Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/11400 E. 2023/12006 K. – İş Kazasından
Konu: İş Kazasından Maddi Ve Manevi Tazminat İstemi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/11400
- Karar No
- 2023/12006
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasından Maddi Ve Manevi Tazminat İstemi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1575 E., 2022/167 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay İş Mahkemesi SAYISI : 2013/565 E., 2020/595 K. Taraflar arasındaki iş kazasından maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı ...Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle, noksan tespit edilen hususların ikmali için dosya mahalline geri çevrilmiş, noksanlar ikmal edilerek dosya dairemize gönderilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, 2010 yılında davalılar adına yurtdışına gaz (karbondioksit) taşımacılığı yaparken, 22.7.2012 tarihinde Suriye Tartus Limanında tankerde bulunan karbondioksit gazının sıkışması sonucu meydana gelen patlamada yaralandığını, müvekkilin yaralanması nedeni ile sürekli iş göremezliğe uğradığı, ayrıca büyük elem ve ızdırap çektiğini, işverenler tarafından işten çıkartıldığını, söz konusu kazada davalı işverenlerin kusur ve ihmallerinin bulunduğunu beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000 TL maddi tazminat ile 50.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 31.03.2015 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini açıklamış olup 100,00 TL tedavi gideri, 400,00 TL geçici iş göremezlik gideri, 9.500,00 TL kalıcı iş göremezlik gideri talep ettiğini belirtmiş, 28.07.2020 tarihli dilekçesi ile 10.000 TL geçici ödemenin hükümde tahsilde tekerrür olmamak üzere gözetilmesini, tedavi gideri istemini 39.745,67 TL'ye, geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik istemini 566.150,88 TL'ye artırırken faiz alacağ olarak kaza tarihi olan 22.07.2012 tarihinden ıslah tarihi olan 28.07.2020 tarihine kadar işlemiş 430.220,97 TL alacağı bulunduğunu, manevi tazminat istemi olarak 50.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 22.07.2012 tarihinden ıslah tarihi olan 28.07.2020 tarihine kadar işlemiş olan 36.098,63 TL alacağının bulunduğunu beyan etmiş ve talep artırımından kaynaklı harcını yatırmıştır. II. CEVAP 1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özet ile davacının müvekkilinin çalışanı olmadığı gibi asıl işverenliğin söz konusu olmadığını, müvekkiline karşı açılan davanın husumetten reddinin gerektiğini, müvekkil şirketin iş sağlığı ve güvenliği açısından her türlü önlemi aldığını, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazayla müvekkili sigorta şirketinin hiçbir bağlantısının olmadığını ve davacı tarafın iddialarını kabul etmediklerini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. 3.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; patlamanın meydana geldiği Suriye Devleti ülke sınırları içerisinde müvekkili sigorta şirketinin herhangi bir teminat dolayısıyla sorumluluğunun bulunmadığını, söz konusu kazada müvekkili şirketin hiçbir kusur veya ihmalinin olmadığını ve davacı tarafın iddialarını kabul etmediklerini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. 4.Davalı ... Taşımacılık Briket San. Kant. İşl. ve İth. İhr. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin iş kazasından sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin temin ettiği çekici araçta herhangi bir eksiklik bulunmadığını, kazanın olduğu anda aynı nitelikli yükü taşıyan on adede yakın tankerin şoförlerinin artan basınca müdahale ederek boşalttığını, kazaya neden olan ve davacının zilyetliğinde bulunan tankerde ise gaz basıncının eğitime uygun surette düşürülmediğini, asli kusurlu olanın davacı olduğunu, davacının tüm hastane masrafları ve tedavi giderlerinin müvekkili firma ve sigortasınca karşılandığını, maddi zarar kalemlerinden olan mahrum kalınan