Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2026/3871 E. 2026/12925 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/3871
- Karar No
- 2026/12925
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/613 E., 2025/628 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraatine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; Sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken beraatine karar verilmesi aleyhine Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 25.12.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde 7571 sayılı Kanun'un 25. maddesi ile yapılan değişiklikler de gözetilerek yapılan incelemede; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; ilk derece mahkemesi kararlarının bölge adliye mahkemesince hangi hallerde bozulmasına karar verileceğinin 5271 sayılı CMK’nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde belirtildiği; bu düzenlemeden de anlaşılacağı gibi bölge adliye mahkemesinin bozma kararı verebileceği haller davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının açıkça ihlalleri ile hükme müessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasır olup somut olayda; “tutanak tanıklarının beyanlarının alınması” gerektiğine ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin 27.10.2023 tarih, 2022/312 Esas ve 2023/1975 Karar sayılı bozma kararı ve bu karar üzerine verilen Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.12.2024 tarih, 2023/378 Esas ve 2024/513 Karar sayılı kararlarının, CMK'nın 7. maddesinde yer alan “Yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında görevli olmayan hakim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür” şeklindeki düzenleme de gözetilerek açıkça hukuka aykırı oldukları anlaşılmakla; ilk derece mahkemesinin ilk kararı ile ilgili olarak gerekiyorsa CMK'nın 280/2. maddesi hükmü de dikkate alınmak suretiyle istinaf incelemesi yapılıp hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, bozmayı gerektirmiştir.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin 13.03.2025 tarihli ve 2025/613 Esas, 2025/628 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.10.2026 tarihinde karar verildi.