Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/19281 E. 2024/21263 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/19281
- Karar No
- 2024/21263
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/154 E., 2023/563 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.06.2022 tarihli ve 2016/188 Esas, 2022/357 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Sanık ...'in beyanları dışında mahkûmiyete yetecek kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına,2. Delillerinin değerlendirilmesinde yanılgıya düşüldüğüne ilişkindir.
B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Sanık ...'in beyanları dışında mahkûmiyete yetecek kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, 2. Delillerinin değerlendirilmesinde yanılgıya düşüldüğüne ilişkindir.
C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Hakkındaki mahkûmiyet hükmü kesinleşen sanık ... hakkındaki dosyanın doğrudan temyiz incelemesine gönderilmiş olmasına karşın, sanık ... ve diğer sanıklar hakkındaki dosyanın istinaf incelemesi sonrasında temyiz incelemesine gönderilmesinin usule ve adil yargılanma hakkına aykırı olduğuna, 2. Sanık ...'in aşamalarda çelişen ve soyut beyanları dışında mahkûmiyete yetecek kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, 3. Delillerinin değerlendirilmesinde yanılgıya düşüldüğüne ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde bir işlemin yapılmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Dosya ve UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.02.2016 tarihli ve 2014/113 Esas, 2016/40 Karar sayılı kararı ile suç tarihi 25.03.2009 ve iddianame tarihi 23.06.2009 olan uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulduğu; temyiz başvurusu üzerine Dairemizin 02.10.2023 tarihli, 2020/19325 Esas, 2023/8283 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyet hükmünün düzeltilerek onanmasına karar verildiği ve sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmünün kesinleştiği; temyize konu dosyada ise sanık hakkında 10.02.2009 tarihli eylemi nedeniyle 02.12.2010 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre her iki eylem arasında hukuki kesintinin bulunmadığı anlaşılmakla, Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen dosyasının aslı veya onaylı örneği de bu dosya içine konularak her iki dosyadaki tüm deliller birlikte incelenip sanığın hukuki durumunun belirlenmesi, eylemlerin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uygulanmak suretiyle kurulan hükümde “kesinleşen cezanın sonuç cezadan mahsup edilerek ek cezanın infazına karar verilmesi", aksi halde “ ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Dosya ve UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.10.2021 tarihli ve 2016/103 Esas, 2021/395 Karar sayılı kararı ile suç tarihi 25.03.2009 ve iddianame tarihi 23.06.2009 olan uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulduğu; inceleme tarihi itibariyle dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin 2022/1361 Esasına kayıtlı olduğu ve dosya durumunun "açık" olarak göründüğü, temyize konu dosyada ise sanık hakkında 10.02.2009 tarihli eylemi nedeniyle 02.12.2010 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre her iki eylem arasında hukuki kesintinin bulunmadığı anlaşılmakla, incelemeye konu dosya ile Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen dosyasının birleştirilip bütün deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi, eylemlerin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığının tartışılıp değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bendinde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanıklar Mehdi ve Fehmi Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.06.2024 tarihinde karar verildi.