Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/7595 E. 2023/9780 K. – İş Kazasından
Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/7595
- Karar No
- 2023/9780
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/618 E., 2022/1035 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/286 E., 2021/441 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacıların murisi ...'ın davalı şirkete ait otelde barmen olarak çalışmakta iken 25.05.2018 tarihinde barın temizliğini yaparken dokunduğu üçlü prizdeki kaçak elektrik akımına kapılarak hayatını kaybettiğini, müteveffanın kaza sırasında bekar olup anne ve babası olan davacılar ... ve ... desteği durumunda olduğunu belirterek , fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla ... için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 1.000,00 TL cenaze ve defin gideri, 200.000,00 TL manevi tazminat, ... için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 200.000,00 TL manevi tazminat, ... için 100.000,00 TL manevi, ... için 100.000,00 TL manevi, ... için 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini bilirkişi tarafından seçenekli olarak yapılan hesaplamadan aylık 7.642,00 TL'lik ücret üzerinden ... için 450.481,25 TL; ... için ise 381.851,93 TL olarak arttırmıştır. II. CEVAP Davalı Çakırlar Turz. Yatırım İnşaat ve İşletmecilik A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müteveffanın elektrik çarpması sonucu değil kalp krizi sonucu vefat ettiğini, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazazede işçi ...'ın davalı iş yerinde 16.05.2017-22.10.2017 ve 24.04.2018-25.05.2018 tarihleri arasında barmen olarak çalıştığı, 25.05.2018 tarihinde iş yerinde geçirdiği kaza nedeniyle vefat ettiği, 1. Adli Tıp İhtisas Kurulunca düzenlenen raporda ölümünün vücudundan elektrik akımının geçmesi ve buna bağlı gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğunun mütalaa edildiği, kurumca düzenlenen 28.02.2020 tarihli inceleme raporunda, kazanın meydana gelmesinde davalı işyerinin %90 ...'ın ise %10 oranında kusurunun bulunduğunun bildirildiği, ...'ın 25.05.2018 tarihinde görevli olduğu çalışma alanında temizlik yaparken yerde bulunan elektrik kablosuna teması sonrasında elektrik akımına kapılarak hayatını kaybettiği, 17.09.2019 havale tarihli bilirkişi raporunda, kazanın önlenmesi kaçak akım koruma rölesi ve sağlıklı bir şekilde çekilmiş iç tesisat ile oldukça ekonomik ve kolay bir şekilde mümkün iken işveren tarafından gereken dikkat ve özenin gösterilmediği gerekçesiyle işverenin %90 oranında, müteveffa sigortalı ...'ın ise kaza tarihinde 20 yaşında olduğu, Turizm ve Otelcilik Lisesi mezunu olduğu, teknik bilgi ve eğitime sahip olmadığı, işyerinde herhangi bir cihaz veya tesisatın işletme ve bakımından sorumlu olmadığı, kendisine yeterli eğitim verilmediği, ancak yaşça erişkin, mümeyyiz, aklı melekeleri yerinde tehlikeli ve tehlikesiz durumu birbirinden ayırt edecek bilinç ve olgunluğa sahip olduğu, bu nedenle temizlik işinde öncelikle prize takılı olarak yerde bulunan uzatma kabloları ve ucunda bulunan grup prizleri sökerek tedbir alması gerekirken gereken dikkat ve özeni göstermediği gerekçesiyle %10 oranında kusurlu olduğunun kabul edildiği, yapılan ücret araştırmalarında aynı kurumların farklı cevaplar vermeleri karşısında mahkemece TUİK verilerine itibar edilerek davacının ücretinin brüt 5.469,16 TL, net ise 3.829,73 TL olduğunun kabul edildiği, bu doğrultuda aktüerya bilirkişisi tarafından TRH -2010 yaşam tablosu göz önüne alınarak düzenlenen 09.10.2021 tarihli raporun hükme esas alınarak, müteveffa işçinin anne ve babası olan davacılar ... ve ...'ın maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verildiği, manevi tazminatın ise davacıların duyduğu ızdırap ve elemi kısmen dindirmek amacıyla iş kazası tarihi, iş kazasının gerçekleşme biçimi, kusur oranları, davacıların sosyal ve ekonomik durumu, ülkenin ekenomik koşulları, davalı işverenin mali durumu, paranın satın alma gücü, vefat eden ...'ın yaşı ve kazanın meydana gelmesindeki kusur oranı, 22.06.1966 gün 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında belirtilen ilkeler ve hak nesafet kuralları göz önüne alınarak takdir edildiği gerekçesiyle; "1-Davacı ... yönünden, 191.358,30 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 25.