Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/15674 E. 2023/11780 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/15674
- Karar No
- 2023/11780
- Karar Tarihi
TUTUKLU İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi (... yönünden), Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi (Bülent ve Refik yönünden) TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri ve sanık ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen sanıklar ... ve Refik hakkında verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bursa 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.12.2022 tarihli ve 2021/380 Esas, 2022/482 Karar sayılı kararı ile sanıklar Refik ve ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 63 üncü maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 19 yıl 6 ay hapis ve 60.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanıklar hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 14.04.2023 tarihli ve 2023/517 Esas, 2023/822 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ... ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine; sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusuna ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 63 üncü maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 12 yıl 2 ay 7 gün hapis ve 37.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Sanığın, diğer sanıklarla arasında fikir ve eylem birliği bulunmadığına, 4. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine, 5. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 6. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 7. Eksik inceleme yapıldığına, 8. Kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Somut tek bir delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 4. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri gereğince 1/2 oranında indirim uygulanması gerektiğine, 5. Arama işleminin hukuka aykırı olduğuna, 6. 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanma koşullarının oluşmadığına, 7. Kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, 8. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 9. Re'sen göz önüne alınacak nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Olay günü, sanıkların içinde bulunduğu aracın şüphe üzerine Bursa-İstanbul Otoyolunda durdurulduğu, Cumhuriyet savcısının yazılı arama emrine istinaden araçta yapılan aramada; sürücü koltuğunun altındaki poşet içinde net 854,25 gram ağırlığında metamfetamin maddesinin ele geçirildiği olayda; sanıkların oluş ve kabule uygun deliller karşısındaki savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, araç içinde ele geçirilen uyuşturucu maddelerin piyasa değeri de göz önüne alındığında sanık ...'in dosyaya sunduğu banka dekontundan da anlaşılacağı üzere 42.500,00 TL'nin olay günü banka hesabından çekilmiş olduğu, bu paranın uyuşturucu madde satın almak için çekildiği yönündeki savunması ve her bir sanığın maddi durumu da ele alındığında bu maddeleri kullanmak için değil ticaretini yapmak amacıyla bulundurdukları, uyuşturucu maddenin sanıkların kişisel kullanım sınırının çok üzerinde ve kullanıcı profili ile de uyumsuz olduğu kanaatine varılarak sanıkların mahkûmiyetlerine hükmedilip sanıklar ... ve Refik'in suça meyilli kişiliğe sahip oldukları, cezanın üzerlerinde herhangi bir uslandırıcı etkisi bulunmadığı değerlendirilerek haklarında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca takdiri indirim hali uygulanmamıştır. Sanık ...'in hazırlık aşamasında İstanbul'dan uyuşturucu madde satın almak için Murat'ın yönlendirmesi ile Mesut'tan 44.000,00 TL karşılığında suça konu uyuşturucu maddeleri satın aldığını belirttiği, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan suç duyurusu neticesinde makul bir süre söz konusu soruşturmanın sonucunun beklendiği, aradan geçen sürede sanık ...'in şahıslar hakkında açık eşgal ve adres bilgisi, telefon numarası gibi tespite yarar bir bilgi sunmadığı, beklenmesinin süreci uzatmaya yönelik olduğu ve ayrıca Cumhuriyet savcısından arama kararı alınmadan önce sanık ...'ın kendiliğinden aracında uyuşturucu madde olduğunu söyleyerek kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım ve hizmette bulunduğunu belirtmiş ise de; 09.10.2022 tarihli arama tutanağı incelendiğinde söz konusu maddelerin içinde olduğu poşetin sürücü koltuğunun hemen altında olup araç içerisinde özel bir yere gizlenmemiş olması nedeniyle sanıklar teslim etmese dahi kolaylıkla kolluk görevlilerince bulunabileceği nazara alındığında; sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, sanık ... hakkında verilen hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine; sanık ... hakkında ise sanıklar Bülent ve Refik'in soruşturma evresindeki ifadelerinde araçta bulunan uyuşturucu maddeleri hep birlikte satın aldıklarını beyan etmek suretiyle diğer suç ortağı olan ...'ın suçunun meydana çıkmasına hizmet ettikleri, ayrıca suça konu uyuşturucu maddenin sürücü koltuğu altında bulunması ve Bülent’in araçta yolcu konumunda olduğu gözetildiğinde; Bülent’in atılı suçtan mahkûmiyetine dair yeterli delil bulunmadığı aşamada uyuşturucu maddeyi birlikte satın aldıklarını beyan ederek kendi suçunun ortaya çıkmasını da sağladığı halde, sanıklar Bülent ve Refik hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmayarak fazla ceza tayini nedeniyle hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden, Sanık müdafiinin, kanuni süresi içerisinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın 12.07.2023, 26.07.2023, 07.08.2023, 16.08.2023, 20.09.2023, 15.11.2023 tarihli dilekçelerinde temyiz isteğinden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmıştır. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, sanıklar arasındaki iştirak iradesine, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, temel cezanın alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına, arama işleminde bir hukuka aykırılık bulunmadığına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosyadaki delillerin suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince "İlk Derece Mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilebileceği düzenlenmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince, "5237 sayılı Kanun'un 62 inci maddesinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığına" karar verilebilmesi için, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeyerek, duruşma açılmadan istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi, 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden, Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyizden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden, Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 14.04.2023 tarihli ve 2023/517 Esas, 2023/822 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden, Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle, başkaca yönleri incelenmeyen Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 14.04.2023 tarihli ve 2023/517 Esas, 2023/822 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, Bozmanın niteliği ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa 9. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.12.2023 tarihinde karar verildi.