Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2025/1666 E. 2025/4728 K.
Konu: Karşılıksız Yararlanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/1666
- Karar No
- 2025/4728
- Karar Tarihi
- Konu
- Karşılıksız Yararlanma
MAHKEMELERİ : İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesi - İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesi SAYILARI : 2020/148 E., 2020/506 K. - 2020/491 E., 2021/269 K. SUÇ : Karşılıksız yararlanma KARARLAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.01.2025 tarihli ve KYB-2025/9711 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosyalar kapsamına göre, İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/148 esas sayılı dosyasında suç tarihinin 06/08/2019, iddianame düzenleme tarihinin ise 12/02/2020 olduğu, İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/491 esas sayılı dosyasında ise suç tarihinin 20/12/2018, iddianame düzenleme tarihinin ise 03/09/2020 olduğu, sanık hakkında aynı suç işleme kararının icrası kapsamındaki 20/12/2018 ve 06/08/2019 tarihli kaçak elektrik kullanma tarihleri ile ilgili karşılıksız yararlanma suçuna ilişkin ilk olarak 12/02/2020 tarihli iddianamenin tanzim edildiği ve anılan iddianame ile hukuki kesinti oluştuğundan sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirdiği her iki eyleminin zincirleme suç hükümleri kapsamında kaldığı ve bu itibarla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43/1. maddesinin uygulanması suretiyle tek suçtan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararları verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Dosya kapsamına ve UYAP üzerinden yapılan incelemelere göre; hükümlü hakkında aynı adreste tutulan birden fazla kaçak elektrik tutanağından dolayı ayrı ayrı davaların açılıp yargılamalarının yapıldığı, buna göre kanun yararına bozma talebine konu dosyalarda, hükümlü hakkında İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2020 tarihli ve 2020/148 Esas, 2020/506 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 163/3, 62/1 ve 51/1. maddeleri uyarınca 10 ay (erteli) hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve suç tarihinin 06.08.2019, iddianame tarihinin ise 12.02.2020 olduğu, yine hükümlü hakkında İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.10.2021 tarihli ve 2020/491 Esas, 2021/269 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 163/3, 62/1 ve 51/1. maddeleri uyarınca 10 ay (erteli) hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve suç tarihinin 20.12.2018, iddianame tarihinin ise 03.09.2020 olduğu, her iki mahkûmiyet hükmünün de istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği, yukarıda anlatılan her iki dosyada da atılı suçların 12.02.2020 tarihli ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukukî kesinti olmadığı, buna göre tüm eylemlerin bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlendiği anlaşılmakla; dosyaların birleştirilmesi ve hükümlü hakkında tüm eylemleri ile ilgili olarak 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde kararlar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2020 tarihli ve 2020/148 Esas, 2020/506 Karar sayılı kararı ile İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.10.2021 tarihli ve 2020/491 Esas, 2021/269 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyalarının, Mahkemelerine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.