gelir kaleminin de mevcut olmadığını, kaza tarihinden itibaren davacının almakta olduğu asgari ücret tutarlarının çeşitli isimler adı altında davacıya elden makbuz karşılığı veya banka hesabına yatırılarak ödendiğini, davacının kazadan sonra işten çıkarılmadığını, sigortalılık halinin devam ettiğini, manevi tazminatta kusursuz sorumluluk hali olmadığını, muhatap her kim olursa olsun kusur gerektirdiğini, yerel mahkemenin serbestçe takdir edeceği bir miktar olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; İlk Derece Mahkemesi tarafından; "A- Maddi tazminat yönünden 1-Davalılar ... Sigorta A.Ş. ve .... yönünden açılan davanın reddine, 2-605.896,67 TL maddi tazminatın 27.08.2020 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Taşımacılık Briket San. Kant. İşl. Ve İth. İhr. Şti. ve ... Gaz A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tedavi giderine ilişkin olan bakiye talebin reddine, 3-Mahkememizin 09.12.2014 tarihli celsenin 3 nolu ara kararı uyarınca davalılar ... Taşımacılık Briket San. Kant. İşl. ve İth. İhr. Şti. ve ... Gaz A.Ş. tarafından davacı ...’e ödenmiş olan 10.000,00 TL geçici ödemenin hükmedilen bedelden mahsubuna, 4-22.07.2012 Kaza tarihinden 27.08.2020 ıslah tarihine kadar, maddi tazminata işlemiş olan 430.220,97 TL yasal faizin, davalılar ... Taşımacılık Briket San. Kant. İşl. ve İth. İhr. Şti. ve ... Gaz A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, B-Manevi tazminat yönünden davanın kabulü ile 1-50.000,00 TL manevi tazminatın 27.08.2020 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Taşımacılık Briket San. Kant. İşl. ve İth. İhr. Şti. ve ... Gaz A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-22.07.2012 kaza tarihinden 27.08.2020 ıslah tarihine kadar manevi tazminata işlemiş olan 36.098,63 TL yasal faizin, davalılar ... Taşımacılık Briket San. Kant. İşl. ve İth. İhr. Şti. ve ... Gaz A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir. Mahkemenin 28.12.2020 tarihli tashih şerhiyle "27.10.2020 tarihinde verilen kısa kararının A bendinin 2 ve 4 nolu maddeleri ile B bendinin 1 ve 2 nolu maddelerinde ıslah tarihinin sehven 27.08.2020 olarak yazıldığı görülmekle ... resen tashih yoluna başvurulmuş olup kısa kararda yer alan A bendinin 2 ve 4 nolu maddeleri ile B bendinin 1 ve 2 nolu maddelerinda anılan tarihin 28.07.2020 olarak düzeltildiği ve taraflara tebliğ edildiği anlaşılmıştır. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının iş akdinin tesis edildiği günden sonlandırıldığı güne kadar diğer davalı ... Taş. Briket San. İşl. ve İth. İhr. Ltd. Şti. bünyesinde çalışmış olduğunu, müvekkili şirket ile davacı arasında İş Hukuku kapsamında istihdam ilişkisinin bulunmadığını, sair amaçlı herhangi bir akdi ilişkinin tespit edilmediğini, müvekkili şirketin gaz imalatı ve satışı işi ile ilgilendiğini, diğer davalı şirketten gaz dağıtımı konusunda hizmet aldığını, diğer davalı ile müvekkili şirket arasında akdedilen "Sıvı Gaz Taşımacılık Sözleşmesi" incelendiğinde diğer davalı şirketin çalışanları ile her türlü hukuki uyuşmazlıkta ve ödemeler konusunda tek muhatap olduğunun izahtan vareste olduğunu, taşıma hizmetlerinin müvekkili şirketin doğrudan veya dolaylı şekilde faaliyet konusunu teşkil etmediğini, faaliyet konusu veya buna yardımcı herhangi bir işle bağlantılı olmayan taşıma konusunda başkaca kişilerden hizmet alınmasının hukuka aykırı bir husus barındırmadığını, hizmet alan ile işçi arasında asıl işverenlik kurumunun mevcut olmadığını, bu kapsamda iki bağımsız işverenin varlığını kabul etmek usul ve hukuk kuralları gereği olduğunu, davacının işgücü kaybı bulunduğunun kabulü halinde dahi müvekkili şirketin işbu hususa ilişkin hukuki sorumluluğu bulunmadığını, dolayısıyla davanın müvekkili şirkete yöneltilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın müvekkili şirket yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, yerel mahkeme tarafından