Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/11653 E. 2023/11624 K. – Kurum İşlemin
Konu: Kurum İşleminin İptali Ve Tespit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/11653
- Karar No
- 2023/11624
- Karar Tarihi
- Konu
- Kurum İşleminin İptali Ve Tespit
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/316 E., 2023/361 K. KARAR : Ret
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ve tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 01.12.2014 tarih ve 2014/9185 E. 2014/25291 K. sayılı kararıyla bozulmuş, bozmaya direnen Mahkeme kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 01.04.2021 tarih ve E. 2016/10-1506, K.2021/401 sayılı kararıyla direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı Kurumdan 01.04.2009 tarihinde emekli olduğunu, davalı Kurumun müfettiş raporuna dayanarak 540 günlük sigortalı hizmetinin iptal edildiğini, yaşlılık aylığı ödemesini kesildiğini, sağlık hizmetlerinden yararlanmasının engellendiğini, ödenen emekli maaşlarının geri ödenmesini istemiş olup davacının emekli aylığının iptaline ilişkin kararın iptali ile 01.04.2009 tarihi itibariyle emekli maaşına hak kazandığının tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı Kurum vekili savunmasında açılan davanın yerinde olmadığını reddini savunmuştur.
III.MAHKEME KARARI Mahkemenin 06.03.2014 tarihli ve 2012/150 Esas, 2014/76 Karar sayılı kararı ile "Dosya içerisindeki tüm belge, bilgi ve beyanlar birlikte değerlendirildiğinde davacının davalı Kurumda 01.04.2009 tarihinde emekli olduğu, 18.02.2005 tarih 2005/29 sayılı, 23.01.2009 tarih ve 01. sayılı sigorta müfettişi raporuyla davacının ... işyerindeki 21.02.2003-05.06.2003 tarihli çalışmalarının fiili ve gerçek çalışma olmaması sebebiyle iptal edildiği, bu olay sebebiyle davacı ve ilgililerin Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/41 esas sayılı dosyasıyla yargılandığı zaman aşımı nedeniyle ceza davasının düşürüldüğü dosyada mevcut iş müfettişi raporunun resmi belgelere dayalı somut tespitler içerdiği ve yazılı belge hükmünde olduğu, davacı tarafın aynı mahiyette belge ile bu tespitlerin aksini ispatlayamadığı gibi dosyada bir süreti bulunan Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesi dosyası içeriğine göre ... işyerinin gerçek bir işyeri olmadığı, işveren vekili gibi hareket eden davacının dahi çalışanları isim olarak bilmediği bu işyerinde gerçek bir çalışma yapıldığına dair delil olmadığı, işveren vekili gibi hareket eden davacının 70 metrekarelik işyerinin imam nikahlı eşine ait olduğunu beyan ettiği, görülmekle kurum tespiti ve işleminin aksinin usulünce kanıtlanamadığı" gerekçelerine dayalı olarak davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairenin 01.12.2014 tarihli ve 2014/9185 Esas ve 2014/25291 Karar sayılı kararında; "Mahkemece, bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu gözetilerek, bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurularak, yöntemince inceleme ve araştırma yapılmalı, dava konusu dönemde dava dışı işverenin Kurum nezdindeki tüm dönem bordroları celp edilerek, Kurumca sigortalılığı iptal edilmeyen ve dava konusu dönemde davacı ile birlikte çalışan ve işverenin bordrolarında kayıtlı kişiler ile aynı yörede komşu işverenler veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler titizlikle araştırılarak belirlenmeli, işyeri sicil dosyası getirtilerek, işverenin Kuruma işi bırakma yönünde dilekçe verip vermediği tespit edilmeli, işverenin vergi kayıtları ve muhtasar beyannameleri celp edilerek ihtilaf konusu dönemde sigortalı işçi çalıştırmaya yönelik faaliyetinin varlığı ve dava dışı işverenin ihtilaf konusu dönemde cezaevine girip girmediği belirlenmeli, bu çerçevede tanıkların bilgi ve görgülerine başvurulmalı, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde; iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak eylemli çalışma olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği tüm açıklığıyla belirlenerek, uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuca göre karar verilmelidir." hususlarına işaret edilmiştir.
