Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/23250 E. 2025/5446 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/23250
Karar No
2025/5446
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/820 E., 2022/988 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Antalya 24. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ve 62/1, 5271 sayılı CMK'nın 251/3. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, itiraz edilmeksizin 03.02.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 01.11.2023 tarihli ve 2023/21980 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/119422 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/119422 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1. maddesi kapsamında işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımı süresinin anılan Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olduğu nazara alındığında, kovuşturma aşamasında sanığın savunmasının alındığı 18.12.2009 tarihinde son kez kesilmesi sebebiyle yeniden işlemeye başlayan zamanaşımı süresinin, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın kesinleştiği 29.12.2009 tarihi ile sanığın tedavi denetimli serbestlik tedbirini ihlal etmesi nedeniyle denetimli serbestlik müdürlüğünce dosyasının kapatıldığı 11.12.2010 tarihleri arasında (11 ay 12 gün) durduğu ve sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 20.01.2017 ile denetim süresindeki suçun işlendiği 17.10.2019 tarihleri arasında (2 yıl 8 ay 27 gün) zamanaşımı süresinin yeniden durmasını müteakip, denetim süresi içerisinde işlenen suç tarihi olan 17.10.2019 tarihinden itibaren yeniden işlemeye başladığı, sanığın mahkeme huzurunda savunmasının alındığı 18.12.2009 tarihinden, hükmün açıklandığı 28.12.2022 tarihine kadar geçen (13 yıl 10 gün) süreden, durma süresi (3 yıl 8 ay 9 gün) çıkarıldığında, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin tamamlandığı cihetle, kamu davasının düşürülmesi yerine, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 23.05.2009 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturcu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 29.05.2009 tarihli ve 2009/34368 Soruşturma, 2009/12789 Esas, 2009/3641 sayılı iddianamesi ile Antalya 6. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

B. Antalya 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 18.12.2009 tarihli ve 2009/1203 Esas, 2009/1148 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK’nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi uyarınca sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın, 29.12.2009 tarihinde kesinleştiği, infazı için 06.01.2010 tarihinde Antalya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, C. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik yükümlülüklerine uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, 02.03.2010 tarihinde tensip zaptı düzenlenerek Antalya 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 15.04.2010 tarihli ve 2010/181 Esas, 2010/405 Karar sayılı kararı ile sanığın, TCK’nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ve 62/1. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, sanığın temyiz kanun yoluna başvurduğu, D. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 09.06.2016 tarihli ve 2015/5157 Esas, 2016/6042 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verildiği, E. Bozmadan sonra, Antalya 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.12.2016 tarihli ve 2016/1024 Esas, 2016/1536 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 20.01.2017 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, F. Sanığın denetim süresi içerisinde 17.10.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Antalya 24. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 28.12.2022 tarihli ve 2022/820 Esas, 2022/988 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri ile CMK'nın 251/3. maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Anlaşılmıştır. G. Dosya kapsamına göre; 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi kapsamında işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunun TCK’nın 66/1-e maddesi gereğince 8 yıllık asli, TCK’nın 67/4. maddesi gereğince de 12 yıl kesintili zamanaşımı süresine tabi olduğu dikkate alındığında;

Sanığın atılı suçu 23.05.2009 tarihinde işlediği, zamanaşımı süresinin, sanık hakkında Antalya 6. Sulh Ceza Mahkemesince verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmasına dair kararın kesinleştiği 29.12.2009 tarihi ile mahkemece sanığın tedbire uymaması üzerine yeniden yargılamaya başladığı 02.03.2010 tarihi arasında durduğu, yargılamanın başladığı tarihte yeniden işlemeye başladığı, yine, sanık hakkında verilen 30.12.2016 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 20.01.2017 tarihi ile denetim süresi içerisinde işlediği suç tarihi olan 17.10.2019 tarihi arasında dava zamanaşımı süresinin durduğu, denetim süresinde işlenen suçun tarihi olan 17.10.2019 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başladığı, zamanaşımını kesen ve durduran sürelerin hesaplanması sonucunda, zamanaşımını son kesen işlem olan 18.12.2009 sorgu tarihinden itibaren suç için öngörülen olağan zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından, davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Antalya 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.12.2022 tarihli ve 2022/820 Esas, 2022/988 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/23250, K. 2025/5446, T. 12.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-23250-e-2025-5446-k-3c26beef4d3f