Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/645 E. 2023/10566 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/645
Karar No
2023/10566
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1699 E., 2021/2007 K. KARAR : Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2013/729 E., 2020/146 K. Taraflar arasındaki 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanılarak elde dilen hizmetlerin intibakı suretiyle yaşlılık aylığı miktarının yeniden tespit edilmesi ve fark aylıkların davalı Kurumdan tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Kurumun istinaf isteminin kabulüne ve kararın kaldırılması suretiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı ... Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, dilekçesinde özetle; müvekkilinin 29.03.2003 tarihinden 13.06.2012 tarihine kadar Bağ-Kur zorunlu sigortalısı olduğunu, daha sonra yurt dışındaki hizmet sürelerinden 4626 günü 3201 sayılı Kanun'a göre borçlandığını, borcunu ödediğini, 2011/6.ayındaki talebi uyarınca 7212 gün üzerinden emekli aylığı bağlandığını ancak emekli aylığının başlangıç tarihi itibari ile hatalı olduğunu, davalı kurumun borçlanma süresini basamak intibakında dikkate almadığını, 1999 yılı öncesi ve sonrası maaş kat sayısı çarpımı yaparken hataya düştüğünü, diğer yandan hizmet süresinde 1999 yılı çalışmaları dikkate alınmadan hesaplama yapılarak düşük maaş bağlandığını, bağkur basamağının da hatalı olduğunu belirterek müvekkiline ödenen emekli aylıklarının aylık bağlandığı tarihten itibaren yükseltilmesine, eksik ödenen aylıkların ay be ay işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Kurum işlemlerinde herhangi bir hatanın olmadığını belirtmiş davacı hakkında Kurumca borçlanılan sürelerin zaten davacı lehine mal edilmiş olduğunu ve buna göre bağlanan aylığında da herhangi bir hatanın bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edildiği 29.01.2003 tarihi ile tahsis talebinde bulunduğu 13.06.2011 tarihi arasında 29.01.2003-31.01.2004 arası için 1.basamak ile 13.basamak, 01.02.2004-20.12.2004 ve 04.07.2006-31.08.2006 arası için 2.basamak ile 13.basamak, 01.09.2006-31.08.2007 arası için 3.basamak ile 13.basamak, 01.09.2007 ile 31.08.2009 arası 4. basamak ile 13.basamak ve 01.09.2008-30.09.2008 arası için 5.basamak ile 13.basamak arasındaki basamak farkından kaynaklanan prim ve gecikme zammı borcunun ödenmesi gerekmekte olup davacı vekili tarafından belirtilen döneme ilişkin ödeme yapıldığı hususunda banka dekontu mahkememize sunulmuştur. Yapılan değerlendirilmeler sonucu daha önce yurt dışında çalışıp Türkiye'ye döndükten sonra kurum sigortalısı olan sigortalılar için bir düzenleme bulunmadığı gibi basamak intibakı yapılmasına engel bir düzenlemenin de olmadığı, davacının 1479 sayılı Kanun ve 2926 sayılı Kanun kapsamındaki hizmetlerinden önce yurt dışında geçen çalışmalarını 3201 sayılı Kanun'a göre borçlandığı sürelerin 1479 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin 2 nci fıkrasına göre diğer sosyal güvenlik kuruluşlarında geçirdiği süre gibi dikkate alınarak aynı yasanın 52 nci maddesinde ön görülen basamak yükseltme esasları çerçevesinde 12.basamak dahil basamak intibakının gerçekleştirilmesinin gerektiği bu konuda alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli görüldüğü anlaşılmış, davanın kabulüne, davacının yaşlılık aylığının 01.07.2011 tarihi itibari ile ek ödeme hariç 754,98 TL ye yükseltilmesine, eksik ödenen aylık farklarının ay be ay işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Güvenlik Kurumu vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili, davacı hakkında mevzuata uygun şekilde ve eksiksiz olarak aylık belirlemesi yapıldığını, aylığında hatalı olmadığını, buna göre Kurum işlemlerinde herhangi bir hata olmadığını belirterek davanın reddi yerine kabulüne dair verilen kararın kaldırılarak davanın reddine dair karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun'un Geçici 2 nci maddesinde, “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı Kanunlara tabi olanlara bağlanacak yaşlılık aylıkları aşağıdaki şekilde hesaplanır: a) Sigortalının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen sürelerdeki prim ödeme gün sayılarına veya fiilî hizmet süresine ait aylık; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki kanun hükümlerine göre, aylık talep tarihindeki toplam prim ödeme gün sayısı veya fiilî hizmet süresi üzerinden, bu Kanunun yürürlük tarihi itibarıyla hesaplanacak aylığının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadarki prim ödeme gün sayısı veya fiilî hizmet süresi ile orantılı bölümü, aylık talep tarihine kadar geçen yıllar için, her yıl gerçekleşen güncelleme katsayısı ile çarpılarak hesaplanır. b) Sigortalının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra geçen sürelerdeki prim ödeme gün sayılarına ait aylığı, aylık talep tarihindeki toplam prim ödeme gün sayısı üzerinden 29 uncu madde hükümlerine göre hesaplanacak aylığının, bu Kanun'un yürürlük tarihinden sonraki prim ödeme gün sayısına orantılı bölümü kadardır. Ancak, Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce 3600 prim gün sayısını doldurmamış olan sigortalıların yaşlılık aylığı bağlama oranının hesabında, sigortalının Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra geçen ve Kanunun yürürlük tarihinden önceki prim gün sayısını 3600 güne tamamlayan hizmet sürelerinin her 360 günü için % 3 oranı esas alınır." düzenlemesi öngörülmüştür. 1479 sayılı Kanun'un 50 ve 52 nci maddelerinin ilk halinde sigortalıların ödeyecekleri primlerin 12 basamaklı gelir tablosuna göre belirleneceği, basamakta bekleme süresinin 2 yıl olduğu, yazılı taleple ve prim ödemeye bağlı basamak yükseltileceği öngörülmüştür. 52 nci maddede 06.03.1981 tarih ve 2423 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile ilk beş basamakta bekleme süresi bir yıl olarak belirlenip, basamak yükseltilmesi bu basamaklarda prim ödemeye ve talebe bakılmaksızın kendiliğinden Kurumca yapılacağı hüküm altına alınmış, altıncı basamaktan itibaren bulunduğu basamakta iki tam yılını doldurmadıkça ve yazılı talepte bulunmadıkça ve sırası dışında basamak yükseltilemeyeceği, altıncı basamaktan itibaren basamak yükseltmek için altı ay öncesine kadar olan prim ve her türlü borçların ödenmiş olmasının şart olduğu belirtilmiştir. Anılan maddenin 2 nci fıkrasında 20.06.1987 tarih ve 3396 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile yapılan değişiklikte ise sigortalının, altı, yedi, sekiz, dokuz, on, onbir ve onikinci basamaklarda en az iki tam yılını doldurmadıkça, yazılı talepte bulunmadıkça ve sırası dışında basamak yükseltemeyeceği, altıncı basamaktan itibaren basamak yükseltmek için altı ay öncesine kadar olan prim ve her türlü borçların ödenmiş olmasının şart olduğu hüküm altına alınmıştır. Bilindiği üzere kanunların geriye yürümesi konusunda mevzuatımızda genel bir düzenleme olmadığı gibi, kural olarak, her kanun, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren derhal hukuksal sonuçlarını doğurmaya başlar ve bu tarihten sonra meydana gelen olaylara ve ilişkilere uygulanır. Bu kuralın doğal sonucu da, kanunların yürürlüğe girmelerinden önceki olayları etkilemeyeceği, başka bir anlatımla geriye yürümeyecekleridir. 