Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/9279 E. 2024/16657 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/9279
Karar No
2024/16657
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi (sanık ... hakkında) SAYILARI : 2023/281 E., 2023/316 K. (sanık ... hakkında) 2019/286 E., 2020/468 K. (sanık ... hakkkında) SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER: 1. Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi (sanık ... hakkında) 2. Mahkûmiyet (sanık ... hakkkında) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: 1. Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması (sanık ... hakkında) 2. Onama (sanık ... hakkında; Tebliğname No:2021/6862) Sanık ... hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... hakkında ilk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bakırköy 2. Çocuk. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.07.2012 tarihli ve 2012/69 Esas, 2012/213 Karar sayılı kararı ile; sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 2.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi kararının, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 08.10.2018 tarihli ve 2015/9818 Esas, 2018/4070 Karar sayılı kararı ile; "Sanık ...’in beyanları üzerine ... hakkında soruşturma yürütülüp kamu davası açılması için Bakırköy C.Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu anlaşılmakla; söz konusu suç duyurusu sonucunda kamu davası açılıp açılmadığı, kamu davası açılmış ise yapılan yargılama sonucunda verilen hükmün kesinleşip kesinleşmediği, kesinleşmemiş ise her iki dosyanın birleştirilmesi, hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise dosyaların aslı yada onaylı fotokopileri temyiz denetimine olanak verecek şekilde getirtilip incelendikten sonra sanığın hukuki durumunun ve hakkında TCK'nın 192/3. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının tartışılıp değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. C. Bozma üzerine, Bakırköy 2. Çocuk. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.11.2019 tarihli ve 2018/380 Esas, 2019/332 Karar sayılı kararı ile Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/286 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/286 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. D. Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.11.2020 tarihli ve 2019/286 Esas, 2020/468 Karar sayılı kararı ile; 1. Sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 60,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir. E. Sanık ... müdafi tarafından Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.11.2020 tarihli ve 2019/286 Esas, 2020/468 Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurusu yapılması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 13.01.2022 tarihli ve 2021/105 Esas, 2022/49 Karar sayılı kararı ile, hükmün temyize tabi olduğu gerekçesiyle dosya incelenmeksizin İlk derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. F. Sanık ... müdafii tarafından Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.11.2020 tarihli ve 2019/286 Esas, 2020/468 Karar sayılı kararının temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca dosya her iki sanık hakkında birlikte incelenerek düzenlenen ve her iki sanık hakkındaki hükümlerin onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname (Tebliğname No:2021/6862) ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. G. Dairemizin 22.11.2022 tarihli ve 2022/5927 Esas, 2022/12136 Karar sayılı kararı ile; "5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 25. ve geçici 2. maddeleri uyarınca kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin, 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan karar uyarınca tüm yurtta 20/07/2016 tarihinde göreve başlamıştır. Sanık ... hakkında, Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 18/12/2012 tarihli 2012/69 esas ve 2012/213 sayılı kararıyla ‘’uyuşturucu madde ticareti yapma’’ suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 18/10/2018 tarihli, 2015/9818 esas ve 2018/4070 sayılı kararı ile ‘’Sanık ...’in beyanları üzerine ... hakkında soruşturma yürütülüp kamu davası açılması için Bakırköy C.Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu anlaşılmakla; söz konusu suç duyurusu sonucunda kamu davası açılıp açılmadığı, kamu davası açılmış ise yapılan yargılama sonucunda verilen hükmün kesinleşip kesinleşmediği, kesinleşmemiş ise her iki dosyanın birleştirilmesi, hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise dosyaların aslı ya da onaylı fotokopileri temyiz denetimine olanak verecek şekilde getirtilip incelendikten sonra sanığın hukuki durumunun ve hakkında TCK'nın 192/3. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının tartışılıp değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,‘’ gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, Bozma sonrası dosyalar hakkında verilen birleştirme kararından sonra Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin yapmış olduğu yargılama sonucunda; sanık ... hakkında ilk defa kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla istinaf kanun yoluna tabi olduğu ve istinaf incelemesi yapılmaksızın Dairemize temyiz incelemesi için gelmiş olduğunun anlaşılması karşısında, mercide yanılma nedeniyle CMK'nın 264. maddesi gözetilerek, Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından sanık ... hakkında verilen hükümle ilgili olarak yapılan istemin istinaf olarak kabulüyle, esası incelenmeyen dosyanın, ilk derece mahkemesince yetkili ve görevli Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, Sanık ... hakkında ise uyuşturucu madde ticareti yapma suçu ile ilgili dosyanın daha öncesinde Yargıtay temyiz aşamasından geçmiş olduğu anlaşıldığından, bağlantı nedeniyle sanık ... ile ilgili hükmün Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf incelemesi yapıldıktan sonra, sanık ... hakkındaki hükmün temyiz edilmesi durumunda sanık ... hakkındaki kararla birlikte, temyiz edilmemesi halinde ise sanık ... yönünden temyiz incelemesi yapılacağı için dosyanın kül halinde Yargıtay 10. Ceza Dairesi Başkanlığı'na gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE" karar verilmiştir. H. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 21.02.2023 tarihli ve 2023/281 Esas, 2023/316 Karar sayılı kararı ile, sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Sanık ...'in temyiz sebepleri özetle; Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (A) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.11.2020 tarihli ve 2019/286 Esas, 2020/468 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 21.02.2023 tarihli ve 2023/281 Esas, 2023/316 Karar sayılı kararında sanıkça öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.03.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/9279, K. 2024/16657, T. 19.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-9279-e-2024-16657-k-55a8bc44a281