hatalı bir gerekçe ile davanın kabulüne karar verildiğini, bir an için müvekkili şirketin asıl işveren olduğu düşünülse dahi dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacının son derece dikkatsiz ve tedbirsiz hareket etmiş olması sebebiyle ve kendi kusuru neticesinde meydana geldiğinin aşikar olduğunu, davacıya tank ve içeriğindeki gaz ile ilgili gerekli tüm uyarı ve bilgilendirmelerin yapılmış olmasına rağmen, başta "ADR kuralları" olmak üzere hiçbir kurala uymayarak, kazanın oluşmasında asli kusurlu olduğunu ve izahtan vareste olduğunu, tankın tümüyle davacının kontrolünde olduğu ve kaza esnasında müvekkili şirketin tanka bir müdahalede bulunamayacağı gözetilmeksizin, davacının tüm bu kusurlu davranışlarına karşın kusursuz bulunması taraflarınca kabul edilebilir olmadığını, nitekim Yerel Mahkeme dosya içeriğinde ayrıntılı olarak belirttiğimiz üzere, davacı kendisine verilen eğitimler doğrultusunda, tankta meydana gelen basınç artışına müdahale edebilecek ve manuel olarak basıncı düşürebilecek durumda iken, bu hususları göz ardı ederek temkinsiz ve kusurlu hareket ettiğini, iş bu hususlar dosyada mevcut 23.07.2012 tarihli tutanak içeriği ile sabit olduğunu, tutanakta; kazanın, havanın aşırı derecede sıcak olması ve davacının tankerdeki gaz basıncını düşürmemesi nedeniyle meydana geldiğini, Yerel Mahkemenin gerekçeli kararında davaya konu kazanın basınç gösterge saatindeki arızadan kaynaklandığı iddia edilmiş olsa da bu hususta somut olarak hiçbir tespit bulunmadığını, Yerel Mahkemece hükme esas alınmış raporlarda, bilirkişilerin yalnızca davacının beyanlarına dayanarak rapor tanzim ettiklerini, tüm bu hususlar neticesinde yerel mahkeme gerekçeli kararında davacıya kazanın oluşumunda kusur atfedilmemiş olmasının hakkaniyetle ve objektif verilerle bağdaşmadığını, dosya kapsamında birden çok rapor tanzim edilmiş olsa da yerel mahkemece alınan raporlar arasında bariz çelişkiler bulunduğunu, davacının sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik oranlarının 2013 yılında %51, 2015 yılında %48,20, 2016 yılında %54, 2019 yılında ise %48,20 tespit edilmesi de bu beyanlarını ispatlar nitelikte olduğunu, müvekkili şirket yönünden yerel mahkemece verilen davanın kabulüne dair hatalı ve eksik kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "(...)Somut dosyada; Mahkemece heyet raporu uyarınca davacının kusursuz olduğu, davalı ... ve davalı ... şirketi arasında asıl-alt işveren ilişkisinin bulunduğu gözetilerek karar verildiği görülmüştür. Davalı ...Ş husumet itirazında bulunmuş ise de, davalı ... şirketinin endüstriyel, özel ve tıbbi gazların üretimi, depolanması, pazarlanması ve iç ve dış ticareti ve bunlarla ilgili konularda endüstriyel ve ticari faaliyetlerde bulunduğu, davalı ... Ltd. Şti.'nin ise ... gaza ait emtianın sevkiyatı işini üstlendiği ve davacının davalı ... Taşımacılık Briket Sanayi Kantin İşl. İth. İhr. Ltd. Şti'nin işçisi olarak çalıştığı esnada kazanın meydana geldiği anlaşılmıştır. Davalı ... şirketinin davalı ... şirketin taşıma ve dağıtım işlerini yaptığı, yapılan işin yardımcı iş niteliğinde olması karşısında 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6 ncı maddesine göre davalı ...Ş.'nin asıl işveren olduğu sonucuna varılmakla davalı ... Şirketinin husumet itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacı ...'in davalı şirkete ait 31 R 2067 plaka sayılı TIR ile ... plaka sayılı dorseyi kullanmakta olduğu, tankerin içinde sıvılaştırılmış karbondioksit gazının bulunduğu, 15.07.2012 tarihinde Mersin Taşucu'ndan gemi ile Suriye-Tartus'a sevk edilen aracın Suriye'deki çatışma ortamından dolayı Suriye Tartus limanında 4 - 5 gün bekletildiği, tankın beklediği yerin açık bir alan olduğu ve sıcaklık nedeniyle 22.07.2012 tarihinde tankerde bulunan karbondioksit gazının sıkışması sonucu patlama meydana geldiği, patlamada davacı işçinin de aralarında bulunduğu birden fazla