5510 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesinin 4 üncü fıkrasında “4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında değerlendirilen 01.10.2008 tarihinden önceki yurt dışı borçlanma sürelerine göre tespit edilen basamaklar, 2008 yılı Eylül ayında yürürlükte bulunan gelir tablosunda, 41 inci maddenin beşinci fıkrası hükmüne göre belirlenen prime esas aylık kazanca yakın gelire karşılık gelen basamağı geçemez.” hükmü düzenlenmiştir. Sigortalıların yurtdışında geçen ve 3201 sayılı Kanuna göre borçlandığı sürelerin, borçlanılan dönemlerde yürürlükte bulunan yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerde öngörülen basamak yükseltme esasları çerçevesinde yurtdışı borçlanmasına esas sürenin niteliği gereği basamak yükseltmek için sigortalının yazılı talepte bulunma imkanı olmadığından bu şart aranmaksızın, bekleme süreleri gözetilerek basamak intibakının gerçekleştirilmesi gerektiği açıktır. Dolayısıyla sigortalının borçlandığı sürenin başlangıç tarihini takip eden aybaşından itibaren yukarıda sayılı yasa maddeleri uyarınca 13.basamağa kadar her yıla bir basamak, 13.basamak dahil bu basamaktan sonra her iki yıla bir basamak olacak şekilde intibak ettirilmesi gerekir. Somut olayda, davacının 01.10.2008 tarihi itibariyle son basamağının 13. basamak olduğu kabul edildiğinde Mahkemece alanında uzman bilirkişiden alınan 15.06.2021 tarihli kök ve 14.11.2021 tarihli ek raporun yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda, basamak farkından kaynaklanan prim borcunu ödediği 2020 Ocak ayını takip eden aybaşından itibaren fark aylıkların tahsiline karar verilmesi gerektiğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne, davacının kurumca bağlanan yaşlılık aylığının basamak farkından kaynaklanan prim borcunu ödediği 2020 yılının Ocak ayını takip eden Şubat 2020 tarihinden itibaren ek ödeme hariç 1.958,64 TL olduğunun tespitine, eksik ödenen aylık farklarının ay be ay işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili dilekçesinde verilen kararın hatalı olduğunu belirterek bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı Kurum vekili, davacı hakkında 3201 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi gereğin işlem yapıldığını, buna göre Kurum işlemlerinde davacıya bağlanan aylıkta, herhangi bir hata olmadığını belirterek davanın reddi yerine kısmen kabulüne dair verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, yurt içinde çalışması bulunmayan davacı hakkında yurt dışı borçlanması ile elde edilen hizmetlerin aylık bağlama ve tahsis işlemleri sırasında hangi esaslara göre intibak ve mal edilerek yaşlılık aylığının hesaplanacağına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile birlikte 3201 sayılı Kanun'un 5 inci ve 5510 sayılı Kanun geçici 2 nci maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme Eldeki davada, uyuşmazlık, 3201 sayılı Kanun borçlanması sonucu elde edilen hizmetlerin basamak intibakında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği noktasındadır. 