Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2021/9255 E. 2024/1551 K. – İş Kazasından

Konu: İş Kazasından Kaynaklı Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/9255
Karar No
2024/1551
Karar Tarihi
Konu
İş Kazasından Kaynaklı Maddi Ve Manevi Tazminat

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1069 E., 2021/1644 K. KARAR : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 17. İş Mahkemesi SAYISI : 2014/60 E., 2020/305 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ...Ş vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ...Ş vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve davalı ...Ş vekili tarafından, tavzih kararı ise davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, davacının 16.10.20211 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının davalının daimi işçisi olmadığını, iş kazasının diğer davalı ...'ın uyuması sonucu meydana geldiğini, sürekli iş göremezlik oranını kabul etmediklerini, sigorta şirketinin ödediği paranın mahsubu gerektiğini, davalının tedavi giderlerini karşıladığını, davacıya araç alınması için para verdiğini, davalı tarafından yapılan ödemelerin dikkate alınması gerektiğini savunmuştur. 2.Davalı ...Ş vekili cevap dilekçesinde özetle,.... plakalı aracın kaza tarihinde müvekkili tarafından sigortalanmış olduğunu, davacı tarafından Ankara 13. İş Mahkemesinde açılan 2012/306 E. sayılı dava dosyasında hesaplanan maddi tazminatın ferileriyle birlikte 194.860,00 TL olarak ödendiğini, bu nedenle mahkemeye feragat dilekçesi verildiğini, müvekkili sigorta şirketi tarafından poliçe limiti dahilinde ödeme yapılmış olması nedeniyle maddi tazminatın müvekkili yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. 3.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle, işi bitirdikten sonra işverenin talimatı üzerine uykusuz şekilde yola çıktıklarını, kazanın uykusuzluk ve yorgunluktan kaynaklandığını, kusurun işverende olduğunu, manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, davacılardan anne ve babanın maddi tazminat taleplerinin sübut bulmadığından reddine, davacı ... için 719.113,16 TL maddi, davalı ... şirketinin sorumluluğu 5.140 TL ile sınırlı olmak üzere, 324 TL tedavi gideri (sigorta şirketi sorumlu olmamak üzere), 100.000 TL manevi tazminata, davacı anne ve baba için ayrı ayrı 30.000 TL manevi tazminata (sigorta şirketi sorumlu olmamak üzere), davacı kardeş için 6.000 TL manevi tazminata (sigorta şirketi sorumlu olmamak üzere, birleştirilen bakıcı gideri dosyasında ise % 25 indirimli 1.200.799,35 TL (sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti dahilinde) olmak üzere karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ...Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle, davacı tarafından daha önce aynı talebe ilişkin olarak Ankara 13. İş Mahkemesinin 2012/306 E. sayılı dava dosyası ile müvekkili aleyhine dava ikame edildiğini, taraflar arasında sulh protokolü düzenlendiğini ve davacının müvekkilini açıkça ibra ettiğini, davanın feragatle sonuçlandığını, sulh protokolü gereği ibranamenin geçerli olduğunu, yeniden dava açılmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, fahiş farkın değerlendirilmesinde toplam zarar değil poliçe limitinin dikkate alınması gerektiğini, bakıcı giderinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması gerekirken müvekkilinin sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, bakıcı giderinden %50 oranında indirim yapılması gerektiğini, davacının araç içinde klimaların üzerinde yolculuk etmesi nedeniyle müterafik kusurunun bulunduğunu, davacı vekilinin 11.11.2019 tarihli dilekçesi ile talebini arttırdığını ve arttırdığı tutar bakımından davalı ... şirketini hariç tuttuğunu, kusur konusunda iş kazası inceleme raporu ile Mahkeme raporu arasında çelişki bulunduğunu, gerekçeli kararın eksik inceleme sonucu yetersiz olduğunu, sigorta şirketi yönünden faizin temerrüt tarihinden başlatılması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ...'a