Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/17442 E. 2025/5421 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/17442
Karar No
2025/5421
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/957 E., 2021/1144 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Ankara 41. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 23.12.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 06.09.2023 tarihli ve 2023/15854 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet

Başsavcılığının, 03.10.2023 tarihli ve KYB-2023/98771 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.10.2023 tarihli ve KYB-2023/98771 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23.12.2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ve aynı Dairenin 05.10.2020 tarihli ve 2020/3684 esas, 2020/4900 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar her ne kadar şüpheliye tebliğ edilmiş ise de, söz konusu karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmemesi nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Ankara 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.12.2021 tarihli ve 2021/957 Esas, 2021/1144 Karar sayılı kararının incelenmesinde; Şüpheli hakkında, 29.12.2020 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 27.05.2021 tarihli ve 2021/80119 Soruşturma, 2021/29106 Esas, 2021/21387 sayılı iddianamesi ile Ankara 41. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Ankara 41. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 15.12.2021 tarihli ve 2021/957 Esas, 2021/1144 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, anlaşılmıştır.

B. Dayanak Ankara 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2019 tarihli ve 2019/1132 Esas, 2019/1056 Karar sayılı kararının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında, 09.07.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 19.02.2019 tarihli ve 2019/28650 Soruşturma, 2019/323 Karar sayılı kararı ile, TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verilir, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, 2. Şüphelinin 18.06.2019 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurması nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 15.10.2019 tarihli ve 2019/28650 Soruşturma, 2019/48379 Esas, 2019/34001 sayılı iddianamesi ile Ankara 44. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 3. Ankara 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2019 tarihli ve 2019/1132 Esas, 2019/1056 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim altında bulundurulmasına karar verildiği, kararın 27.12.2019 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, 4. Denetim süresi içerisinde 29.12.2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûm edildiğinin Ankara 41. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 15.12.2021 tarihli kararı ile ihbar edilmesi üzerine, Ankara 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.11.2022 tarihli ve 2022/679 Esas, 2022/748 Karar sayılı kararı ile, itiraz süresinin "7 gün" olarak gösterildiği gerekçesiyle "kamu davasının durmasına" karar verildiği, kararın 07.12.2022 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır.

C. Ankara 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.11.2022 tarihli ve 2022/177 Esas, 2022/831 Karar sayılı kararının incelenmesinde; Sanık hakkında 21.05.2021 tarihli aynı nitelikteki suç nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 24.012022 tarihli iddianamesi ile doğrudan açılan kamu davasında, Ankara 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.11.2022 tarihli ve 2022/177 Esas, 2022/831 Karar sayılı kararı ile, dayanak dosyada erteleme kararında itiraz süresinin 7 gün olarak gösterilmesi nedeniyle kamu davasının durmasına karar verildiği, durma kararının 25.11.2022 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır. D. Dosyalar kapsamına göre; Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan şüpheli hakkında 5237 sayılı TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca verilen "kamu davasının açılmasının ertelenmesi, 5237 sayılı TCK’nın 191/3. fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanması, denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulması" kararı verilmesini takiben, 5237 sayılı TCK’nın 191/4. maddesinde yazılan durumlardan birinin gerçekleşmesi nedeniyle, erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılmasından sonra, şüphelinin yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi halinde 5237 sayılı TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceğinden ikinci suç nedeniyle doğrudan kamu davası açılacağı tartışmasızdır. Ancak, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, şüpheli hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin, 5271 sayılı CMK'nın 173/1. maddesinin karar tarihinde yürürlükte olan haline göre "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2 ve 5271 sayılı CMK'nın 171, 172 ve 173. maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin şüpheliyi yanıltacak biçimde "7 gün" olarak gösterildiği, bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla ihlâl kabul edilen eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden söz edilemeyeceği, TCK'nın 191/4. maddesinde sayılan kovuşturma şartlarının gerçekleşmediği, nitekim; Ankara 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.11.2022 tarihli ve 2022/679 Esas, 2022/748 Karar sayılı kararı ile, itiraz süresinin "7 gün" olarak gösterildiği gerekçesiyle "kamu davasının durmasına" karar verildiği, kararın 07.12.2022 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, bu nedenle inceleme konusu davada doğrudan kamu davası açılması koşullarının oluşmadığı, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşıldığından; Ankara 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.11.2022 tarihli ve 2022/679 Esas, 2022/748 Karar sayılı durma kararından ve Ankara 41.Asliye Ceza Mahkemesinin 17.11.2022 tarihli ve 2022/177 Esas, 2022/831 Karar sayılı durma kararından sonraki hukuki sürecin araştırılması, her üç davanın birleştirilmesi, erteleme kararındaki hukuka aykırılığın giderilmemiş olması halinde, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi, akabinde tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, dava konusu eylemlerin tek suç, ayrı suç veya zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra hukukî durumun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

B. Ankara 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.12.2021 tarihli ve 2021/957 Esas, 2021/1144 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/17442, K. 2025/5421, T. 12.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-17442-e-2025-5421-k-83c09fd33993