Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/15543 E. 2023/11324 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/15543
Karar No
2023/11324
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sağlık için tehlikeli madde temin etme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : 1. Cumhuriyet savcısı (sanık lehine), 2. Sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, re'sen de temyize tabi olan hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Kütahya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2016 tarihli 2016/316 Esas, 2016/611 Karar sayılı kararı ile sanığın sağlık için tehlikeli madde temin etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 194 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir. B. Kütahya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2016 tarihli 2016/316 Esas, 2016/611 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 11.01.2022 tarihli ve 2021/11905 Esas, 2022/188 Karar sayılı kararı ile; "1) Hükme esas alınan olay tutanağı, çocuk Ufuk’un alkollü olduğuna dair raporu da dahil olacak şekilde soruşturma evraklarının aslı veya onaylı fotokopisinin dosyada bulunmadığının anlaşılması karşısında, bu belgelerin aslı veya onaylı örneğinin denetime olanak verecek şekilde dosya arasına getirtilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma hükmü kurulması, Kabule göre; 2. Hüküm tarihinden önce 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanununun 6487 sayılı Kanun'la değiştirilen 6. maddesinin 3. fıkrası yollamasıyla 7. maddesinin 2. fıkrasına göre, 18 yaşını doldurmamış kişilere alkollü içki satılması veya sunulması sonucunda; a) Çocuğun sağlığının tehlikeye sokulması halinde, 4250 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendindeki idari para cezası ile birlikte, ayrıca 5237 sayılı TCK'nın 194. maddesinde öngörülen cezaya hükmolunması, b) Çocuğun sağlığının tehlikeye sokulmaması halinde ise 4250 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi gereğince münhasıran idari para cezası verilmesi,Gerektiğinden, sanığın hukuki durumunun buna göre tayin ve takdirinin yerine eksik araştırma ile hüküm kurulması, 3. Suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan TCK'nın 194. maddesinde sanığa isnat edilen suç için temel ceza miktarının "6 aydan bir yıla kadar hapis cezası" olarak belirlendiği; hükümden sonra yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan "Basit Yargılama Usulü" başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Asliye Ceza Mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan "01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz." şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19/08/2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli ve 2020/16 esas, 2020/33 karar sayılı iptal kararı ile, "...kovuşturma evresine geçilmiş..." ibaresinin, aynı bentte yer alan "... basit yargılama usulü..." yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; "mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir." şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının neticeleri itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK'nın 7. maddesi ile CMK'nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, "Basit Yargılama Usulü" yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması," Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. C. Kütahya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.09.2022 tarihli 2022/99 Esas, 2022/409 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında basit yargılama hükümleri uygulanarak sanığın sağlık için tehlikeli madde temin etme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 194 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son bendi ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir. D. Kütahya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.09.2022 tarihli 2022/99 Esas, 2022/409 Karar sayılı kararına sanık müdafii tarafından itiraz edilmesi üzerine, yeniden yargılama yapılmıştır. E. Kütahya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.05.2023 tarihli 2022/568 Esas, 2023/456 Karar sayılı kararı ile sanığın sağlık için tehlikeli madde temin etme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 194 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; Olayda sanığın Ufuk'un 18 yaşından küçük olduğunu bilmesine imkan olmadığı bu nedenle suçun maddi ve manevi unsurunun oluşmadığından sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesinin yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. B. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Ufuk'un başkasına ait kimlik göstermek suretiyle sanığı yanılttığına, Ufuk'un alkolü başka yerden aldığına ilişkin beyanı bulunduğuna, bu nedenle yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Sanık hakkında lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Genel asayiş uygulamasında sanığın mesul müdürü olduğu Agora Meyhanesinde kolluk görevlilerince kimlik kontrolü yapılacağı söylenmesi üzerine içeride aynı masada oturan Müslüm, Ufuk, Samet, Yıldırım ve Yaşar’ın kimlik vermek istemedikleri, alınan ifadelere göre; Yıldırım, Ufuk, Müslüm ve Samet’in birlikte alkol aldıkları, çocuk Ufuk’un alınan raporunda 0,64 promil alkollü çıktığı olayda; sanık çocuk Ufuk’un meyhaneye girmek istediğini, bunun üzerine kendisinin de Ufuk’tan kimlik sorduğunu, Ufuk’un da kimliğini gösterdiğini, kendisinin kimlikteki detaylara çok bakmadan kimlikteki kişinin Ufuk olduğunu düşünerek içeriye aldığını, Ufuk’un alkol kullanmadığını beyan ederek üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiş ise de; sanığın meyhanenin mesul müdürü olduğu, meyhaneye gelen kişilerin 18 yaşından büyük olup olmadıkları konusunda kimliklerini dikkatli olarak incelemesi gerekmesinin hayatın olağan akışına daha uygun düşeceği ayrıca hastane raporuna göre çocuğun 0,64 promil alkollü olduğu, Kütahya Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan 14.03.2023 tarihli raporda mağdurda tespit edilen 0,64 promil seviyesindeki alkolün sağlık için tehlike oluşturabilecek maddelerden sayılması gerektiği, ayrıca mağdurun sağlığını tehlikeye soktuğunun belirtildiği, sanık hakkında söz konusu olayla ilgili olarak 4250 sayılı Kanunun ilgili maddesi gereğince idari para cezası verildiği anlaşıldığı gerekçesiyle sanığın sağlık için tehlikeli madde temin etme suçundan mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki husus dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Adli para cezasının ödenmemesi halinde infazı kısıtlar şekilde “taksitlerden birisinin zamanında ödenmemesi halinde tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/3 maddesi gereğince infaz edilebileceğinin ihtarına ( ihtarat yapılamadı.)” karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, Değerlendirilmiş; ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kütahya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.05.2023 tarihli 2022/568 Esas, 2023/456 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322'nci maddesi gereği hükmün; Hükmün adli para cezasının ödenmesine ilişkin paragraflarında yer alan "... ödenmeyen adli para cezasının 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/3 maddesi gereğince infaz edilebileceğinin...” ibaresinin çıkartılarak yerine "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına” ibaresinin eklenmesi, Suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/15543, K. 2023/11324, T. 19.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-15543-e-2023-11324-k-3b5f624e5132