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Davacı ... yönünden, 100.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 25.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Davacı ... yönünden, 187.408,60 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 25.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 4-Davacı ... yönünden, 100.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 25.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 5-Davacı ... yönünden, 20.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 25.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 6-Davacı ... yönünden, 20.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 25.05.2018tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 7-Davacı ... yönünden, 20.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 25.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 8-Davacı ...'ın cenaze ve defin gideri talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, cenaze ve defin masraflarının hüküm altına alınması gerektiğini, 2022 yılı asgari ücret miktarı belli olmadan 1 ay kala itirazları karşılanmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının satış primi ve bahşiş gibi ek gelirleri dikkate alınmadan hatalı çıplak ücret üzerinden yapılan hesaplamaları kabul etmediklerini, davacının vasıflı ve profesyonel bir barmen olduğunu, gelen emsal ücret cevaplarına itibar edilmesi gerektiğini, manevi tazminat miktarlarının yetersiz olduğunu, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin her bir davacı için ayrı ayrı belirlenmesi gerektiğini beyan ederek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davacının vasfı ve kıdemi dikkate alındığında hesaplamaya esas alınan ücretin hatalı olduğunu, ücret bordrolarına itibar edilmesi gerektiğini, aktüer hesap bilirkişi raporunda evlenme ve çocuk sahibi olma olasılığına göre yapılan pay dağılımın hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, kusur oranlarına yapılan itirazların karşılanmadığını ve hatalı olduğunu beyan ederek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların murisi ...'ın davalı iş yerinde barmen olarak çalıştığı sırada iş yerinde elektrik akımına kapılarak oluşan kalp krizi sonucu vefat ettiği, SGK tarafından da iş kazası olarak kabul edildiği, davalının iş kazası olmadığına ilişkin itirazının mesnetsiz olduğu, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda, olasılıklı değerlendirmeler yapılmış olup, Mahkemece 3.829,73 TL ücret üzerinden yapılan hesaplamalara itibar edildiği, davacı işçinin asgari ücret ile çalıştığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olup, emsal ücret araştırması yanında, davacının barmen olduğu yönündeki beyan ve tanık anlatımlarından iddianın ispat edildiği, giydirilmiş ücrete ilişkin iddiaların ispat edilemediği de gözetildiğinde, taraf itirazlarının yerinde olmadığı, davalı işverenin %90 oranında, müteveffa kazazede işçinin ise %10 oranında kusuru bulunduğuna dair kusur raporunun, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü ve 5 inci maddeleri ile bunu uygun olarak çıkarılan iş güvenliği yönetmelikleri hükümleri doğrultusunda düzenlendiği, oluşa ve dosya kapsamına uygun bu heyet raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, yapılan hesaplamaların hukuka uygun olduğu, somut veriler ile hesap yapıldığı ve hata bulunmadığı, davacılar lehine Mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarlarının uygun olduğu, cenaze ve defin gideri talebi bakımından ise, davacıların alacağın ispatı bakımından itibarı kabil nitelikle somut bir delil sunmadığı, diğer taraftan 5510 sayılı Kanun'da cenaze giderlerinden Kurumun sorumlu olduğunun kabul edildiği gözetildiğinde, Mahkemece anılan talebin reddi isabetli vekalet ücreti verilmesi ve yargılama giderlerinin paylaştırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili, davacılar murisinin ücretinin davalı işverence 1.850,00 TL olarak bildirilen çıplak ücrete, tanıklarca bildirilen günlük 40 Euro bahşişin olay tarihindeki TCMB kuru üzerinden TL'sına dönüştürüp eklemek suretiyle bulunan 7.642,00 TL olduğunu, TÜİK'in sektör ortalamasını esas