma ilamları doğrultusunda yapılacak inceleme ve araştırma sonucuna göre bir karar verilmelidir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, gönderilmesine,
Temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.