Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/11249 E. 2023/12008 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/11249
Karar No
2023/12008
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/2801 E., 2020/2238 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/955 E., 2018/393 K.

Taraflar arasında iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı ve davalı ... Metal San. ve Tic A.Ş. vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı ve davalı ... Metal San. ve Tic A.Ş. vekilleri tarafından duruşma istemli temyiz edilmesi üzerine, duruşma talebi kabul edilmekle taraflar için tayin edilen 07.06.2022 duruşma günü için yapılan tebligatlar üzerine duruşmalı temyiz eden davacı adına Av. ... geldiği, davalılar adına gelen olmadığı görüldükten gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek, aynı gün yapılan incelemede; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1.Davacı vekili asıl dosyanın dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacının davalının iş yerinde postabaşı olarak çalışmakta iken 02.08.2014 tarihinde İş kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde davacının sol el ve kolundan yaralandığını, meydana gelen kazada davalı işyerinin kusurlu olduğunu, müvekkilinin uğradığı maddi zarar için fazlaya ilişkin haklan saklı kalmak koşulu ile şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile 150.000.00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek faizi ile birlikte davalı ... Metal San. ve Tic A.Ş'den tahsilini talep ve dava etmiştir.

2.Davacı vekili birleşen dosyanın dava dilekçesinde özetle; aynı iş kazası olayı ile ilgili ... Sigorta A.Ş.'ni davalı olarak göstererek 1.000,00 TL maddi tazminat ile 150.000.00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsilini talep ve dava etmiştir.

3. Davacı vekili yargılamanın devamında sunduğu 23.03.2018 tarihli dilekçesiyle asıl ve birleşen dosyadaki maddi tazminat istemlerini 576.453,48 TL'ye artırmıştır.

II. CEVAP 1. Asıl dosya davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davalının işyerinde gerekli tedbirleri aldığını, kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, davacı tarafın kendi ağır kusuru ile kazaya sebebiyet verdiğini, beyanla davanın reddini talep etmiştir.

