Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/10260 E. 2023/12050 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10260
Karar No
2023/12050
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2019/33 E., 2023/589 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin 17.03.2003-21.02.2015 tarihleri arasında davalı işyerinde kesintisiz geçen çalışmalarının tespiti ve sigorta primlerinin gerçek ücreti üzerinden yatırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı şirket vekili; davacının 05.09.2003 ile 21.02.2015 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını, çalışmalarında gerçek ücret üzerinden SGK’ya bildirildiğini, bildirilmeyen çalışmaların olmadığını, tespiti istenilen 17.03.2003-05.09.2003 tarihleri arasındaki dönem için ve 2003 ile 2005 tarihi arasında tahakkuk eden prim için hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının çalışmaları bildirildiğinden bu davayı açmada hukuki yararı olmadığını, davacının işe başlamadan önce davalı işyerinin istemi üzere iş yerine verdiği ikametgah ilmühaberinin 15.08.2003 tarihli, noter onaylı nüfus cüzdanı suretinin 15.08.2003 tarihli, sabıka kaydının 20.08.2003 tarihli olmasının ve bu belgelerdeki tarihlerle işe başlama tarihinin örtüştüğünü, çalışmalarının gerçek ücret üzerinden SGK’ya tam olarak bildirildiğini, iddia ederek açılan davanın hak düşürücü süre ve hukuki yarar bulunmaması nedeniyle usulden reddini, usule ilişkin itirazların kabul edilmemesi halinde haksız ve hukuka aykırı davanın reddini savunmuştur.

2.Feri müdahil SGK vekili, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, ... sigorta sicil numaralı hizmet cetvelinin incelenmesinde 2004/1-20.02.2015 tarihleri arası davacının 17.08.1995 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alınan davalı iş yerinde çalıştığının anlaşıldığını, Kuruma bildirilen sürelerin tespitinde hukuki yarar bulunmadığını, davalı iş yerine ait dönem bordrolarının celbi gerektiği, Kurum kayıtlarının esas olduğunu, Kurum kayıtlarına eş değer belgelerle iddiaların ispatlanması gerektiğini, sadece tanık beyanlarına dayanılarak hüküm verilmemesini, dönem bordrolarında adı geçen kişilerden olması gerektiğini, ücret iddiası ile ilgili imzalı ücret bordrolarının celbedilmesini, bordrodaki imzalar davacıya ait ise davanın reddine karar verilmesini, hizmet tespitine yönelik davalar kamu düzenini ilgilendirdiğinden özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi icap ettiği yerleşik Yargıtay içtihadı gereği olduğunu, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 09.06.2016 tarihli ve 2015/201-2016/388 sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve Feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Daire kararında, eksik araştırma yapıldığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " ...davaya konu edilen dönem itibari ile hak düşürücü sürenin geçmediği, işyerinin yasa kapsamında olduğu,dosyada mevcut delillerden ve dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere; davacıya ait SGK ve işyeri kayıtları, tarafların yazılı beyanları, kurumlar arası yazışmalar, yeminli dinlenen tanık beyanları, bozma öncesi bilirkişi incelemesi, bilirkişi raporu karşısında, mahkememizce de özellikle bozma sonrası dinlenen beyanları hükme esas alınan bordorolu tanıklar ... , ... ile bu tanıkların beyanları ile tutralı talep döneminde bordrosu bulunmayan ... ve dinlenen çalışma belgesinde isimleri bulunan tanıkların beyanlarının tutarlı olması nedeni ile her ne kadar davalı taraf açılan davanın reddini talep etmiş ise de, davaya konu tarihler arasında işyerinin 506 sayılı yasa kapsamında olduğu, davacının fiili çalışmasının tanık beyanları ile de sabit olduğu, davacının doğum tarihi 13/03/1979 olup, 18 yaşını 13/03/1997 tarihinde dolduracağından 18 yaş süresi bakımından tespite engel bir durum bulunmadığı anlaşılmakla Davanın kısmen kabulü ile davacının davalı işyerinde, 17/03/2003 - 04/09/2003 tarihleri arasında 169 gün günlük 15,27 TL ücretle çalıştığının tespitine, eksik bildirilen bu süre ve primlerin tamamlatılmasına, fazlaya ilişkin prime esas kazancının reddi ile hizmetleri bildirilmiş olması nedeniyle , davalı iş yerinde 05/09/2003-20/02/2015 tarihler arasında çalıştığına ilişkin talebinin hukuki yarar yokluğundan reddine, karar vermek gerekmiş,... " gerekçesiyle "1-Davanın kısmen kabulü ile Davacının davalı işyerinde, 17/03/2003 - 04/09/2003 tarihleri arasında 169 gün günlük 15,27 TL ücretle çalıştığının tespitine, eksik bildirilen bu süre ve primlerin tamamlatılmasına, Fazlaya ilişkin prime esas kazanç talebinin reddine, Davacının, davalı iş yerinde 05/09/2003-20/02/2015 tarihleri arasında çalıştığına ilişkin talebinin hukuki yarar yokluğundan reddine, " karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Feri müdahil Kurum vekili; eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79 ncu maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi.

3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz edenin sıfatına göre ve temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;

Feri müdahil Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

29.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/10260, K. 2023/12050, T. 29.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-10260-e-2023-12050-k-31d7c802adff