Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/19472 E. 2024/450 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/19472
Karar No
2024/450
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/15 E., 2023/422 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2021 tarihli ve 2020/454 Esas, 2021/98 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 15.04.2021 tarih ve 2021/947 Esas, 2021/917 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükme yönelik sanık ve müdafilerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının, sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 30.11.2022 tarihli ve 2021/13470 Esas, 2022/12587 Karar sayılı kararı ile; "1) Hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen dosya tanığı ...'da ele geçirilen ve hükme esas alınan maddeye ilişkin ekspertiz raporunun dosyada bulunmadığı, gerekçeli kararda hükme esas alınan uzmanlık raporunun ikamet aramalarında ele geçen maddeye ilişkin olduğu değerlendirilmekle, ...'dan ele geçirilen maddenin “uyuşturucu veya uyarıcı madde niteliğini taşıyıp taşımadığına” ilişkin uzmanlık raporu var ise aslı yada onaylı örneğinin getirtilmesi, yok ise maddenin“ uyuşturucu veya uyarıcı madde niteliğini taşıyıp taşımadığına” ilişkin uzmanlık raporunun alınması, sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2) Sanık hakkında 2. kez tekerrür hükmünün uygulanmasına karar verilen İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.12.2020 tarih, 2010/354 esas ve 2010/376 karar sayılı ilamında tekerrüre esas alınan kararın “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçuna ilişkin olduğu, 6545 sayılı Kanun'la değişik TCK'nın 191/5. maddesindeki koşulların oluşması durumunda, “davanın düşmesi” seçeneğine de yer verilmesi nedeniyle, tekerrüre esas alınan ilamla ilgili olarak yasal değişiklik sonrası bir uyarlama işlemi yapılıp yapılmadığının araştırılması, sonucuna göre sanık hakkında 2. kez tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi" nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. D. İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.06.2023 tarihli ve 2023/15 Esas, 2023/422 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. E. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığın yerinde görülmeyen temyiz isteğinin 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle; 1. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, 2. Maddi gerçek ortaya çıkartılmadan maddi gerçeğe aykırı hüküm kurulduğuna, 3. Olay yerini gören güvenlik kameraları tespit edilmediğine, parmak izi incelemesi yapılmadığına, olay yerinde bulunduğu iddia edilen diğer uyuşturucuların ve paketlerinin benzerliğinin araştırılması talep edilmiş, ancak bu yönde bir karar verilmediğine, soruşturmanın basit bir polis tutanağı ile tamamlandığına, 4. Üzerinde kullanmak amacıyla temin ettiği uyuşturucu madde bulunmasından dolayı polis ekiplerinden korkup panik yaparak kaçtığına, 5. Polis tutanağında ele geçirilen maddenin bulunduğu poşet içerisinde satışa hazır halde 1 adet fişek diye tabir edilen uyuşturucu olduğunu söyleyen tutanak polisi Osman Buğra Çelik yapılan yargılamada yeminli beyanında tutanaktakinden farklı beyanda bulunarak çelişkiler yaratmasına rağmen bu durum dikkate alınmadığına, 6. Sanık hakkında beraat karar verilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanık İstasyon mahallesi Piri Reis caddesi üzerinde tanık ... ile buluştuğu ve ...'a küçük şeffaf poşet içerisinde uyuşturucu madde verdiği ve ...'ın, sanık ...'ya para verdiğini içerir 12.08.2020 tarihli tutanak ile olaya şahit olan kolluğun sanığa müdahalede bulunup yakaladığı, kaçmaya başlayan sanığın üzerinde bulunan uyuşturucu maddeyi yola savurduğu ve bir kısım uyuşturucu maddeyi ise poşeti ile birlikte ... Sokak üzerindeki müstakil bir evin bahçesine attığının belirtildiği ve sanığın yakalandığı, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 31.08.2020 tarih İST-KİM-20-25883 sayılı ekspertiz raporunda ele geçen maddenin incelenmesinde, net ağırlığı 22 gram gelen açık yeşil renkli bitki parçalarının uyuşturucu maddelerden sentetik kannabinoidler sınıfında yer alan 5CL-ADB-1 etken maddesini ihtiva ettiği, Sanık savunması, uzmanlık raporu, tanık beyanları, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın suç tarihinde tanık ...'a bonzai olarak tabir edilen uyuşturucu maddeyi satmak suretiyle üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine, Suçun işleniş şekli, meydana gelen zarar ve tehlikenin boyutu, ele geçirilen uyuşturucu maddenin miktarı ve sanığın ekonomik ve şahsi hali, sanığın bu suçtan daha önce sabıkasının bulunması suç kastının yoğunluğunun görülmesi neden ile alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Adli sicil kaydı incelendiğinde, İstanbul Anadolu 74. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.06.2016 tarihli ve 2015/163 Esas, 2016/386 Karar sayılı ilamı ile sanığın ikinci kez tekerrüre esas sabıkası olduğu halde, sanık hakkında söz konusu ilam yerine İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.12.2010 tarihli ve 2010/354 Esas, 2010/376 Karar sayılı ilamı ile mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilmesi hukuka aykırı ise de, aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. İlk Derece Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasına, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "12.08.2020" yerine "13.08.2020" olarak gösterilmesi, 2. Sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısmında taksitlerden biri zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tahsil edileceğine karar verildikten sonra ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarı yerine "5275 sayılı kanunun 106/3 maddesinin infaz aşamasında değerlendirilmesine" ibaresinin yazılmasının hukuka aykırı olduğu, Değerlendirilmiş; her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.06.2023 tarihli ve 2023/15 Esas, 2023/422 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, 1. Gerekçeli karar başlığında suç tarihi kısmında yazılı "13.08.2020" ibaresinin çıkartılması ve yerine "12.08.2020" ibaresinin yazılması, 2. Hüküm fıkrasının adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısmında "5275 sayılı kanunun 106/3 maddesinin infaz aşamasında değerlendirilmesine" ibaresinin çıkartılması ve yerine "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına" ibaresinin eklenilmesi, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkında salıverme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/19472, K. 2024/450, T. 15.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-19472-e-2024-450-k-5fe8d7e16aed