Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/12636 E. 2023/11369 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/12636
- Karar No
- 2023/11369
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.07.2019 tarihli ve 2018/588 Esas, 2019/374 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 16.07.2020 tarih ve 2019/3158 Esas, 2020/1552 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 16.03.2022 tarihli ve 2020/15775 Esas, 2022/3354 Karar sayılı kararı ile; "... Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenin dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1. Olay tutanağı içeriğine göre, sanığın uyuşturucu madde sattığına dair ihbar üzerine kolluk görevlisinin sanık ile yapmış olduğu telefon görüşmesi sonrasında Yıldız Caddesi No:17 sayılı bina önünde buluşulduğu, sanık ile telefon görüşmesini yapan tutanak düzenleyici tanık Yavuz Özlü duruşmada “sanığın evinin adresini vererek oraya gelmesini söylediğini” beyan ettiği ancak keşif sırasında dinlenilen diğer tutanak düzenleyici tanıkların “buluşma yeri olarak Yıldız Caddesi No:17 Bulmar Marketin yanı kararlaştırıldığını” beyan etmeleri nedeniyle, dosyadaki olay yerine ait fotoğraflar incelendiğinde uyuşturucu madde satışının yapıldığı yerin noktasal tayininin yapılamadığı, TCK’nın 188/4-b maddesi kapsamında tespit edilen sözkonusu mesafenin 193 metre 82 santimetre olduğu da dikkate alınarak, şüpheli kalan bu durumun sanık aleyhine değerlendirilemeyeceği gözetilmeden, sanık hakkında TCK’nın 188/4-b maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini, 2. TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, 3. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan mahkûmiyete konu suçun 5237 sayılı TCK'nın 165/1. maddesinde yazılı “suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi” suçu olduğu ve CMK'nın 253. maddesinde 7188 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmış olup, tekerrüre esas alınan bu ilam sebebi ile uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, ..." nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. D. İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.03.2023 tarihli ve 2022/376 Esas, 2023/118 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 3. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Olay tarihinde "... 0538 217 .... numaralı hattı kullanan Alper isimli şahsın uyuşturucu madde sattığı..." şeklindeki ihbar üzerine kolluk görevlilerince sanığın belirtilen numarasının arandığı ve uyuşturucu madde almak için kararlaştırılan buluşma yerine sanığın ve hakkında kulanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen temyiz dışı sanık ... Sağay'ın beraber geldikleri, alıcıların kolluk görevlisi olduğunu anlayan sanıkların kaçmaya çalıştıkları, kovalamaca sonucu yakalandıkları, yapılan üst aramalarında sanığın üzerinde 15 gram hint keneviri bitki parçaları ve temyiz dışı sanık ...'nin üzerinde net 6,4 gram hint keneviri bitki parçaları ele geçirildiği ve sonrasında sanığın ikametinde yapılan aramada net 2.4 gram hint keneviri bitki parçalarının ele geçirildiği olayda, her ne kadar sanık atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de, ihbar tutanağı, suçüstü kapsamında düzenlenen olay yakalama tutanağı, ev arama tutanağı, uzmanlık raporu, tutanak tanıklarının beyanları ve tüm dosya kapsamındaki delillere göre sanığın uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediğinin sabit olduğu, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi kapsamında olay yerinin belirtilen 200 metre sınırına çok yakın olduğu, yanılma payı olabileceği, tekerrüre esas alınan ilam ile ilgili olarak dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği, uzlaşmanın teklif aşamasında kaldığı anlaşıldığından ilamın kaldığı yerden devamına karar verildiğinden tekerrür şartlarının bulunduğu, gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. İlk Derece Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ve delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Sanık hakkında belirlenen gün adli para cezası paraya çevrilirken, 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı olarak uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesinin ve sanık müdafiinin lehe olan hükümlerin uygulanmasına ilişkin isteğinin, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen “para cezasının taksitlendirilmesini” de kapsadığı gözetilmeden, bu konuda bir karar verilmemesinin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde (B) başlıklı bentte açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.03.2023 tarihli ve 2022/376 Esas, 2023/118 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, A. 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin uygulanması ile ilgili kısımda yer alan "TCK nun 52. maddesi" ibaresinir çıkarılarak yerine "5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası" ibaresinin yazılması ve bu paragraftan sonra gelmek üzere "- Sanığın ekonomik ve şahsi halleri göz önünde bulundurularak, hükmolunan 16.660,00 TL adli para cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, her ay bir taksit olmak üzere 24 ayda 24 eşit taksitte sanıktan alınmasına, taksitlerden herhangi birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının bir defada sanıktan tahsiline ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği hususunun sanığa ihtarına,” paragrafının eklenmesi Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde karar verildi.