şoförün yaralandığı ve dava dışı başka araç şoförünün vefat ettiği anlaşılmıştır. SGK Denetmeni tarafından düzenlenen 09.04.2013 tarih ve 36 sayılı raporda; olayın 5510 sayılı Kanun'un 13/1 inci maddesi gereğince bir iş kazası olduğu, kazanın meydana gelmesinde; emniyet vanasının arızasını gidermeyen işveren ... şirketinin % 50, emniyet vanasının arızalı olup olmadığını kontrol etmeyen ve dolayısıyla dikkatsiz ve tedbirsiz davranan kazalı ...'in % 50 oranında kusurlu oldukları belirtilmiştir. Mahkemece alınan 18.02.2016 havale tarihli bilirkişiler ... , ... , ..., ... , ... den oluşan beşli bilirkişi heyet raporunda, davacı ...'in % 10 oranında kusurlu olduğu, davalı ...Ş.'nin % 50 oranında kusurlu olduğu, davalı ... şirketinin %40 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Yine aynı heyet tarafından verilen 19.07.2016 tarihli ek bilirkişi raporunda; kazazede ...'in kusursuz olduğu; ... Gaz A.Ş.'nin % 50 oranında, davalı ... Ltd. Şti'nin % 50 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. İtirazlar üzerine alınan 22.03.2017 havale tarihli, bilirkişiler ... , ... , ... , ... , ... oluşan beşli heyet raporunda; davalı ...Ş.'nin %50 oranında, davalı ... Ltd.Şti'nin %50 oranında kusurlu olduğu, tankı üreten firmaya ve davacıya kusur atfedilemeyeceğinin belirtildiği görülmüştür. Mahkemece davalı ...Ş.'nin %50 oranında, davalı ... Ltd.Şti'nin %50 oranında kusurlu olduğu, davacının kusursuz olduğu kabul edilerek karar verildiği görülmüştür. Olayın gerçekleştiği yerde tutulan ve tercümesi yapılarak dosyaya alınan Olay zabıt varakasında: Tartus liman alanı içerisinde gümrük işlemleri yapılırken bekleyen tankerin patlaması sonucunda tankerin üzerinde delik biçiminde pencerelerin açıldığı, direklerinin tamamen dağıldığı, patlamanın havanın aşırı sıcak olması nedeniyle tankerin basıncının düşürülmemiş olmasından meydana geldiğinin belirtildiği, patlama esnasında yine gümrükte bekleyen başka bir şoförün vefat ettiği, birden fazla şoförün yaralandığının belirtildiği görülmüştür. 20.04.2012 tarihli "Sıvı Dağıtım Sefer Formunda" sürücüsü ... olan ... sayılı dorsenin basınç gösterge saatinin arızalı olduğunun belirtildiği görülmüştür. Patlamanın olduğu tankın ... Gaz firması ile ihbar olunan Isısan firması arasında imzalanan sözleşme ile İsısan firması tarafından üretildiği, tankın ... Gaz A.Ş tarafından Isısan'dan 2008 yılında teslim alındığı, teslim tarihinden kazanın olduğu 2012 tarihine kadar tankın 4 yıl süreyle kullanımı sırasında muayene ve bakımı ile ilgili herhangi bir belgenin dosya kapsamında bulunmadığı, gümrüklerde uzun süre bekleme ve nakliyenin uzun sürmesi gibi nedenlerle aracın aşırı derecede sıcak havalarda direkt güneş ışığına maruz kalma ihtimali dikkate alınarak likit karbondioksitin bu şartlara uygun şekilde tasarlanmış ve özel yalıtımlı tankerlerde taşınması gerektiği, dış hava sıcaklığına bağlı olarak tankerdeki basıncın tanker sürücüsü tarafından devamlı kontrol edilmesi ve manuel olarak düşürülmesinin kabul edilemeyeceği, basıncın sürekli izlenmesi ve basın artınca manuel olarak şoför tarafından düşürülmesinin beklenemeyeceği, yasal mevzuat gereğince de tankta oluşabilecek basınç artışının insan müdahalesine gerek kalmayacak şekilde otomatik olarak basıncı düşürmek üzere ve sağlıklı çalışan sistemlerle teçhiz edilmiş olması ve bu sistemlerin periyodik olarak kontrollerinin yapılarak sürekli çalışır durumda tutulması gerektiği, dava konusu kazada ise patlamanın tank basıncının aşırı yükselmesi sonucu meydana geldiği dikkate alındığında, tankerde bulunması gereken emniyet valflerinin çalışmadığı, basınç yükseldiğinde emniyet vanalarının otomatik olarak devreye girerek basıncı dengelemesi gerektiği halde tankerde bulunan karbondioksit gazının sıkışması sonucu meydana geldiği göz önüne alındığında, emniyet valflerinin fazla basıncı tahliye etmediği anlaşılmıştır. Bu bağlamda Mahkemece tankerin periyodik