3.Mahkemenin 16.02.2016 tarihli ve 2015/644 E., 2016/35 K. sayılı kararı ile "Dosya içerisindeki tüm belge, bilgi ve beyanlar birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalı Kurumda 01.04.2009 tarihinde emekli olduğu, 18.02.2005 tarih 2005/29 sayılı, 23.01.2009 tarih ve 01. sayılı sigorta müfettişi raporuyla davacının ... işyerindeki 21.02.2003-05.06.2003 tarihli çalışmalarının fiili ve gerçek çalışma olmaması sebebiyle iptal edildiği, bu olay sebebiyle davacı ve ilgililerin Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/41 Esas sayılı dosyasıyla yargılandığı zaman aşımı nedeniyle ceza davasının düşürüldüğü dosyada mevcut iş müfettişi raporunun resmi belgelere dayalı somut tespitler içerdiği ve yazılı belge hükmünde olduğu, davacı tarafın aynı mahiyette belge ile bu tespitlerin aksini ispatlayamadığı gibi dosyada bir sureti bulunan Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesi dosyası içeriğine göre ... işyerinin gerçek bir işyeri olmadığı, işveren vekili gibi hareket eden davacının dahi çalışanları isim olarak bilmediği bu işyerinde gerçek bir çalışma yapıldığına dair delil olmadığı, işveren vekili gibi hareket eden davacının 70 metrekarelik işyerinin imam nikahlı eşine ait olduğunu beyan ettiği, görülmekle kurum tespiti ve işleminin aksinin usulünce kanıtlanamadığı" gerekçelerine dayalı olarak "1-Yargıtay 10.Hukuk Dairesinin 01.12.2014 tarih 2014/9185 Esas 2014/25291 Karar sayılı bozma ilamına mahkememizin 06.03.2014 tarihli kararıyla direnilmesine,
2-Davacının davasının reddine" karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.04.2021 tarih 2016/10-1506 Esas, 2021/401 Karar sayılı ilamı ile "... somut olaya ilişkin maddi ve hukuki olgular bir arada değerlendirildiğinde; davanın kamu düzeni ile ilgili olduğu, bu kapsamda hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık durumlarının önlenerek temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının sağlanması bakımından davanın özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği gözetilerek dava dışı ... isimli işverenin Kurum nezdindeki dönem bordroları getirtilerek bordrolarda isimleri yazılı olup sigortalılığı iptal edilmemiş ve davacı ile birlikte çalışmış kişilerin tanık olarak beyanları alınmalıdır. Yine komşu işverenler ile benzeri işleri yapan işverenler tespit edilmeli ve bu işverenler ile bunların bordrolarında kayıtlı çalışanların tanık olarak bilgilerine başvurulmalıdır. Ayrıca işyerinin Kurumdaki sicil dosyası getirtilmeli, işverenin işi bırakma yönünde dilekçe verip vermediği belirlenmeli; vergi kayıtları ile muhtasar beyannameleri celbedilerek uyuşmazlık konusu dönemde işçi çalıştırmayı gerektirir bir faaliyetinin olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Bunlardan başka işverenin cezaevine girip girmediği de araştırılmalıdır. Böylece toplanan deliller değerlendirilerek işyerinin kapsamı, kapasitesi ile niteliği de dikkate alınarak davacının anılan dönemde eylemli ve gerçek bir çalışması olup olmadığı tespit edilmelidir. Hâl böyle olunca Özel Dairenin bu hususları kapsayan bozma kararı yerindedir.
Ne var ki, davacının sahte olduğu gerekçesiyle iptal edilen çalışmaları ... sicil numaralı ...'na ait "... Sandık Odası" unvanlı işyerine ilişkin olmasına rağmen mahkemece dava konusu olmayan ve bu işyerine bitişik konumdaki ...'a ait 11040961 sicil numaralı işyeri ile ilgili deliller toplanarak buna ilişkin Ağır Ceza Mahkemesindeki dava sonucu beklenip bu kapsamda değerlendirmeler yapılarak karar verildiği hususu ile ihtilaflı çalışmalara ilişkin ceza dava dosyasının getirtilerek göz önünde tutulması gerektiği hususu da bozma kararına ilave edilmelidir." gerekçesiyle direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Toplanan tüm deliller, dinlenen tanık anlatımları, davalı Kurum tarafından düzenlenen Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı İnceleme Raporu'ndaki delil ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi, SGK'dan gelen müzekkereye göre dava konusu dönemde ... Sandık Odası adlı iş yerinde sigortalı gözüken herkesin kaydının silinmiş olması neticesinde; davacının sigortalılığının sahte bildirim yapılması sebebiyle kurum tarafından iptal edildiği, davacının sigorta bildirimlerini yapan ... Sandık Odası adlı iş yerinden yapılan bildirimlerin sahte olduğu, iş yerinden yapılan bildirim dönemlerinde davacının fiilen çalışmadığı, bu hususun Kurum Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı Müfettişi tarafından düzenlenen inceleme raporu ile tespit edildiği, davacının sigorta bildirimlerinin iptali yoluna gidildiği ve davacının çalışma olgusunu kanıtlayamadığı ve re'sen yapılan araştırma neticesinde de işyeri sahibi Seyit Mehmet Yağcıoğlu'nun 02.10.2001-30.03.2008 tarihleri arasında ceza evinde olduğu, davacının müfettişlikte verdiği ifadesinde maaşını iş yerindeki sekreterden aldığını beyan ettiği, mahkememizde tanık olarak dinlenen ... iş yerinde sekreter olduğunu beyan ettiği, müfettişlikçe alınan ifadesinde de maaşının Zafer isimli şahıstan aldığını beyan ettiği, iş yerindeki tüm çalışanların sigortalılığının iptal edilmiş olması hususu da nazara alındığında davacının fiilen çalışmasının bulunmadığı" gerekçelerine dayalı olarak davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; kısa temyiz dilekçesi ile kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının yaşlılık aylığının iptaline yönelik Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.