3201 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi, “1479 sayılı Kanuna tabi hizmeti bulunan ve bu Kanuna göre yurt dışında geçen çalışma sürelerini Bağ-Kur'a borçlananların Borçlandıkları süreler, Bağ-Kur'dan ayrıldıkları son basamak üzerinden, talebe bakılmaksızın basamak intibakında değerlendirilir. Ancak, 1479 sayılı Kanun'un değişik 51 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası hükümleri uygulanmaz.” hükmünü getirmiş, maddede atıf yapılan 51 inci maddenin dördüncü fıkrasında bu Kanun kapsamından çıkarak, diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında sigortalı olduktan sonra tekrar bu Kanun kapsamına girenlerin basamaklarının, diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında geçirilen süre dikkate alınarak daha önce bulundukları son basamak üzerine intibak ettirilmek suretiyle yeniden belirleneceği, 52 nci maddenin ikinci fıkrasında ise ilk on bir basamakta sıra itibariyle basamak yükseltilmesinin, prim ödemeye ve talebe bakılmaksızın Kurumca yapılacağı, on ikinci basamaktan itibaren basamak yükseltilebilmesi için, sigortalının yazılı talepte bulunmasının ve talep tarihinden önceki ayın sonu itibariyle prim ve diğer borçlarını ödemiş olmasının gerektiği hüküm altına alınmış olup anılan maddelerin düzenleniş şeklinden, öncelikle Kurum sigortalısı olarak tescil olunduktan sonra yurt dışına giden ve tekrar Türkiye'ye dönüşte Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil olunan ve 3201 sayılı Kanun borçlanmasında bulunanlar için intibak esaslarının belirlenmiş olduğu anlaşılmaktadır. Önce yurtdışında çalışıp, Türkiye'ye döndükten sonra Kuruma tescili yapılan sigortalılar için borçlanılan sürelerin basamak intibakında esas alınması yada alınmamasına yönelik gerek 3201 sayılı Kanunda gerek 1479 sayılı Kanunda bir düzenleme bulunmamaktadır. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesinin 4 üncü Fıkrasının son cümlesinin “4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında değerlendirilen 01.10.2008 tarihinden önceki yurt dışı borçlanma sürelerine göre tespit edilen basamaklar, 2008 yılı Eylül ayında yürürlükte bulunan gelir tablosunda, 41 inci maddenin beşinci fıkrası hükmüne göre belirlenen prime esas aylık kazanca yakın gelire karşılık gelen basamağı geçemez.” hükmünde ise, borçlanılan sürelerin basamak intibakında esas alınmayacağına dair herhangi bir istisna getirilmemiştir. 6385 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanuna eklenen ve 01.09.2013 tarihinde yürürlüğe giren ve “1479 sayılı Kanun ve mülga 2926 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalıların basamak tespiti” başlığını taşıyan Ek 8 inci maddede, “1479 sayılı Kanun ve mülga 2926 sayılı Kanun kapsamında 01.10.2008 tarihinden önce Kuruma kayıt ve tescili yapılan sigortalılardan, sigortalılık başlangıç veya bitiş tarihi değişenlerin daha önceden tespit edilmiş gelir basamakları ve bu basamakların yükselme tarihleri değiştirilmez. Bu sigortalılardan, tescil tarihi daha eski bir tarihe alınanların eski tescil tarihi ile yeni tescil tarihi arasındaki sigortalılık sürelerine ilişkin gelir basamağı, ilk defa tescil edildiği tarih itibarıyla seçtiği veya intibak ettirildiği basamak olarak kabul edilir. Bu sigortalıların diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında geçen hizmet süreleri basamak tespitinde dikkate alınmaz.” hükmü öngörülmüş ise de anılan hüküm gerekçesinden de anlaşıldığı üzere, tescil tarihlerinde, mahkeme kararı ile tespit edilen sigortalılık süreleri ile Kurumca belirlenen yada sigortalı tarafından ibraz edilen bilgi ve belgelere göre yapılan değişiklikler veya diğer sosyal güvenlik Kanunları kapsamında gecen hizmet surelerinin intibak ettirilmesine münhasır olarak basamak intibakını yasaklamakta olup 3201 sayılı Kanuna tabi borçlanma halinde yukarıda açıklanan 3201 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesindeki düzenlemeler de göz önüne alındığında sigortalıların borçlandığı sürelerin basamak intibakında gözetilmesinde zorunluluk bulunmaktadır. 