Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/17486 E. 2025/5759 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/17486
- Karar No
- 2025/5759
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/454 E., 2017/211 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği ve hükmün istinaf edilmeksizin 03.06.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 26.09.2023 tarihli ve 2022/27603 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.10.2023 tarihli ve KYB-2023/105270 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.10.2023 tarihli ve KYB-2023/105270 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 02/06/2021 tarihli ve 2021/2564 esas, 2021/6714 karar sayılı ilâmında yer alan "...kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı CMK’nın 223/8.maddesi gereğince “düşme kararı” verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; ...kararının CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA,.." şeklindeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, sanığın evvelce 21/11/2013 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eyleminden dolayı Iğdır 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/02/2015 tarihli ve 2014/348 esas, 2015/156 sayılı kararıyla mahkûmiyetine ve 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, söz konusu kararın 02/04/2015 tarihinde kesinleştiği, kanun yararına bozma istemine konu Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/04/2017 tarihli kararı ile ihbarda bulunulması üzerine; Iğdır 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/05/2018 tarihli ve 2017/454 esas, 2018/247 sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına karar verildiği, Iğdır 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/04/2015 tarihinde kesinleşen 12/02/2015 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca verildiği, kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile aynı hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda sanığın inceleme konusu 19/11/2015 tarihli eylemini, Iğdır 4. Asliye Ceza Mahkemesince zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlâli sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylemler nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında “düşme kararı” verilip ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesinde, Kabule göre de, 5237 sayılı Kanun’un 51/3. maddesinde “Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz.” hükmü uyarınca, 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkûm edilen sanık hakkında, belirlenecek olan denetim süresinin ceza süresinden az olamayacağı gözetilmeksizin, 1 yıl süreyle denetim süresi belirlenmesinde, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 19.11.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığının 31.03.2016 tarihli ve 2016/1695 Soruşturma, 2016/25 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği kararın, tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin kendisine yüklenen denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere çağrıya uymayarak uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığının 03.05.2016 tarihli ve 2016/1695 Soruşturma, 2016/998 Esas, 2016/829 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Yapılan yargılama sonucunda, Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 21.04.2017 tarihli ve 2016/454 Esas, 2017/211 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği ve hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, D. Dosya arasında bulunan Iğdır 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/348 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında, 21.11.2013 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığının 02.04.2014 tarihli ve 2014/672 Soruşturma, 2014/806 Esas, 2014/307 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 2. Iğdır 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.02.2015 tarihli ve 2014/348 Esas, 2015/156 Karar sayılı kararı ile sanığın, 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi çerçevesinde suç tarihi itibarıyla lehine olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 62. maddeleri uyarınca takdir edilen 10 ay hapis cezasına dair hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 02.04.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, 3. Kanun yararına bozma istemine konu Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2017 tarihli kararı ile ihbarda bulunulması üzerine, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin bozma kararı üzerine Iğdır 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2022 tarihli ve 2021/1086 Esas, 2022/580 Karar sayılı kararı ile hüküm açıklanarak, sanığın suç tarihi itibarıyla lehine olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 10.06.2022 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesinde yer alan; "Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191. madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." amir hükmü ve 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve 191/9. maddesinde yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, 5271 sayılı Kanun'un kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında; Somut olayda, sanık hakkında daha önceden Iğdır 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.02.2015 tarihli ve 2014/348 Esas, 2015/156 Karar sayılı kararı ile, sanığın 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi çerçevesinde suç tarihi itibarıyla lehine olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve kararın 02.04.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, Cumhuriyet Savcılıkları tarafından verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararları ile benzer hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda, incelemeye konu suç tarihinin 19.11.2015 olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra denetim süresi içerisinde aynı nev'i suçtan işlenen ilk suç olması nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından yeni bir soruşturmaya konu edilmeyip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrı bir soruşturma konusu yapılarak kamu davası açılması ve yargılama sonucunda mahkûmiyetine karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan; Sanığın 19.11.2015 tarihli eylemini, Iğdır 4. Asliye Ceza Mahkemesince kanuni zorunluluk üzerine verilen ve 02.04.2015 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle açılan kamu davasında mahkemesince, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "düşme" kararı verilip açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması için Iğdır 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/348 Esas sayılı dosyasına ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. F. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2017 tarihli ve 2016/454 Esas, 2017/211 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "22.05.2018 tarihli eylem yönünden sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, Iğdır 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.02.2015 tarihli ve 2014/348 Esas, 2015/156 Karar sayılı dava dosyasına ihbarda bulunulmasına, şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, 20.05.2025 tarihinde karar verildi.