Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/15270 E. 2024/364 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/15270
Karar No
2024/364
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/150 E., 2021/164 K. SUÇ : 2313 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet (Hüküm açıklanmak suretiyle) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.10.2007 tarihli ve 2006/417 Esas, 2007/299 Karar sayılı kararı ile sanığın izinsiz kenevir ekme suçundan, 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun'un (2313 sayılı Kanun) 3 üncü maddesi delaletiyle 23 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 29.03.2012 tarihli ve 2011/19163 Esas, 2012/6814 Karar sayılı kararı ile; " Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak; Hükümden sonra CMK'nın 231. maddesinde 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik ile sözü edilen maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanun'la eklenen cümle dikkate alınarak, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin tartışılıp değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. C. Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.09.2012 tarihli ve 2012/267 Esas, 2012/329 Karar sayılı kararı ile sanığın izinsiz kenevir ekme suçundan, 2313 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi delaletiyle 23 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetime tabi tutulmasına karar verilmiş, karar 08.10.2012 tarihinde kesinleşmiştir. D. Sanığın 14.08.2014 tarihinde işlediği suç nedeniyle 19.01.2021 tarihinde mahkemesince ihbarda bulunulması üzerine, Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.04.2021 tarihli ve 2021/150 Esas, 2021/164 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanarak sanığın izinsiz kenevir ekme suçundan, 2313 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi delaletiyle 23 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafii, hükmün sanık lehine bozulması istemi ile hükmü temyiz etmiştir. III.GEREKÇE Sanığın yargılama konusu eylemi için, suç tarihinde yürürlükte bulunan 2313 sayılı yasanın 23 üncü maddesinin son fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 08.10.2012 tarihi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali niteliğindeki eylemin gerçekleştiği tarih olan 14.08.2014 tarihi arasında duran süreler dikkate alınarak yapılan incelemede, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen bozma öncesi mahkûmiyet hükmünün verildiği 05.10.2007 tarihinden, bozma sonrası mahkûmiyet hükmünün verildiği 20.04.2021 tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.04.2021 tarihli ve 2021/150 Esas, 2021/164 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.01.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/15270, K. 2024/364, T. 11.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-15270-e-2024-364-k-d921971baedf