1479 sayılı Kanun'un 50 ve 52 nci maddelerinin ilk halinde sigortalıların ödeyecekleri primlerin 12 basamaklı gelir tablosuna göre belirleneceği, basamakta bekleme süresinin 2 yıl olduğu, yazılı taleple ve prim ödemeye bağlı basamak yükseltileceği öngörülmüştür. 52 nci maddede 06.03.1981 tarih ve 2423 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile ilk beş basamakta bekleme süresi bir yıl olarak belirlenip basamak yükseltilmesi bu basamaklarda prim ödemeye ve talebe bakılmaksızın kendiliğinden Kurumca yapılacağı hüküm altına alınmış, altıncı basamaktan itibaren bulunduğu basamakta iki tam yılını doldurmadıkça ve yazılı talepte bulunmadıkça ve sırası dışında basamak yükseltilemeyeceği, altıncı basamaktan itibaren basamak yükseltmek için altı ay öncesine kadar olan prim ve her türlü borçların ödenmiş olmasının şart olduğu belirtilmiştir. Anılan maddenin 2 nci fıkrasında 20.06.1987 tarih ve 3396 sayılı Kanun'un 8 maddesi ile yapılan değişiklikte ise sigortalının, altı, yedi, sekiz, dokuz, on, onbir ve onikinci basamaklarda en az iki tam yılını doldurmadıkça, yazılı talepte bulunmadıkça ve sırası dışında basamak yükseltemeyeceği, altıncı basamaktan itibaren basamak yükseltmek için altı ay öncesine kadar olan prim ve her türlü borçların ödenmiş olmasının şart olduğu hüküm altına alınmıştır. 25.08.1999 tarihli 4447 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, ödenecek primler ve bağlanacak aylıkların hesabında 24 basamaklı gelir tablosunun esas alınacağı, ilk 12 basamakta bekleme süresinin 1 yıl olup, talebe bakılmaksızın basamak yükseltileceği, sonraki basamaklarda bekleme süresinin 2 yıl olup yazılı taleple basamak yükseltme işleminin yapılacağı belirtilmiştir. Bilindiği üzere kanunların geriye yürümesi konusunda mevzuatımızda genel bir düzenleme olmadığı gibi kural olarak, her kanun, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren derhal hukuksal sonuçlarını doğurmaya başlar ve bu tarihten sonra meydana gelen olaylara ve ilişkilere uygulanır. Bu kuralın doğal sonucu da, kanunların yürürlüğe girmelerinden önceki olayları etkilemeyeceği, başka bir anlatımla geriye yürümeyecekleridir. Bilindiği üzere kanunların geriye yürümesi konusunda mevzuatımızda genel bir düzenleme olmadığı gibi kural olarak, her kanun, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren derhal hukuksal sonuçlarını doğurmaya başlar ve bu tarihten sonra meydana gelen olaylara ve ilişkilere uygulanır. Bu kuralın doğal sonucu da, kanunların yürürlüğe girmelerinden önceki olayları etkilemeyeceği, başka bir anlatımla geriye yürümeyecekleridir. Hal böyle olunca, Mahkemece, davacının yurtdışında geçen ve 3201 sayılı Kanuna göre borçlandığı sürelerin, borçlanılan dönemlerde yürürlükte bulunan yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerde öngörülen basamak yükseltme esasları çerçevesinde yazılı talepte bulunma şartı aranmaksızın, bekleme süreleri gözetilerek basamak intibakının gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede 5510 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin 4 üncü fıkrasının “… 