2. Birleşen dosya davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; SGK tarafından açılan Kayseri 1.İş Mahkemesinin 2017/447 Esas sayılı davanın derdest olduğunu, poliçe üst limitinin maddi manevi tazminat için 400.000 TL olduğunu, ceza soruşturması varsa beklenmesini, sürekli iş göremezlik derecesinin tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, SGK ödemelerinin düşülmesi gerektiğini kazalının elde ettiği yararların indirilmesini, tazminat miktarının yüksek olduğunu ve açık olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; “Davacının Kayseride faaliyet gösteren ... Metal San. ve Tic. A.Ş şirketi çalıştığı, tel çekme makinesinde çalışırken sol el ve sol kolundan yaralanması ile sonuçlanan iş kazası olduğu, davacının %46 oranında maluliyetinin oluştuğu, mahkemizce uygun bulunan kusur raporuna göre meydana gelen iş kazasında davalı şirket ... Metal A.Ş nin %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Dosya maddi tazminat hesabı için bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi raporu alınmış, bilirkişi İbrahim Toksöz tarafından tanzim edilen 09.02.2018 havale tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak davalı şirket yönünden; Davacının net maddi zararının 576.453,48 TL tazminatının bulunduğu yönünde rapor verilmiştir. Davalı ... şirketinin cevap dilekçesinde ibraz ettiği sigorta poliçesi gereğince tazminatın 400,00,00 TL'lik kısmı ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, davanın kısmen kabulü ile meydana gelen iş kazası sonucu oluşan cismani zarardan dolayı Davacının manevi tazminat talebine ilişkin olarak; olayın oluş şekline, müterafik kusur oranlarına ve meydana gelen elem ve ıstırabın derecesine, tarafların sosyal ve ekonomik durumuna, paranın alım gücüne özellikle 26.6.1966 gün ve 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme kararının içeriğine ve öngördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçimine, oranına, niteliğine hak ve nefaset kurallarına göre ve ayrıca taraflarda zenginleşme aracı oluşturmayacak şekilde 60,000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.” gerekçeleriyle “Mahkememiz asıl ve Birleşen Kayseri 2. İş Mahkemesinin 2016/441 Esas sayılı davasında kısmen kabulüne; Hesaplanan 576.453,48 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 02.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (tahsilde tekerrür olmamak üzere, davalı ... Anonim Türk Sigorta Şirketinin 400.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olduğunun ve bu davalı yönünden faiz başlangıç tarihinin 18.10.2016 tarihi olarak belirlenmesine, ) 60.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 02.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, yasal kesintilerin ödeme anında dikkate alınmasına,” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... Metal San. ve Tic A.Ş vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı işçinin kaza anında 37 yaşında olduğunu ve kaza nedeni ile % 46 oranında malul kaldığını, kazanın meydana gelmesinde davalı işverenin %100 kusurlu olduğunu,buna rağmen belirlenen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı ... Metal San. ve Tic A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle;davalı işveren için belirlenen kusur oranının yanlış olduğunu, dinlenen tüm tanıklar ve dosya içerisinde mevcut delillerden işçilere iş güvenliği ile ilgili eğitimlerin verildiğini, hali hazırda şirkette iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarının bulunduğunu, güvenlikle ilgili tüm ekipmanların işçilere verildiğini, uyarıcı önleyici levhaların işyerinde bulunduğunu, yine ustabaşıların da işçileri her daim gözetim ve denetim altında tuttuğunu, davacının 15 yıldır tel çekme makinesinde çalışan meslek lisesi mezunu tecrübeli çalışan olduğunu, davacı işçinin aynı zamanda ustabaşı olması sebebiyle diğer işçileri denetim ve kontrol yükümlülüğü de bulunduğundan iş sağlığı ve güvenliği hususunda nelere dikkat edilmesi gerektiğini diğer işçilere nazaran daha iyi bildiğini, kazanın meydana geldiği makinede daha önceden hiç kaza olmadığını, hali hazırda makine ile ilgili bir kusur da söz konusu değilken davalı şirketin tam kusurlu bulunmasının ve bu kusur oranına göre tazminat belirlenmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı işçinin dalgın ve ağır kusurlu olmasına rağmen hatalı kusur raporu düzenlendiğini, manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Dava konusu iş kazasının 02.08.2014 tarihinde tel çekme makinesinde meydana geldiği, bu makinede günde 3-4 kez ısı ölçümü yapıldığı, makinenin bloklardan oluştuğu, her bir bloğun içinde döner silindirler bulunduğu, önceden makineyi durdurup ölçüm yapıyorlarken bu yöntem verimi- üretimi yavaşlatıyor diye sonradan işverenin makine üzerinde delik açtırıp, ısı ölçeri silindire doğru elle uzatıp ölçüm yapmalarının istendiği, davacı işçinin on beş yıllık deneyimli işçi olduğu, işverenin istediği şekilde ölçümü yaptığı sırada kazaya uğradığı, sol kol ve elinden yaralandığı, malüliyet oranının % 46 olduğu anlaşılmaktadır. Tel çekme makinesinin orjinal halini değiştirip, güvensiz hale getiren, gerekli iş güvenliği tedbirini almayan işverenin iş teftiş - tahkikat raporunda da belirtildiği gibi, A sınıfı iş güvenliği uzmanı ve makine mühendisi olan üçlü bilirkişi heyeti tarafından da % 100 kusurlu kabul edilmesinin olaya uygun olduğu anlaşılmış olup kusur oranına yönelik istinaf talebi yerinde değildir. Kaza anında işçinin yaşına, maluliyet oranına ve dava tarihi itibariyle sosyo ekonomik durumuna göre hüküm altına alınan 60.000,00 TL manevi tazminat miktarının makul olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. " gerekçeleriyle "Davacı ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... Metal San. ve Tic A.Ş. vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle: Hesaba esas ücret olarak toplu iş sözleşmesinin dikkate alınması gerektiğini, müvekkilinin ... Sendikası üyesi olduğunu, buna göre kaza tarihinden bugüne kadar yürürlükteki toplu iş sözleşmelerinin uygulanmasının kamu düzeni gereği olduğunu hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu, müvekkilinin tespit edilmesi gereken sürekli iş göremezlik oranının %46 oranından daha fazla kabul edilmesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı ... Metal San. ve Tic A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; Hükme esas alınan tek kusur raporuna itibar edilerek müvekkiline %100 oranında kusur yüklenmesinin kabul edilemeyecek olduğunu, davacıya iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verildiğini bu durumun davacı tanıklarınca da doğrulandığını, davacıya kişisel koruyucu donanım teslim edildiğini, iş yerinde uyarıcı levhaların bulunduğunu, makine üzerinde acil stop butonları bulunduğunu, usta başlarının çalışılan her an denetim ve gözetimde bulunduğunu, rücu davasında %80 kusurun müvekkiline verildiğini, çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının kazadan sonra müvekkili şirkette çalışmaya devam ettiğini, sürekli iş göremezlik oranına itirazın karşılanmadığını, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğunu

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sigortalının iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk "Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, " Tazminattan sorumluluk ve maddi tazminatın belirlenmesi noktasında" 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 ve 114 üncü maddesi delaletiyle 49, 50, 51, 52, 53, 54 ve 55 inci maddeleri, "Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleri, İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler bakımından işyerinin nitelik ve kapsamına göre 4857 sayılı İş Kanun'un 77 nci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu maddeleri, "Usuli kazanılmış hak" yönünden 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile 09/05/1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile "Manevi tazminatın miktar ve kapsamı" yönünden 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 56 ncı maddesi ve 22.06.1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır.

3. Değerlendirme A) Davacı ve davalı ... Metal San. Ve Tic A.Ş vekillerinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen maddi tazminat istemine ilişkin kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere özellikle davacının maddi tazminatın hesabında sendikal ücretin dikkate alınmasına yönelik itirazını hesap bilirkişi raporunun davacı vekiline tebliği üzerine süresi içerisinde sunmamış olması ve istinaf sebebi olarak ileri sürmemiş olmasına göre, atlamalı kanun yolu incelemesinin hukuk düzenimizde kabul edilmemiş olması, davacı ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının ise Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde karşılanmış olması karşısında davacı ve davalı ... Metal San. ve Tic A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemesi nedeniyle maddi tazminata ilişkin hükmün onanmasına karar verilmiştir.

B) Davacı ve davalı ... Metal San. ve Tic A.Ş vekilinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Gerek olay tarihinden önce mülga olan 818 sayılı Borçlar Kanun'un 47 ve gerekse yargılama sırasında yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 56 ncı maddesinde hakimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene veya ölenin yakınlarına manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür.

3.Hakimin manevi zarar adı ile zarar görene veya ölenin yakınlarına verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.

4. Manevi tazminat davalarında, gelişmiş ülkelerde artık eski kalıplardan çıkılarak caydırıcılık unsuruna da ağırlık verilmektedir. Gelişen hukukta bu yaklaşım, kişilerin bedenine ve ruhuna karşı yöneltilen haksız eylemlerde veya taksirli davranışlarda tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranlarda manevi tazminat takdir edilmesi gereğini ortaya koymakta; kişi haklarının her şeyin önünde geldiğini önemle vurgulamaktadır.