velayeten kendilerine asaleten anne ve babası olan davacılar ... ve ... tarafından açılan, davacı ... için sürekli iş göremezlikten kaynaklı maddi ve manevi tazminat, tedavi gideri, kendileri için ayrı ayrı manevi tazminat talepli davayı davalılar işveren Yeni ... Klima ve ... Sigorta Şirketine karşı Ankara 13. İş Mahkemesinin 2012/306 E. sayılı dava dosyası ile açtıkları, davacı ...'in iş kazası geçirdiği 06 DA 9097 plakalı aracın işveren adına kayıtlı ve kaza tarihinde davalı ... şirketine ZMMS kapsamında sigortalandığı, yargılama aşamasında davacı ... adına anne ve babası olan davacılar ile sigorta şirketi vekili arasında 06.08.2012 tarihli "Sulh Protokolü ve İbraname" isimli belgenin düzenlendiği ve dosyaya ibraz edildiği, davalı ... tarafından maddi tazminat talebi karşılığı için 194.860,00 TL ödeme yapıldığı, davacıların da sigorta şirketine karşı davalarından feragat edeceğinin kararlaştırıldığı ve ödeme karşılığı sigorta şirketini ibra ettikleri, davacıların Mahkemeye ibraz ettikleri 04.09.2012 tarihli dilekçe ile davalı ... yönünden davadan feragat ettiklerine ilişkin beyanda bulundukları, 04.02.2013 tarihinde davanın takipsiz bırakıldığı, 31.05.2013 tarihinde açılmamış sayılmasına karar verildiği, olayın davalı işverenin işyerinde çalışmakta olan iki işçi ile birlikte davacının da klima montaj işi için Eskişehir'e işveren tarafından işverene ait 06 DA 9097 plakalı araç ile gönderildiği işverenin talimatı ile işleri biter bitmez yorgun ve uykusuz şekilde geri dönmelerinin istendiği, araçta 3. kişiye yer olmaması nedeniyle davacı ...'in aracın arkasında yüklü eşyaların yanında seyahat ettiği sırada aracı kullanan davalı işveren işçisi ...'ın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle meydana geldiği ve kaza nedeniyle davacı ...'in %100 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, SGK inceleme raporunda kaza nedeniyle davalı işverene %45, olay esnasında tehlikeli olduğunu bildiği hareketi yapması nedeniyle davacı ...'e %5, aracı kullanan ...'a %50 kusur izafe edildiği, Mahkemece aldırılan 04.02.2019 tarihli kusur heyet raporunda davalı işverenin %60, aracı kullanan işçi ...'ın %40 oranında kusurlu olduğu, davacının kaza tarihinde 15 yaşında olması Ankara'ya dönebilmek için daha güvenli bir yolculuk yapabilecek kararları alma konusunda inisiyatif kullanabilecek durumda olmaması nedeniyle atfı kabil kusuru bulunmadığı değerlendirilmesi yapıldığı, davacı işçi...'in kaza tarihindeki yaşı ve velayet altında bulunduğu hususları dikkate alındığında Mahkemece aldırılan kusur raporundaki davacının kusurunun bulunmadığına ilişkin değerlendirmeye Dairece iştirak edildiği, inceleme raporundaki atfedilen kusur oranın azlığı da dikkate alındığında çelişkinin bulunmadığı, davacı ...'in kazada kusurunun bulunmadığı kabulünde bir aykırılık görülmediği, davalı ... vekili tarafından yukarıda bahsedilen daha önce açılan dava dosyası kapsamında davacılarla aralarında akdedilen "sulh protokolü ve ibraname" isimli belgeyi ve ödeme dekontunu dosyaya ibraz ettiği, davalı ... tarafından dosyaya ibraz edilen dekontla davacı ... adına protokolde kararlaştırılan 194.860,00 TL'nin 15.08.2012 tarihinde bankaya yatırıldığının belirlendiği, Mahkemece hükme esas alınan 07.10.2020 tarihli hesap bilirkişi raporunda "ödeme tarihi itibariyle" davacı ...'in sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi zararının hesaplandığı, ... sigorta tarafından maddi zarar karşılığı ödenen miktarın davacı ...'in maddi tazminatının karşılanma oranı dikkate alınarak davacı ...'in maddi zararının karşılandığı ve davacılar tarafından verilen ibranamenin TBK 420 nci maddesi uyarınca geçerli olduğu, sulh protokolü ve ibranameye itibarla sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiğinin değerlendirildiği, davalı ... ile diğer davalılar arasında müteselsil sorumluluk bulunduğundan maddi zararın ödeme nedeniyle son bulması nedeniyle diğer davalıların da maddi tazminata ilişkin sorumluluğun