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında değerlendirilen 01.10.2008 tarihinden önceki yurt dışı borçlanma sürelerine göre tespit edilen basamaklar, 2008 yılı Eylül ayında yürürlükte bulunan gelir tablosunda, 41 inci maddenin beşinci fıkrası hükmüne göre belirlenen prime esas aylık kazanca yakın gelire karşılık gelen basamağı geçemez.” hükmü gözetilerek, seçilen günlük prime esas kazancın borcun ödendiği tarihteki günlük prime esas kazanca oranı belirlenerek, bu oranın 30.09.2008 tarihindeki günlük prime esas kazancın alt sınırının 30 katı alınarak, bulunacak aylık prime esas kazanç tutarı 2008 yılı ikinci altı aylık dönem gelir tablosundaki en yakın aylık gelirin karşılığı basamağı geçmeyecek şekilde gerektiğinde bilirkişi marifeti ile basamak tespiti yapılarak, bu çerçevede belirlenen basamaklara göre yaşlılık aylığı hesaplanacağı göz önünde bulundurulmalıdır. Tahsiste esas alınacak basamakların bu şekilde tespitinden sonra, yaşlılık aylığı miktarının belirlenmesi safhasına geçilmelidir. 3201 sayılı Kanun kapsamında yurt dışındaki çalışmalarını borçlanarak yaşlılık aylığı tahsisi talebinde bulunan davacı yönünden, anılan Kanunda yaşlılık aylığının hesaplanması yöntemi ile ilgili bir düzenleme bulunmaması nedeniyle, yaşlılık aylığının hesaplanması, borçlanılan Kurum sigortalıları için geçerli olan hükümlere tabi olup bu haliyle tahsis talep tarihi itibariyle yaşlılık aylığının hesabında, öngörülen istisnaları dışında 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un Geçici 2 nci maddesi yollaması ile 1479 sayılı Kanun'un Geçici 11 inci maddelerinin uygulanması gerekmektedir. 01.01.2000 tarihinde yürürlüğe giren 4447 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesi ile 1479 sayılı Kanuna eklenen Geçici 11 inci maddede, sigortalının aylığının “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı olanlara bağlanacak yaşlılık aylığı; a)Sigortalının, aylık başlangıç tarihindeki toplam sigortalılık süresi esas alınarak, bu Kanunun yürürlük tarihinden önce bulunduğu gelir basamağının aylık başlangıç tarihinde yürürlükte bulunan gelir tablosundaki değeri üzerinden, bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümlere göre hesaplanan aylığının, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen sigortalılık süresinin toplam sigortalılık süresine orantılı olarak hesaplanan tutarı ile b)Sigortalının, bu Kanunun yürürlük tarihi ile aylık başlangıç tarihi arasında aylar itibariyle prim ödediği gelir basamaklarının bu basamaklardaki prim ödeme süreleri de dikkate alınarak, aylık başlangıç tarihinde yürürlükte bulunan gelir basamakları üzerinden hesaplanacak ağırlıklı ortalamasının, aylık başlangıç tarihindeki toplam sigortalılık süresi esas alınmak suretiyle bu Kanun'un 36 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre bulunacak aylık bağlama oranı üzerinden hesaplanan aylığın, bu Kanun'un yürürlük tarihinden sonra geçen sigortalılık süresinin toplam sigortalılık süresine orantılı olarak hesaplanan tutarı,” toplamı olduğu hüküm altına alınmıştır. Bu yasal düzenlemeye göre; A1 aylığının hesap formülü; 01.01.2000 tarihindeki basamağının (01.07.2003) Gelir tablosu karşılığı A Aylığı = Aylık gelir tutarı x ABO x 1.1.2000 öncesi hizmeti Toplam hizmetleri Keza B aylığının hesap formülü de; B Aylığı= Ağırlıklı Ortalama x ABO x 1.1.2000 sonrası hizmeti Toplam Hizmetleri "şeklinde olacaktır. Aylık hesabında esas alınacak aylık bağlama oranlarının belirlenmesinde ise, 01.01.2000 