bakımını yaptırmayan ve basınç gösterge saatinin arızalı olduğu bildirilmesine rağmen arızasını gidermeyen, tankerin dolum öncesinden teknik olarak taşımaya uygun olup olmadığını ve tank ekipmanlarının muayene ve kontrol sürelerinin dolup dolmadığını kontrol etmeyen, öğretilmiş olan güvenlik tedbirlerini uygun bir denetim mekanizması kurup denetlemeyen davalı ...' nin %50 oranında; tankerin dolum öncesinden teknik olarak taşımaya uygun olup olmadığını ve tank ekipmanlarının muayene ve kontrol sürelerinin dolup dolmadığını kontrol etmeyen, taşıma için gerekli olan teknik muayene, gözle fiziki muayene ve gerekli tüm belgelerin eksiksiz bulunmasını sağlamayan, öğretilmiş olan güvenlik tedbirlerini uygun bir denetim mekanizması kurarak denetlemeyen ... ... Şti' nin %50 oranında kusurlu olduğu, her ne kadar şahsi güvenliğini sağlamak bakımından çalışması esnasında dikkatli ve tedbirli hareket etmeyerek, tankların kullanımı ile ilgili ADR hükümlerine uymayarak, mesleki öngörme yetenek ve kabiliyetini kullanmayarak hatalı bir çalışma şekli izlemiş olsa da, tankta oluşan teknik arızayı bulup müdahale ve onarım yeteneği olmayan davacı işçinin herhangi bir kusur veya ihmalinin olmadığı yönündeki kabulle karar verilmesi dosya kapsamına uygundur. Raporlar arası çelişkinin giderildiği görülmüştür. Kusur dağılımının tanık beyanları ile dosya kapsamına göre olayın oluş şekline uygun olduğu, raporun kaza tarihi itibarı ile uygulanması gerekli Kanun hükümleri irdelenerek düzenlendiği, heyette bulunan bilirkişilerin, iş kazasının meydana geldiği alandan ve işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanlarından seçildikleri, raporların gerekçeli, hüküm tesisine elverişli ve yeterli olduğu, kusur oranlarının dayanakları belirtilmek suretiyle tespit edildiği anlaşıldığından davalı ... vekilinin kusur oranlarına yönelik itirazı yerinde görülmemiştir. (...) Dosyadaki evraklara göre Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ... Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 02.12.2013 tarihli raporunda, davacının E cetveline göre sürekli iş göremezlik derecesinin 51,0 oranında olduğu, yardıma muhtaç olmadığı, 26.11.2015 tarihinde kontrol gerektiğinin belirtildiği, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ... Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 10.02.2017 tarihli raporunda, davacının E cetveline göre sürekli iş göremezlik derecesinin % 48,20 oranında olduğu, yardıma muhtaç olmadığı, kontrol gerektirmediğinin belirtildiği, Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulunun 30.12.2019 tarihli kararı ile Çalışma ve Meslekte Kazanma Güç Kaybı oranının % 48,20 olarak tespit edildiği, sürekli bakıma muhtaç olmadığının belirtildiği, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 19.12.2018 tarihli raporunda, davacının E cetveline göre sürekli iş göremezlik derecesinin %48,20 oranında olduğu, yine Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 10.06.2019 tarihli raporunda, davacının E cetveline göre sürekli iş göremezlik derecesinin %48,20 oranında olduğu, başka birinin sürekli bakımına muhtaç olmadığı, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 18 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği görülmüştür. Yüksek Sağlık Kurulu ile Adli Tıp İhtisas Dairesi kararları arasında çelişki bulunmadığı, dava konusu iş kazası nedeniyle davacının %48,20 oranındaki maluliyetinin kesinleştiği anlaşılmıştır. Bu yöndeki davalı istinafının reddi gerekmiştir. Hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda belirlenen yeni maluliyet oranı üzerinden SGK tarafından bağlanan ilk peşin sermaye değerinin dikkate alındığı görülmüştür. Dava tarihi 25.12.2012 olmasına rağmen karar başlığında tarihin 25.12.2013 olarak gösterilmesi maddi hata olup Dairemizce düzeltilmiştir." gerekçeleriyle "Davalı ...