sona ereceği değerlendirilmekle bu davalılar yönünden de maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiğinin değerlendirildiği, aksi kabulün borç ifa edildiğinden ortadan kalkmakla mükerrer ödemeye neden olacağı, SGK tarafından gönderilen bilgi ve belge ile davacının %100 sürekli işgöremezliği nedeniyle davacı ...'in başka birinin sürekli bakımına muhtaç olduğu tespit edildiğinden hükme esas alınan 07.10.2020 tarihli hesap raporu ile bakıcı gideri hesabı yapıldığı, emsal içtihatlarda belirtildiği gibi bakıcı giderinin sigorta poliçesinin kişi başı tedavi masrafına ilişkin teminatı kapsamında olduğu ve davalı ... şirketinin kaza tarihindeki poliçe limiti olan 200.000 TL ile sınırlı olarak bakıcı giderinden sorumlu tutulmasında bir aykırılık bulunmadığı, Mahkemece yapılan %25 oranında yapılan bakıcı gideri hakkaniyet indiriminde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak davalı ... şirketinin kaza tarihinde temerrüde düşmediğinden bakıcı gideri yönünden alacağa kaza tarihinden faiz işletilmesinin hatalı olduğu, davacının bakıcı gideri ile ilgili davasını 09.11.2020 tarihinde açtığı (Birleştirilen Ankara 32. İş Mahkemesinin 2020/786 E. sayılı dava dosyası) daha önce temerrüde düşürüldüğü tespit edilemediğinden sigorta şirketi yönünden faizin belirtilen dava tarihinden işletilmesi gerektiği gerekçesiyle, davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.2 maddesi gereğince kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, maddi tazminat talepleri açısından; davacılardan baba ... ve anne ... açısından maddi tazminat davalarının ayrı ayrı reddine, davacı ... açısından sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat davasının reddine, tedavi gideri talebi açısından 324,00 TL'nin davalılardan Yeni ... Klima Isıtma Soğutma Sistemleri İnşaat Turizm San. Tic. Ltd. Şti. ve ... 'dan 16.10.2011 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tedavi gideri talebinin davalılardan ... Sigorta A.Ş açısından reddine, davacı ...'ın bakıcı gideri talebi açısından 07.10.2020 tarihli uzman bilirkişi raporuyla belirlenen 1.601.065,80 TL'den yerleşik Yargıtay kararlarına göre takdiren %25 oranında indirim yapılarak belirlenen 1.200.799,35 TL'nin, davalı ... şirketinin sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlı olmak ve faizin birleştirilen dava tarihi 09.11.2020 tarihinden itibaren işletilmek üzere yasal faiziyle davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminat talepleri açısından; davacılardan ... için takdiren 100.000,00 TL, davacılardan baba ... için takdiren 30.000,00 TL, davacılardan anne Zeynep Bayram için takdiren 30.000,00 TL, davacılardan kardeş Metehan Bayram için takdiren 6.000,00 TL manevi tazminatların davalılardan Yeni ... Klima Isıtma Soğutma Sistemleri İnşaat Turizm San. Tic. Ltd. Şti. ve ...'dan 16.10.2011 kaza tarihinden yasal faiziyle birlikte müteselsilen alınarak bu davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, karar verilmiştir. 2. Davalı ... vekili tarafından 17.06.2021 tarihinde verilen tavzih dilekçesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen tavzihe ilişkin ek kararı ile "Hüküm fıkrasının 2 nolu bendindeki "Davacı ...'ın bakıcı gideri talebi açısından 07.10.2020 tarihli uzman bilirkişi raporuyla belirlenen 1.601.065,80 TL'den yerleşik Yargıtay kararlarına göre takdiren %25 oranında indirim yapılarak belirlenen 1.200.799,35 TL'nin davalı ... şirketinin sorumluluğu poliçe limiti olan 200.00 TL ile sınırlı olmak ve faizin birleştirilen dava tarihi 09.11.2020 tarihinden itibaren işletilmek üzere yasal faizi ile davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine," şeklinde açıklanarak poliçe limiti yazılmıştır. 