Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/17445 E. 2025/5424 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/17445
- Karar No
- 2025/5424
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/2028 E., 2019/122 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin, 27.02.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 11.09.2023 tarihli ve 2023/17012 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.10.2023 tarihli ve KYB-2023/97472 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.10.2023 tarihli ve KYB-2023/97472 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 29..09.2022 tarihli ve 2022/7255 esas, 2022/12967 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın denetim süresi içinde işlediği suçtan dolayı mahkûm olması üzerine dosyayı ele alan mahkemece duruşma açılıp, sanığa 5271 sayılı Kanun'un 195/1. maddesine göre, yokluğunda karar verilebileceği ihtarını içeren usulüne uygun meşruhatlı davetiye çıkarılarak duruşmaya çağırılması ve sanığın savunması alınarak aynı Kanun'un 231/11. maddesine uygun olarak hükmün açıklanması gerekirken, duruşmadan usulüne uygun olarak haberdar edilmeyen sanığın savunması alınmadan mahkûmiyetine karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanmasında isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 01.12.2013 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 24.12.2013 tarihli ve 2013/26852 Soruşturma, 2013/12035 Esas, 2013/4388 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
B. Yapılan yargılama sonucunda, Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.01.2015 tarihli ve 2014/67 Esas, 2015/95 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve CMK’nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 21.02.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
C. Sanığın denetim süresi içerisinde 26.09.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine; sanık savunması alınmadan Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 04.02.2019 tarihli ve 2018/2028 Esas, 2019/122 Karar sayılı kararı ile; hükmün açıklanmasına ve sanığın TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nın 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine, TCK'nın 51/3. maddesi uyarınca 1 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
D. Sanığın denetim süresi içerisinde 20.11.2019 tarihinde işlediği hırsızlık suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.03.2021 tarihli ve 2018/2028 Esas, 2019/122 Karar sayılı ek kararı ile 10 ay hapis cezasının aynen infazına karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
E. Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.02.2019 tarihli ve 2018/2028 Esas, 2019/122 Karar sayılı kararının kanun yararına bozulması halinde, erteli hapis cezasının aynen infazına ilişkin Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.03.2021 tarihli ve 2018/2028 Esas, 2019/122 Karar sayılı ek kararının hukuki değerden yoksun olacağı gözetilerek yapılan incelemede;
1. Hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın denetim süresi içinde işlediği suçtan dolayı mahkûm olması üzerine dosyayı ele alan mahkemece duruşma açılıp, sanığa yokluğunda karar verilebileceği ihtarını içeren usulüne uygun meşruhatlı davetiye çıkarılarak duruşmaya çağırılması ve sanığın savunması alınarak aynı Kanun'un 231/11. maddesine uygun olarak hükmün açıklanması gerekirken, duruşmadan usulüne uygun olarak haberdar edilmeyen sanığın savunması alınmadan mahkûmiyetine karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2. Anayasa'nın 141. maddesinin üçüncü fıkrası ile 5271 sayılı CMK'nın 34 ve 230. maddeleri gereğince hakim ve mahkemelerin her türlü kararının gerekçeli olarak yazılması, hükmün gerekçe bölümünde, sanığın lehindeki ve aleyhindeki delillerin belirtilmesi, tüm delillerin ayrı ayrı tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilenlerin belirlenmesi, hangi delile hangi nedenlerle üstünlük tanındığının belirtilmesi, delillerle ulaşılan kanıya göre sanığın sabit kabul edilen fiilleri açıklanarak bunun nitelendirilmesi ve tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, hakkındaki Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.01.2015 tarihli ve 2014/67 Esas, 2015/95 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına atıfta bulunmak suretiyle gerekçesiz hüküm kurulması,
3. Kabule göre de, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi nedeniyle yeniden ele alınıp açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun'un 231/11. maddesi hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirerek, cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği gözetilmeden, denetim süresi içerisinde suç işlediği anlaşılan sanık hakkında hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, bu hususa riayet edilmeyerek 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesinin uygulanması suretiyle sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi de, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi ilave gerekçe ile yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.02.2019 tarihli ve 2018/2028 Esas, 2019/122 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.05.2025 tarihinde karar verildi.