öncesi için 1479 sayılı Kanunun geçici 11. maddesi yollaması ile mülga 36. maddenin “Yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanan sigortalılara en son prim ödediği gelir basamağında en az bir tam yıl prim ödemesi koşuluyla bulunduğu basamağın % 70'i oranında aylık gelir hesaplanır. Bulunduğu gelir basamak primini bir yıl ödememişse, bir önceki basamak üzerinden aylık gelir hesaplanır. Bu oran 25 yıldan fazla prim ödenmiş olması halinde fazla olan her tam yıl için % 1, kadın ise 50, erkek ise 55 yaşlarından sonra sigortalılığa devamda, fazla olan her tam yaş için de ayrıca % 1 artırılır. 35 nci maddenin (c) fıkrasına göre bağlanacak aylıklarda ise primi ödenmemiş 25 yıldan az her tam yıl için % 1 indirim yapılır.” hükmü gözetilmeli, 01.01.2000 sonrası aylık bağlama oranının belirlenmesi için ise, 4447 sayılı Kanunla değişik anılan maddenin “Aylık bağlama oranı, sigortalının toplam sigortalılık süresinin ilk on tam yılının her bir yılı için %3,5 takip eden onbeş tam yılın her bir yılı için %2 ve yirmibeş yıldan fazla her bir tam yıl için %1,5 oranlarının toplamıdır.” hükmü nazara alınmalıdır. B aylığının tespitinde esas alınan "Ağırlıklı Ortalama" hesabında ise 01.01.2000 tarihi ile tahsis tarihi arasındaki sigortalılık sürelerine yönelik basamaklar ve bu basamaklardaki bekleme süreleri üzerinden 01.07.2003 tarihli gelir tablosundaki karşılığı tutarlar gözetilerek ağırlıklı ortalama bulunmalıdır. Bu şekilde belirlenecek aylık bağlama oranları ile hesap edilen aylıklarının toplamı, 01.07.2003 tarihi itibarıyla aylık miktarını oluşturur. Bu tutara 2003 yılı Ocak ayından itibaren ödenmesi gereken sosyal destek ödemesi tutarından 2003 yılı Temmuz ayına kadar kümülatif TÜFE oranı kadar düşüldükten sonra kalan miktarın eklenerek 2004 yılı Ocak ödeme döneminden 2007 yılı Temmuz dönemi dahil aylıklara uygulanan artışlar uygulanmak suretiyle yaşlılık aylığı 2008 yılı Ocak dönemine, sonrasında, 2008 yılı dahil olmak üzere tahsis talep tarihine kadar geçen yıllar için, her yıl gerçekleşen güncelleme katsayısı ile çarpılarak tahsis talep yılının ocak ayına taşınır. Bu aşamadan sonra 01.10.2008 sonrası sigortalılık süreleri esas alınarak 5510 sayılı Yasanın 29. Maddesi gereği aylık hesabı yapılmalıdır. Anılan yasal düzenlemeye göre Aylık= Ortalama Aylık Kazanç x Aylık Bağlama Oranı formülüne göre hesaplanır. Ortalama Aylık Kazanç ise 2008 yılı Ekim ayı (dahil) ve sonraki her yıla ait prime esas kazancın, ait olduğu yıldan itibaren aylık talep tarihine kadar geçen yıllar için, her yıl gerçekleşecek güncelleme katsayısı ile güncellenerek bulunan kazançlar toplamının, 2008 yılı Ekim ayı (dahil) sonrası prim ödeme gün sayısına bölünmek suretiyle hesaplanan ortalama günlük kazancın 30 katıdır. Burada prime esas kazanç tutarının belirlenmesi üzerinde durmakta fayda vardır. Bilindiği gibi 5510 sayılı Kanun'un 80 inci maddesinin 2 nci Fıkrası hükmüne göre “4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançları aşağıdaki şekilde belirlenir. a) Aylık prime esas kazanç, 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırı ile üst sınırı arasında kalmak şartı ile kendileri tarafından beyan edilecek günlük kazancın otuz katıdır. Bu sigortalılar tarafından Kurumca belirlenen sürelerde aylık prime esas kazanç beyan edilir. Beyanda bulunmayan sigortalıların aylık prime esas kazancı, prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katı olarak belirlenir. b) Sigortalı aynı zamanda işveren ise aylık prime