Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/6570 E. 2023/13056 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6570
- Karar No
- 2023/13056
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1466 E., 2022/466 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 18. İş Mahkemesi SAYISI : 2015/345 E., 2018/550 K. Taraflar arasındaki iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde özetle; davacının 14.02.2011 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili idarede işçi statüsünde çalışan davacının 6552 sayılı yasa uyarınca 14.01.2015 tarihinde ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na nakil işleminin yapıldığını, müvekkili kurum ile ilişiğinin kalmadığını, davacının 14.02.2013 tarihinde sevk ve idaresindeki araçla, E-10 nolu Kadıköy - Sabiha Gökçen Havalimanı hattında çalışırken Kurtköy mevkinde özel bir otomobil ile maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, kaza sonrası otobüse binmek için kapıyı açmak. istediğinde kapının çarptığı dikiz aynasının yere düşmesi ve ayna camının parlaması ile kırık ayna camı parçalarının davacının gözüne batması sonucu yaralanması şeklinde gerçekleştiğini, maddi hasarlı trafik kazasına karışan davacının kazadan sonra gerekli tedbirleri almadığını, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını, tamamen kişisel kusur ve ağır ihmali neticesinde olayın meydana geldiğini, olayın meydana gelmesinde davacının kişisel kusurunun bulunduğunu, beyan ederek, herhangi bir kusuru ve sorumluluğu bulunmayan müvekkili aleyhine haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. 2.Davalı ... davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı sigortalının 14.02.2011 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle maluliyet oranının %48,2 olduğunun, başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığının tespit edildiği, işbu maluliyet raporuna taraflarca süresinde itiraz edilmemiş olup maluliyet raporu kesinleşmiştir. A-Mahkemenin 2015/345 Esas sayılı asıl dosyası ve ... 2. İş Mahkemesinin 2016/967 Esas sayılı birleşen dosyası bakımından; davanın kabulüne, 135.167,54 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 14.02.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, B-... 12. İş Mahkemesinin 2017/73 Esas sayılı birleşen dosyası bakımından; davanın kısmen kabulüne, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 14.02.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece dava dosyasına mübrez kusur ve hesaba ilişkin rapor içeriklerinin kanuna, yerleşik Yargıtay uygulamasına ve dosya kapsamına uygun düşmediğini, raporda tespit olunan aleyhe hususlara/ücret tespitine vaki itiraz hakları saklı kalmak kaydıyla ücret ve kusur oranı yönünden İlk Derece M 2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının 14.02.2011 tarihinde sevk ve idaresindeki araçla E-10 numaralı Kadıköy - Sabiha Gökçen Havalimanı hattında çalışmakta iken Kurtköy mevkiinde özel bir otomobil ile maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, kaza sonrası otobüse binmek için kapıyı açmak istediğinde kapının çarptığı dikiz aynasının yere düşmesi ve ayna camının patlaması ile kırık ayna camı parçalarının gözüne batması sonucu yaralandığını, davacının kazadan sonra alması gerekli tedbirleri almaması, yaşından beklenecek dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak tamamen kişisel kusur ve ağır ihmali neticesinde olayın meydana geldiğini, maruz kaldığı olayın işçi sağlığı ve iş güvenliği çerçevesinde değerlendirilmesinin son derece hatalı olduğunu, davalı idarenin işçi sağlığı ve iş güvenliği açısından üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirtiğini ancak davacının başına gelen olayın işçi sağlığı ve iş güvenliği eğitimi verilerek engellenebilecek bir olay olmadığını, davacının genel hayat tecrübesi ile hasarlı aynanın yere düşerek böyle bir olaya sebebiyet vereceğini öngörmesi ve aynaya müdahaleden kaçınması gerektiğini, mahkeme tarafından hükme bağlanan manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına, hükme dayanak alınan bilirkişi raporuna göre, İlk Derece Mahkemesinin, taraf vekillerinin tüm istinaf sebeplerini karşılar mahiyetteki karar ve gerekçesinin dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davacı ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun ...nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebepler ile hükmedilen manevi tazminat tutarının az olduğunu beyan ederek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebepler ile maluliyet oranını kabul etmediklerini beyan ederek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 ncü maddeleridir. 3. Değerlendirme 1. Davacı ve davalı ... vekillerinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 20.07.2016 tarihinden itibaren uygulanan 8 inci maddesinin 3 üncü fıkrasına göre, “Bölge adliye mahkemesinin para ile değerlendirilemeyen dava ve işler hakkındaki kararları ile miktar veya değeri beşbin lirayı geçen davalar hakkındaki nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden başlayarak sekiz gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.” Bu fıkradaki “beşbin” ibaresi 6763 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile “kırk bin Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir. Mülga 5521 sayılı Kanun'un, 6763 sayılı Kanun 5 inci maddesi ile değişik beşinci fıkrasına göre parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı öngörülmüştür. 25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 8 inci maddesinde “temyiz edilemeyen kararlar” sayılmış ancak miktar itibariyle kesinliğe bu maddede yer verilmemiş, 7/3 üncü maddede, 6100 sayılı HMK’nın Kanun yollarına ilişkin hükümlerinin, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca, Bölge adliye mahkemelerinin miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararların temyiz yoluna başvurulamayacağı hükme bağlanmıştır. HMK Ek madde 1 hükmüne göre de, 362 nci maddedeki parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir. ...nın 362/2 nci maddesine göre “Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir” ...nın 366 ncı maddenin yollaması ile temyiz yolunda da uygulanan 346 ncı madde uyarınca, temyiz dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz dilekçesinin reddine karar verir. Ancak temyiz edilen karar kesin olduğu halde bu konuda inceleme yapılıp karar verilmeksizin dosya Yargıtaya gönderilmiş ise 01.06.1990 tarih, 1989/3 E. - 1990/4 K. sayılı içtihadı birleştirme kararı gereğince dosyanın mahalline çevrilmesine gerek olmaksızın Yargıtay tarafından temyiz talebinin reddine karar verebilecektir. Yukarıda belirtildiği şekilde, iş mahkemelerinin kararlarının istinaf incelemesi sonucu bölge adliye mahkemelerince verilen kararlarda karar tarihine göre kesinlik sınırı: 20.07.2016 - 01.12.2016 tarihleri arasında 5.000,00 TL; 02.12.2016 tarihi sonrası için 40.000,00 TL; 01.01.2017 sonrası için 41.530,00 TL ve 01.01.2018 tarihi sonrası için 47.530,00 TL; 01.01.2019 tarihi sonrası için 58.800,00 TL, 01.01.2020 tarihi arası için 72.07000 TL, 01.01.2021 tarihi sonrası için 78.630,00 TL, 01.01.2022 tarihi sonrası için 107.090,00 TL, 01.01.2023 tarihi sonrası için 238.735,737 TL’dir. Bu tür davalarda, 6100 sayılı HMK’nın 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır. Belirtilen açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, temyize konu tutarın yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla davacı ve davalı ... vekillerinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. 2. Davacı ve davalı ... vekillerinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, hükme esas alınan hesap raporundaki hesap ilkelerinin Dairemizce benimsenen ilkelere uygun olması ve davacı ile davalı ... vekillerinin temyiz sebebi olarak ileri sürülen sebeplerin aynı zamanda istinaf sebebi olarak daha evvelce ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde açıklandığı şekilde incelenerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği bu yönle Bölge Adliye Mahkemesince oluşturulan gerekçenin de yerinde olduğu dikkate alındığında kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı ve davalı ... vekillerinin manevi tazminata yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, 2.Davacı ve davalı ... vekillerinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin ilgililerden alınmasına, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.