4-Harç yönünden başlığı altında a bendinde yazılan; "Kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 93.388,19 TL harçtan davacılar tarafından asıl dava, ıslah ve birleştirilen dava nedeniyle yatırılan toplam 11.534,79 TL harç ile davalı ... vekili tarafından yatırılan 3.505,00 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 78.348,40 TL harcın davalı ... şirketinin sorumluluğu 10.157,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere, davalılardan müteselsilen alınarak Hazineye irad kaydına," şeklinde açıklanarak harçtan sorumluluğu belirlenmiştir. b bendinde yazılan "Davacılar tarafından peşin yatırılan 11.534,79 TL harcın davalı ... şirketin sorumluluğu olan poliçe limitini aşmadığından davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, şeklinde tavzih edilerek sigorta şirketinin sorumluluğu belirlenmiştir. 5-Maddi Tazminat yönünden başlığı altında c bendinde; "Bakıcı giderinden kaynaklanan kabul edilen miktar üzerinden 75.142,98 TL vekalet ücretinin, davalı ... şirketinin sorumluluğu poliçe limiti dahilinde 22.450,00 TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan müteselsilen alınarak davacı ...'a ödenmesine" şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun miktarı belirlenmiştir. 7-Yargılama Gideri yönünden başlığı altında a bendinde; "Davacılar tarafından İlk Derece Mahkemesinde yapılan toplam 2.159,10 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre 971,59 TL yargılama giderinin davalılardan müteselsilen alınarak davacılara verilmesine kalanın üzerinden bırakılmasına şeklinde tavzih edilerek sigorta şirketinin poliçe limitini aşmadığından sorumluluğu sınırlandırılmamıştır" şeklinde karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen tavzih kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili asıl hükme ve tavzih kararına karşı temyiz dilekçesinde özetle; davalı tarafından süresinde cevap dilekçesi verilmediği gibi duruşmaları da takip etmediğini, sigorta şirketinin poliçe limitlerinde sorumlu olduğu tutarlara bir bütün olarak bakılması gerektiğini ve yapılan ödeme ile sorumluluk tutarları arasında fahiş bir fark bulunup bulunmadığının değerlendirilmesini, Bölge Adliye Mahkemesinin, sorumlulukları ayrı ayrı değerlendirerek davalı iddialarını da aşar biçimde bir inceleme yaptığını, hatalı bir karar verdiğini, sigorta şirketinin poliçede yer alan tüm sorumluluğuna ilişkin ibraname imzalattığı tarihte ...'ın %90 özürlü olduğunu bildiğini, müvekkillerinin iradesinin sakatlandığını, feragat iradeleri olmadığını, sigorta şirketinin tedavi giderleri klozu kapsamında bakıcı giderinden sorumlu olduğunu müvekkillerinden gizlediğini, bakıcı gideri bakımından hükmedilen faiz başlangıcının ve faiz oranının yerinde olmadığını, tavzih kararında davalı ... Şirketine karar ile yüklenen borçlarda sınırlandırmaya gidildiğini, bu hususun açık biçimde Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 305/2 nci maddesinde yer alan düzenlemeye aykırı olduğunu, tavzih yolu ile böyle bir sınırlandırma yapılamayacağını, kaldı ki tavzih kararı yazılırken maddi hata yapıldığını, davalı ... şirketinin sorumluluğunun 200,00 TL olarak yazıldığını, oysa sigorta şirketinin sorumluluğunun 200.000,00-TL olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebepler ile kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sigortalının iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğraması sonucu maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55 inci, 74 üncü ve 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar ve davalı ...Ş. vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, davacı sigortalının davalı işverenin işyerinde çalışmakta olan iki işçi ile birlikte klima montaj işi için Eskişehir'e işveren tarafından işverene ait .... plakalı araç ile gönderildiği, işverenin talimatı ile işleri biter bitmez geri dönmelerinin istendiği, araçta 3. kişiye yer olmaması nedeniyle davacı ...'in aracın arkasında yüklü eşyaların yanında seyahat ettiği sırada aracı kullanan davalı işveren işçisi ...'