alan kazanç tutarı üzerinden yapılan hesaplamanın hükme esas alınmasını doğru bulmadığını, manevi tazminat miktarının düşük olduğunu belirterek temyiz etmiştir. Davalı vekili , davacı tarafından dosyaya sunulan TÜİK bilgisi esas alınarak hesaplama yapıldığını,bu verinin hatalı olduğunu, ücretin imzalı ücret bordrosu,banka kaydı ve SGK kayıtları ile belirtildiği şekilde AGİ dahil 1850 TL olduğunu, destek payının ve destek süresinin hatalı hesaplandığını, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının hakkaniyete ve Yargıtay kriterlerine aykırı şekilde fahiş miktar olarak belirlendiği, davalıya izafe edilen kusur oranının yüksek olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe C.A.Davalı vekilinin ve davacılar vekilinin manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Sonuç olarak davacılar yönünden reddedilen ve davalı yönünden kabul edilen manevi tazminatın Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacılar vekili ile davalı vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. C.B. Davalı vekilinin maddi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sigortalının vefatı nedeniyle hak sahiplerinin maddi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'un 4 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve kanunun açık hükmüne aykırı görülen ve re'sen dikkate alınacak hususlar ile temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davacı ve davalı vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Dosya kapsamından, davacılar murisinin davalıya ait otel işyerinde barmen olarak çalıştığı, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde 1850 TL ücrete ek olarak 40 Euro bahşiş aldığı, ücretinin 7.642 TL olup asgari ücretin 4.77 katına tekabül ettiğinin beyan edildiği, davalı tarafından 1850 TL ücretle çalıştığının ileri sürüldüğü, kaza tarihinde Kuruma bildirilen ücretinin 25 gün için brüt 2.137,35 TL olduğu, imzalı 2018 Nisan ayı bordrosunda ise aylık net ücretinin 1.697,79 TL olarak gösterildiği, iş sözleşmesi, hizmet cetveli ve bankaya yatan tutarla uyumlu olduğu, Bodrum Ticaret Odası ve Bodrum Turistik Otelciler İşletmeciler ve Yatırımcılar Derneğinden emsal ücret araştırması yapıldığı, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan meslek ana grubu ve ekonomik faaliyete göre yıllık ortalama brüt kazanç verilerine göre kültür, sanat, eğlence..meslek grupları için yıllık brüt gelirin 2018 yılı için TÜİK tarafından 65.630,00 TL olarak belirlendiğine dair kayıtlar esas alınmak suretiyle bilirkişi raporunda 2018 yılı TÜİK verilerine göre ücretin 3.829,73 TL olarak belirlendiğinin değerlendirildiği ,mahkemece bu ücret esas alınarak yapılan hesap raporuna itibar edilerek hüküm kurulduğu, ancak davacı tarafça dosyaya sunulan TÜİK verisine ilişkin belgenin TÜİK kazanç yapısı araştırma sonuçlarına dayanmadığı ve davacının meslek grubunu tam olarak karşılamadığı anlaşılmaktadır. 3 Sigortalının veya vefatı halinde yakınlarının maddi zararının hesabında gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı işyeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret gözönünde tutularak belirlenmesi gerektiği Dairemizin ve Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir. 4.Somut olayda, barmen olan davacılar murisinin gerçek ücretinin tespiti noktasında TÜİK'den bu yönde resen bir araştırma yapılmadan davacılar vekili tarafından dosyaya sunulan istatistiki bilgiye dayalı ücret verisinin esas alınması ve ilgili meslek odasından işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin alabileceği ücret daha ayrıntılı araştırılmadan karar verilmiş olması hatalı olmuştur. 5.Yapılacak iş, sigortalının yaptığı iş, yaşı, meslek kıdemi ve iş yerindeki kıdemi belirtilmek suretiyle TÜİK’den ve meslek odasından bilinen devrede sigortalının alabileceği ücretleri sormak, elde edilecek sonuçları dosyadaki diğer verilerle birlikte değerlendirip müteveffanın gerçek ücretini tereddütsüz olarak belirlemek, yeni bir hesap raporu almak ve usuli kazanılmış hakları da gözeterek sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Davalı vekilinin ve davacılar vekilinin manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, 2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.