esas kazancı, çalıştırdığı sigortalıların prime esas günlük kazancının en yükseğinin otuz katından az olamaz. …”. Anılan hüküm çerçevesinde 01.01.2009 tarihi sonrası dönem yönünden sigortalı tarafından beyan edilen günlük kazanç belirlenmeli, beyan bulunmadığı takdirde prime esas günlük kazanç alt sınırı esas alınarak prime esas aylık kazanç tutarı tespit edilmeli, 01.10.2008-01.01.2009 tarihleri arasındaki dönem yönünden ise, prime esas kazanç beyan edilmemesi hâlinde, sigortalının daha önce bulunduğu en son gelir basamağına karşılık gelen tutar esas alınarak prime esas kazanç tespit edilmelidir. Aylık bağlama oranı, sigortalının malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi geçen toplam prim ödeme gün sayısının her 360 günü için % 2 olarak uygulanır. Bu hesaplamada 360 günden eksik süreler orantılı olarak dikkate alınır. Ancak aylık bağlama oranı % 90'ı geçemez. 30.04.2008 tarihi ve öncesi sigortalılığı bulunup Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce 3600 prim gün sayısını doldurmamış olan sigortalıların yaşlılık aylığı bağlama oranının hesabında, sigortalının Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten sonra geçen ve Kanun'un yürürlük tarihinden önceki prim gün sayısını 3600 güne tamamlayan hizmet sürelerinin her 360 günü için % 3 oranı esas alınır. Açıklanan yöntemle hesaplanan yaşlılık aylığı; sigortalının fiili çalışma süreleri için prime esas günlük kazanç alt sınırları dikkate alınarak, talep yılına ait Ocak ayı itibariyle belirlenen ortalama aylık kazancının % 35’inden, sigortalının talep tarihinde bakmakla yükümlü olduğu eşi veya çocuğu varsa % 40’ından az olamaz. Bulunan tutarın 01.10.2008 sonrası prim gün sayısına orantılı bölümü alınarak kısmi aylık (B) hesap edilecektir. Sigortalının aylığı (A) ve (B) kısmi aylıklarının toplamından oluşur. Bu şekilde bulunan tutar, tahsis talep yılının ocak ayındaki aylık tutarıdır. Bulunan miktarın tahsis tarihine göre ocak ve temmuz ödeme dönemlerinde uygulanan artış oranları kadar arttırılması sonucu tahsis tarihindeki aylık miktarı belirlenir. Eldeki davada ise Bölge Adliye Mahkemesince davacı hakkında yurt dışında geçen hizmetlerin basamak intibakında değerlendirilmesi ile aylığın yeniden belirlenmesi gerektiğine ilişkin yaklaşım yerinde ise de, davacının basamak seyri ile borçlanma ile elde edilen hizmetler nedeniyle 29.01.2003 tarihi itibari ile olması gereken basamak ve 30.09.2008 tarihine kadar olması gereken basamak nedeniyle fark prim borcu doğup doğmayacağı hususları, öncelikle davalı Kurumdan sorularak belirlenmeli, kurumca cevap verilmemesi veyahut verilen cevaba davacının itirazı olması halinde yukarıda açıklanan yasal hükümler gereğince basamak belirlenmesi ve bu basamağa göre davacının ödemesi gereken yapılandırma ve basamak farkı olup olmadığı hususu irdelenmeli ve sonucuna göre basamağın değişmemesi halinde şimdiki gibi değişmesi halinde ise değişen basamak ve verilecek kesin süre ile farklarının davacı tarafından ödenmesinden sonra ödeme tarihini takip eden aybaşından itibaren aylığın yükseltilmesi gereği dikkate alınmalıdır. Kabule göre de davacı hakkında 29.01.2003 tarihinde 13. Basamak olduğu kabul edilmesine rağmen aylığın bağlandığı 01.07.2011 itibari ile davacıya hangi basamaktan ne miktarda aylık bağlanması gerektiği belirlenmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/645, K. 2023/10566, T. 31.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2022-645-e-2023-10566-k-53f83c449cde