Ş. nin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine" dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davalı ...vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır B. Temyiz Sebepleri Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı, işbu huzurdaki davaya konu iş akdinin tesis edildiği günden sonlandırıldığı güne kadar diğer davalı ... Taş. Briket San. Kantin İşl. ve İth. İhr. Ltd. Şti. bünyesinde çalışmış olup müvekkil ile davacı arasında İş Hukuku kapsamında istihdam ilişkisi mevcut olmadığı gibi sair amaçlı herhangi bir akdi ilişki de tesis edilmediğini, diğer davalı şirket ile müvekkil arasında akdedilen "Sıvı Gaz Taşımacılık Sözleşmesi" incelendiğinde açıkça görüleceği üzere diğer davalı şirketin, çalışanları ile ilgili her türlü hukuki uyuşmazlıkta ve ödemeler konusunda tek muhatap olduğu, faaliyet konusu veya buna yardımcı herhangi bir işle bağlantılı olmayan taşıma konusunda başkaca kişilerden hizmet alınması hukuka aykırı bir husus barındırmadığı gibi hizmet alan ile işçi arasında asıl işverenlik kurumunun mevcut olmadığından davacının işvereni ile müvekkilinin iki bağımsız işveren olup davanın husumetten reddi gerektiğini, davacıya tank ve içeriğindeki gaz ile ilgili gerekli tüm uyarı ve bilgilendirmelerin yapılmış olmasına rağmen, davacının başta "ADR Kuralları" olmak üzere hiçbir kurala uymayarak ve tankta meydana gelen basınç artışına müdahale edebilecek ve manuel olarak basıncı düşürebilecek durumda iken, bu hususları göz ardı ederek temkinsiz ve kusurlu hareket ettiğini, 23.07.2012 tarihli tutanakta; kazanın, havanın aşırı derecede sıcak olması ve davacının tankerdeki gaz basıncını düşürmemesi nedeniyle meydana geldiğinin belirlendiğini, kazanın basınç gösterge saatindeki arızadan kaynaklandığı iddia edilmiş olsa da bu hususta somut olarak hiçbir tespit bulunmadığını, hükme esas alınmış raporlarda, bilirkişilerin yalnızca davacının beyanlarına dayanarak rapor tanzim ettiklerini davacıya anılan hususlar gözetilerek kusur atfedilmesi gerektiğini, sürekli iş göremezlik oranının tespiti için alınan raporlar arasında bariz çelişkiler bulunduğunu, nitekim davacının sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik oranlarının 2013 yılında %51, 2015 yılında %48,20, 2016 yılında %54, 2019 yılında ise %48,20 tespit edilmesinden bu durumun açıkça beli olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk "Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri, "Tazminat sorumluluğu ve miktarının tespiti" açısından iş kazasının gerçekleştiği tarih de gözetilerek yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 ve 114 üncü maddeleri delaletiyle 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddeleri, "Olayın iş kazası olarak tespiti, sürekli iş göremezlik oranının tespiti ile iş kazasının SGK yönünden sonuçları" açısından 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20, 21, 95 inci maddeleri ile Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 28.06.1976 gün, 1976/6-4 sayılı Kararı, "İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler" açısından iş kazasının gerçekleştiği tarih de gözetilerek yürürlükte bulunan 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu maddeleri, "usuli kazanılmış hak" açısından 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı ve 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararlarıdır. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile özellikle sürekli iş göremezlik oranı, kusur oranlarının tespiti ile maddi tazminatın hesabına esas alınan hesap raporunun dosya kapsamıyla, Dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına ayrıca davalı tarafça ileri sürülen itirazların Bölge Adliye Mahkemesi kararında değerlendirilerek gerekçelendirilmiş olmasına göre, temyiz edenin sıfatına, temyiz dilekçesinin içeriği ile temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı ...Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ...Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.