5. Bu ilkeler gözetildiğinde; aslolan insan yaşamıdır ve bu yaşamın yitirilmesinin yakınlarında açtığı derin ızdırabı hiçbir değerin telafi etmesi olanaklı değildir. Burada amaçlanan sadece bir nebze olsun rahatlama duygusu vermek; öte yandan da zarar veren yanı da dikkat ve özen göstermek konusunda etkileyecek bir yaptırımla, caydırıcı olabilmektir.(HGK 23.6.2004, 13/291-370)

6. Dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere göre somut olayda; davalı şirkete ait fabrikada, koltuk ve kanepe imalatında kullanılmak üzere çelik tel ve yay imalatı yapıldığı bu üretim kapsamında, hammadde olarak iş yerine gelen 5,5 mm çapındaki çelik telin, tel çekme makinesinde ortalama 2 mm çapına kadar inceltildiği, inceltme işlemi sırasında çelik telin ısıtılması gerektiği, ancak ürünün kalitesi açısından sıcaklığın kontrol altında tutulması gerektiği, bu kapsamda kazanın gerçekleşmesinden önce tel çekme makinelerinin gövdesine bu makinede fiziken mevcut olmayan pencere açıldığı ve işçilere dijital termometreyi çalışan makine içerisine uzatarak ölçüm yapmalarının istendiği, davacın da işyerinde postabaşı olarak çalışmaktayken bu iş kapsamında makine gövdesine açılan pencereden elini makine içerisindeki silindirlere doğru uzatarak termometre ile sıcaklık ölçümü yaptığı esnada, sol elinin koluna kadar tel sarılmak suretiyle davaya konu iş kazasına uğradığı olayın gerçekleşmesinde SGK Müfettişi tarafından düzenlenen raporda ve bu dosya kapsamında bilirkişi heyetinden alınan 04.04.2017 tarihli raporda davalı ... şirketinin %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, davalı tarafça SGK tarafından açılan rücu davası dosyasında alınan raporda davacıya %20, müvekkiline %80 kusur verildiği iddia edilerek itirazda bulunulmuş ise de, delil durumuna göre tespit edilen olayın gerçekleşme şekli kapsamında iş bu dava dosyasındaki kusur kabulünün iş kazasının gerçekleşme şekline uygun düştüğü anlaşılmaktadır. Davacının sürekli iş göremezlik oranının SGK Kurum Sağlık Kurulunun 07.06.2016 tarihli raporunda %31 olarak tespit edildiği ve 16.12.2017 tarihine kontrol muayenesi öngörüldüğü, 15.01.2018 tarihli raporda ise davacının sürekli iş göremezlik oranının 07.12.2017 tarihinden itibaren artma kaydıyla %46'ya ulaştığı ve kontrol kaydının kaldırıldığı anlaşılmaktadır.

7.Mahkemece olayın gerçekleşme biçimi, müterafik kusur oranı, davacının duyduğu elem ve ıstırabın derecesi ile sosyal ekonomik durumlar gerekçe gösterilerek davacı lehine 60.000,00 TL tutarında manevi tazminata hükmedilmiş ise de; yukarıda tarif edilen olayın gerçekleşme şekli ile olayda davacının müterafaik oranda kusurunun bulunmadığının anlaşılması, özelikle davacının iş kazası nedeniyle yaralanmanın niteliği ve takip eden tedavi süreci (geçici iş göremez olarak kaldığı süre), sürekli iş göremezlik oranı ile taraf kusur oranları gözetildiğinde hükmedilen manevi tazminatın az olduğu anlaşılmaktadır.

8. Bu açıklamalar doğrultusunda mahkemece yapılacak iş, davacının iş kazasına uğraması nedeniyle açıklanan sebeplerle, duyduğu şiddetli elem ve ızdırabı tazmin ile yeterli hakkaniyete uygun miktarda manevi tazminata hükmetmekten ibarettir.

9. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

10.O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve istinaf itirazlarının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen kararı bozulmalıdır .

VI. KARAR: 1.Maddi Tazminat hükmü yönünden; davacı ve davalı vekillerinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının reddiyle maddi tazminat hükmünün ONANMASINA,

2. Manevi tazminat hükmü yönünden; a) Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

b) Davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddiyle İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgilisine iadesine

Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgiliden alınmasına,

Dairemizde icra edilen duruşmada davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olması nedeniyle 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı ... Metal San. ve Tic A.Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/11249, K. 2023/12008, T. 28.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2022-11249-e-2023-12008-k-948b687ae9de