Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/22511 E. 2024/233 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/22511
- Karar No
- 2024/233
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1558 E., 2023/2014 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ithal etme HÜKÜMLER: Esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.04.2023 tarih, 2021/483 Esas ve 2023/130 Karar sayılı kararı ile; 1. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ithal etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 61 inci maddesinin yedinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 30 yıl hapis cezası ve 90.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, 2. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ithal etme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 20 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ve 56.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 19.10.2023 tarihli ve 2023/1558 Esas, 2023/2014 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik sanık ... müdafiinin ve sanık ...'nın istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. "Şüpheden sanık yararlanır." ve "silahların eşitliği" ilkeleri ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, 2. Sanığın mahkûmiyetine ilişkin kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, beraat etmesi gerektiğine, 3. Sanığın suç işleme kastı ile hareket etmediğine, 4. Diğer sanığın içinde uyuşturucu madde bulunan çantayı sanığa teslim etme kastının bulunmadığına, bu çanta ile Barsolena'ya gideceğine, sanık ...'in uyuşturucu maddeden haberdar olmadığına, sanığın ortak arkadaşları vesilesiyle diğer sanığa bilet alımında yardımcı olacağına, havalimanına gitmediğine, dijital delillerde suç unsuru bulunmadığına, olayda kontrollü teslimat olmadığına, 5. Kabul etmemekle birlikte, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları ile 35 inci maddesinin değerlendirilmesi gerektiğine, B. Sanık ...'nun temyiz sebepleri özetle; Aldığı cezayı kabul etmediğine, dosyanın yeniden incelenmesini istediğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Olay günü sanık ...'nun Kolombiya'dan İstanbul'a TK801 sefer sayılı uçak ile geldiği, gümrük görevlileri tarafından sanığın şüpheli olarak değerlendirilmesi üzerine sanığın valizinin X-Ray taramasına yönlendirildiği, tarama esnasında şüpheli yoğunluk farklarının bulunması nedeniyle yapılan denetimlerde sanıktan brüt ağırlığı 3620 gram olan kokain ele geçirildiği, sanık ile kolluk görevlileri arasında yapılan ilk mülâkatta sanığın getirmiş olduğu uyuşturucu maddeleri whatsapp üzerinden iletişim kurduğu ve ismini bilmediğini belirttiği bir şahsa teslim edeceğini beyan etmesi üzerine, yine görevlilerce gerekli tertibat alınarak görevlilerden yargılama sırasında tanık olarak dinlenen ....'nin taksi şoförü olarak sanığı da yanlarına alarak, diğer görevli tanık .... ile birlikte whatsapp üzerinden sanığa atılan konuma gidildiği, burada sanık ...'ın diğer sanık ...'yu karşıladığı, daha sonra aralarında yabancı dille konuştukları, buluşmanın ve görüşmenin sağlanmasından sonra görevliler tarafından sanık ...'ın yakalandığı, sanık ...'nun davaya konu uyuşturucu maddeleri para karşılığı taşıdığını ikrar ettiği, sanık ...'in ise üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği anlaşılmıştır. 1.Sanık ... yönünden yapılan değerlendirmede; Sanığın ikrarı, tanık beyanları, Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza Kriminal Laboratuvar Müdürlüğü tarafından tanzim edilen 2021/409 sayılı Uzmanlık Analiz Raporunda özetle davaya konu maddelerin 2313 sayılı Kanun kapsamında kokain maddesi olduğu, net olarak 812,027 gram kokain içerdiğinin belirtildiği hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki uyuşturucu madde ithal etme suçunu oluşturduğu anlaşılmış, davaya konu uyuşturucu maddenin miktarı nazara alınarak sanığa verilen cezada alt sınırdan uzaklaşılmış, ele geçen uyuşturucu maddelerin kokain sınıfından olmasından dolayı sanığın cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca yarı oranında artırılmış, sanık suç haber alındıktan sonra gönüllü olarak diğer sanığa ulaşılmasına yardım ettiğinden 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, verilen ceza üzerinden yardımın niteliğine göre takdiren (1/4) oranında indirim yapılmıştır. 2. Sanık ... yönünden yapılan değerlendirmede; Her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş olsa da; tanık beyanları nazara alındığında, sanık ile kolluk görevlileri arasında yapılan ilk mülakatta sanık ...'nun getirmiş olduğu uyuşturucu maddeleri whatsapp üzerinden iletişim kurduğu ve ismini bilmediğini belirttiği bir şahsa teslim edeceğini beyan etmesi üzerine yine görevlilerce gerekli tertibat alınarak görevlilerden tanık ....'nin taksi şoförü olarak sanık ...'yu da yanlarına alarak diğer tanık .... ile birlikte whatsapp üzerinden sanık ...'ya atılan konuma gidildiği, burada sanık ...'ın diğer sanık ...'yu karşıladığı, daha sonra aralarında yabancı dille konuştukları, buluşmanın ve görüşmenin sağlanmasından sonra görevliler tarafından sanık ...'ın yakalandığı, ayrıca daha öncesinde sanık ... tarafından tanık ....'ye sanık ...'in fotoğrafının da gösterildiği hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sanık ...'in olay günü bir arkadaşının ricası üzerine yalnızca yardımcı olmak için sanık ... ile buluştuklarına ve uyuşturucu maddeler ile ilgisi bulunmadığına ilişkin beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşılmakla, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki uyuşturucu madde ithal etme suçunu oluşturduğu anlaşılmış, davaya konu uyuşturucu maddenin miktarı nazara alınarak, sanığa verilen cezada alt sınırdan uzaklaşılmış, ele geçen uyuşturucu maddelerin kokain sınıfından olmasından dolayı sanığın cezası, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca yarı oranında artırılmış, sanığın geçmişi, duruşmadaki tutum ve davranışı, suçun niteliği, adli sicil ve arşiv kaydı dikkate alındığında, sanığın bir daha suç işlemeyeceği yönünde mahkememizde olumlu kanaat oluşmadığından sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, Mehmet hakkındaki hükme yönelik eleştiri dışında isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden 1.Dosya kapsamına göre; sanığın, diğer sanık ...'nun sübut bulan "uyuşturucu madde ithal etme" eylemine iştirak ettiğine ilişkin somut delil bulunmadığı; sanığın, "ithal edilen suç konusu uyuşturucu maddenin Türkiye'deki alıcısı" durumunda olduğu, dolayısıyla, sabit olan eyleminin, "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek "uyuşturucu madde ithal etme" suçundan hüküm kurulması, 2. Sanığın adli sicil kaydında yabancı mahkemeden verilmiş mahkûmiyet hükmüne ilişkin karar örneği getirtilmeksizin sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanmış ise de; tekerrüre esas alınan, Peru Lima Yüksek Adalet Mahkemesince sanığa "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan verilen 18 yıl hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet kararı ile bu kararın kesinleşme şerhi ve infaz tarihlerinin asılları ya da onaylı örneklerinin ve bunlara ait çevirilerin denetime olanak verecek biçimde dosya arasında bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünün "A" bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 19.10.2023 tarihli, 2023/1558 Esas ve 2023/2014 Karar sayılı kararında sanıkça öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün "B" bendinde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 19.10.2023 tarihli ve 2023/1558 Esas, 2023/2014 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.01.2024 tarihinde karar verildi.