Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/9466 E. 2023/8764 K. – Kurum İşleminin

Konu: Kurum İşleminin İptali-Alacak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/9466
Karar No
2023/8764
Karar Tarihi
Konu
Kurum İşleminin İptali-Alacak

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali-alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararın Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA 1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; davacılar murisi Zübeyir'in 2926 sayılı Kanun uyarınca sigortalılığından ötürü 26.08.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı aldığını, Kurum'un Bağ-Kur kayıtlarında yaptığı incelemede çiftçilikle uğraşan davacının, ürettiği tütün ürünlerini TTA'ya teslim etmesi nedeni ile bunlardan yapılan tevkifatlar neticesinde sigortalılık kazandığını, ancak Tekel Yaprak Tütün İşletmesi tarafından verilen kayıtlar ile işletme kayıtlarının birbirini tutmadığını, davacı gibi birçok sigortalının bu kayıtlarda oynama yaptığı gerekçesi ile Kurum'un düzenlediği 29.10.2010 tarihli müfettiş raporu dikkate alınarak aylıkların kesildiğini ve borç kaydedildiğini belirterek, Kurum işleminin iptali ile aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasını talep etmiştir. 2.Birleşen dosyada davacı-karşı davalı Kurum vekili dava dilekçesi ile özetle, yersiz ödenen aylıkların faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II.CEVAP Davalı-birleşen davada davacı Kurum vekili cevap dilekçesi ile özetle, davacının sigortalılığının prim tevkifatına dayalı olduğunu, tevkifat evraklarının sahte olarak düzenlendiğinin müfettiş raporu ile tespit edildiğini, Kurum işleminin hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilgili Tekel Yaprak İşletmesi Müdürlüğünden davacının ürün teslimine ilişkin tüm kayıtların asıllarının getirtilmesi, grafolojik ve teknik inceleme yaptırılması ve kaydın sahtecilik yoluyla oluşturulup oluşturulmadığının kuşku ve duraksamaya yer kalmayacak şekilde belirlenmesi amacıyla davalı Kurumdan dava konusu davacının Tekel İşletmesinden aldığı ve Kuruma ibraz ettiği yıllara göre teslim ettiği ürün miktarını ve prim tevkifatını gösterir evrakların asıllarının dosya arasına alınması için SGK'ya evrakların asıllarının Kurum nezdinde titizlikle araştırılması için müzekkere yazıldığı, ancak verilen cevabi yazılarda evrak asıllarının ağır ceza dosyasına gönderildiğinin belirtildiği ... 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/240 Esas sayılı dosyası kül halinde dosya arasına alınarak emsal dosyalar içinde fiziken incelendiği evrak asıllarının Mahkeme dosyası arasında bulunmadığının anlaşıldığı, yapılan tüm araştırmalarda evrak asıllarına ulaşılamadığından evrak asılları üzerinde grafolojik incelemenin yaptırılamadığı, açıklanan sebeplerle evrakların sahteliği usulünce ispatlanamadığından; Asıl dava yönünden davanın kabulü ile Davalı Kurumun 03.02.2011 tarih B.13.2.SGK.4.72.00.00/2.111.274 sayılı kararının iptaline, Müteveffa ...'ın aylığının dava tarihi olan 25.02.2011 tarihinden itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine, -Müteveffa ...'ın vefat ettiği tarih olan 19.04.2013 tarihine kadar her bir aylık yönünden hak ediş tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte vefat eden ...'ın yasal mirasçılarına miras payları oranında ödenmesi gerektiğinin tespitine, Birleşen dosya olan ... İş Mahkemesi 2012/40 Esas sayılı dosya yönünden, Davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davalı birleşen dosyada davacı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; ceza davasında davacı hakkında verilen beraat kararının Kurumun zarara uğramasına sebebiyet veren evrakların sahte olmadığını göstermediğini, Mahkemece bu hususta değerlendirme yapılması gerektiğini belirterek, kararı istinaf etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sattığı ürünlerden 1995-2002 yılları arasında Tekel tarafından prim kesintisi yapıldığı, 25.07.2008 tarihinde verdiği işe giriş bildirgesi ve prim kesintileri uyarınca 01.08.995 tarihinden itibaren tarım Bağ-Kur sigortalısı kabul edildiği ve tahsis talebine istinaden 25.07.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, ancak Kurum kontrol memurlarınca tutulan 29.10.2010 tarihli raporda; “davacının dosyasında yer alan Tekele teslim edilen ürünler neticesinde alınan tevkifat belgeleri ile Tekel tarafından tanzim edilen nüshalar arasında farklılık olduğu, sigortalılar tarafından değişiklik yapıldığının tespit edildiği, sigortalıların sigorta süresi kazanmalarında sahtecilik yaptığının tespit edildiği, bu nedenle sahte belgelerle kazanılan sigorta süresinin iptali gerektiği gerekçesi ile davacının sigortalılığının iptal edildiği ve prim kesintisi uyarınca kazanılan sigortalılık süresinin iptali nedeni ile aylığın da şartları oluşmadığından iptali gerektiğini belirterek Kurumca davacıya bağlanan aylığın kesildiği ve yersiz ödenen aylıkların borç kaydedildiği, aralarında davacının bulunduğu birçok sigortalı ve kurum çalışanı hakkında "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik" suçundan dava açıldığı ve ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.02.2019 tarih 2012/240 E., 2019/112 Karar sayılı kararı ile tüm sanıklar hakkında sahte olduğu iddia edilen belgelerin aksini gösterir bir belgenin dosya arasında olmadığı, her türlü şüpheden uzak delil elde edilemediği gerekçesi ile beraatlerine karar verildiği ve kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, öte yandan emsal daire kaldırma kararları doğrultusunda, Mahkemece tevkifat belgelerinin asıllarının dosyaya kazandırılması için ilgili yerlere müzekkere yazıldığı, ceza dosyası içerisinde belgelerin olmadığının tespit edildiğı davacıya ait olduğu bildirilen prim kesinti ve ürün teslimine dair belgelerin sahteliği hususunun kanıtlanamadığı, bu haliyle prim kesintisi ve ürün teslimine dayalı Bağ-Kur sigortalılığının geçerli olduğu yönündeki Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla; Davalı-birleşen davada davacı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Kurum vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının 2926 sayılı Kanun'a tabi tarım Bağ-Kur sigortalılığını iptal eden Kurum işleminin iptali ile davacının prim kesintisine dayalı elde ettiği tarım Bağ-Kur sigortalılığının geçerli olduğunun tespiti ile kesilen aylıkların kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması ve birleşen dosyada, yersiz ödenen aylıkların davalı sigortalıdan tahsili istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2926 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri, 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/9466, K. 2023/8764, T. 27.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-9466-e-2023-8764-k-0645af5790eb