Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/15215 E. 2023/10954 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/15215
Karar No
2023/10954
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.09.2020 tarihli ve 2020/176 Esas, 2020/211 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 10 yıl 17 ay 15 gün hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 16.11.2020 tarihli ve 2020/3214 Esas, 2020/2440 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık ve müdafii ile Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının, sanık ve müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 15.11.2022 tarihli ve 2021/786 Esas, 2022/11730 Karar sayılı kararı ile; "Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, 10.04.2020 tarihli eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenin dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 18.08.2019 tarihinde sanığın üst aramasında uyuşturucu maddenin ele geçirildiği olayda; suçun sübutunun tespiti amacıyla, öncelikle sanığın üst aramasını yapan ve olay tutanağında imzaları bulunan sicil numaralı görevlilerin çarşı ve mahalle bekçileri olup olmadıklarının tespiti, çarşı ve mahalle bekçileri olmaları halinde üst aramasının yapıldığı esnada aralarında polis memuru veya polis amiri konumunda bir görevlinin bulunup bulunmadığının araştırılması, üst aramasını yapanların tamamının çarşı ve mahalle bekçileri olduğunun anlaşılması halinde ise, CMK'nın 116, 117 ve 119. maddeleri ile 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 772 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu'na aykırı şekilde yapılan arama sonucunda ele geçen uyuşturucu maddelerin, 'suçun maddi konusu' ve 'suç delili' olarak hükme esas alınamayacağının gözetilmemesi, " Nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. D. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.06.2023 tarihli ve 2023/4 Esas, 2023/276 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 10 yıl 17 ay 15 gün hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. E. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Bozma ilamına uyulduğu belirtildiği halde, bozma ilamının gereği tam olarak yerine getirilmeden, tutanağın polis memurları tarafından imzalandığı belirtilerek aramanın polis memurları tarafından yapıldığının kabulü ile 18.08.2019 tarihli eylemde elde edilen deliller hukuka uygun olarak kabul edilmiş ise de, olay günü sanığın üst aramasının çarşı ve mahalle bekçileri tarafından mı yoksa polisler tarafından mı yapıldığı yeteri kadar tutanak mümzileri dinlenerek tespit edilmeden hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüş; 2. Yargıtay'ın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükmün gerekçe bölümünde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaatin, suç oluşturduğu sabit görülen fiilin ve bunun nitelendirmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, mahkemenin gerekçe içeriğinde 10.04.2020 tarihle suça ilişkin gerekçenin bulunmadığı, 18.08.2019 tarihli suçun gerekçesinde ise 10.04.2020 tarihli suçun delillerine yer verildiği anlaşıldığından, açıklanan ilkelere uyulmadan hüküm kurulması, 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.06.2023 tarihli ve 2023/4 Esas, 2023/276 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, diğer yönleri incelenmeksizin oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/15215, K. 2023/10954, T. 12.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-15215-e-2023-10954-k-788edf8799af