ın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle kazanın meydana geldiği, davacı sigortalının kaza nedeniyle % 100 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, SGK tarafından olayın iş kazası olarak kabul edildiği, hükme esas alınan kusur raporunda kazanın meydana gelişinde, davacı kazalının kusursuz, davalıların toplamda %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, İlk Derece Mahkemesince "davacı ... açısından maluliyeti nedeniyle karşılanmayan sürekli iş göremezlik zararı 719.113,16 TL'nin tamamından davalılardan Yeni ... Klima Isıtma Soğutma Sistemleri İnşaat Turizm San. Tic. Ltd. Şti. ve ..., 5.140,00 TL'lik kısmından tüm davalılar (davalılardan sigorta şirketinin poliçeden kalan sorumluluk miktarıyla sınırlı olmak üzere) 16.10.2011 kaza tarihinden yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine " şeklinde belirtilerek hüküm kurulduğu, işbu kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edildiği, istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesince davacı ... açısından sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat davasının reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. 3.Usuli kazanılmış hak kavramı, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir. 4.Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir.( ...nın 12.07.2006 T., 2006/4-519 E, 2006/527 K, 03.12.2008 T., 2008/10-730 E., 2008/732 K.) Usuli kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir. (09.05.1960 T., 21/9; 04.02.1959 gün 13/5 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı). 5.Somut uyuşmazlıkta; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın salt davalı ...tarafından istinaf edildiği göz ardı edilerek, diğer davalılar yönünden davacı ... lehine oluşmuş usuli kazanılmış hak ilkesi ihlal edilerek, İlk Derece Mahkemesince hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı gözetilmeden, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ... yönünden maddi tazminatın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. 6.Diğer taraftan, davacılarla davalı ...Ş. arasında 06.08.2012 tarihinde düzenlenen sulh protokolü ve ibraname başlıklı protokolün ve buna dayanarak yapılan ödemenin TBK 420/3 maddesi gereğince makbuz hükmünde olduğunun anlaşılması karşısında davalı şirketin ödenen miktar düşüldükten sonra sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi zarardan kalan 5.140,00 TL'den sorumlu olduğu halde davalı ... yönünden ve diğer davalıların da istinaf yoluna başvurmadıkları halde, bunlar açısından da alacağın İlk Derece Mahkemesi kararı gibi hüküm altına alınması gerekirken reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. 7. Davalı ...Ş.'nin kusur oranı yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinden ise; anılan sigorta şirketinin limitle sınırlı sorumlu olması ve kusur oranının hüküm altına alınan zararın miktarı dikkate alındığında değişmeyeceğinden davalı ... Şirketinin bu yöndeki temyizi sonuca etkili görülmemiştir. 8. Öte yandan, hükmün tashihi ve tavzihi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 304 üncü ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, 6100 sayılı HMK'nın 304 üncü maddesinde "(1) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, Mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. (2) Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir." şeklinde belirtilmiştir. Aynı Kanunu'nun 305 inci maddesinde de "(1) Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. (2) Hüküm fıkras ında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez." şeklinde hükmün tavzihi müesseseleri düzenlenmiştir. 9.Yukarıda yapılan açıklama doğrultusunda Mahkemece tavzihle hüküm fıkrasının değiştirilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. 10.Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 11. O halde, davacılar ve davalı ...Ş. vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır. VI. KARAR: Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ve tavzih kararının BOZULMASINA, 2.Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2021/9255, K. 2024/1551, T. 20.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2021-9255-e-2024-1551-k-a73d4140324a