Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/10275 E. 2024/349 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/10275
Karar No
2024/349
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/139 E., 2022/535 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.12.2020 tarihli ve 2020/267 Esas, 2020/260 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 5 yıl hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 20.04.2022 tarihli ve 2021/139 Esas, 2022/535 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısı (sanık aleyhine) ile sanık müdafiinin istinaf başvurularına ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin birinci, ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesinin birinci, altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 9 yıl 2 ay hapis ve 18.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine, 4. Sanık hakkında lehe olan hükümlerin ve teşebbüsün değerlendirilmediğine, 5. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 6. Kişisel kullanım için kabul edilecek miktarın somut olayın özelliklerine göre farklılık arz ettiği nazara alınarak adli tıptan rapor aldırılmaması sebebiyle eksik inceleme yapıldığına, 7. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 8. Re'sen bulunacak diğer nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın araç ile İstanbul'dan Kastamonu iline dönüş yaptığı esnada uyuşturucu madde getirdiği yönünde bilgi edinilmesi üzerine, aracının durdurularak adli arama kararı olmaksızın bagajı açtırılıp amfetamin içeren 551 adet Captagon hapın ele geçirildiği olayda; olay tutanakları, mümzi tanık beyanları, hapın kişisel kullanım miktarından fazla olması ve sanığın aşamalardaki ikrarları bir arada değerlendirildiğinde; sanığın mahkûmiyetine hükmedilip alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle teşdiden cezalandırılmasına karar verilmiş; hakkında uyuşturucu madde getirileceği bilgisi bulunan sanık için uygulama noktasında tertibat alınarak araç bagajının sanığa açtırılıp hapların ele geçirilmesi işleminin hukuki anlamda adli arama işlemi olduğu, somut olayda 19.08.2020 tarihinde saat 22:40 sularında hapların ele geçirildiği, bu aşamaya kadar da kolluk görevlilerince gerçekleştirilen işlemlerin Cumhuriyet savcısına bildirildiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin de bulunmadığı, kolluk görevlilerince durdurulduğu sırada hakkında düzenlenmiş bir adli arama kararı ya da yazılı arama emri bulunmayan ve bu nedenle üzerinde arama yapılıp delil elde edilemeyecek olan sanığın, üzerindeki uyuşturucu maddeleri görevlilere teslim etmek suretiyle suçun konusu ve delilini hukuka uygun hâle getirerek kendi suçunu ortaya çıkarması nedeniyle, sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiği kanaatiyle, sanığın ikrarının sübuta etki derecesi de gözetilerek cezasında takdiren 1/2 oranında indirim uygulanmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesinin suçun sübutuna yönelik kabulünün isabetli olduğu, ancak dosya kapsamı içeriğine göre sanığın suçunun ortaya çıktığı belirlendiğinden, sanığın aşamalarda alınan beyanlarıyla kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve katkıda bulunduğundan bahisle koşulları oluşmadığı halde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının, ayrıca ele geçen madde miktarı gözetildiğinde 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 61 inci maddelerine göre temel ceza tayin edilirken orantısız bir şekilde teşdit yapılmasının usul ve yasaya aykırı olması, ele geçirilen hap sayısı, olayın oluş şekli gözetilerek temel ceza tayin edilirken cezadan bir miktar teşdit yapılmasının gerekmesi nedenleriyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, Bölge Adliye Mahkemesinin, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosyadaki delillerin suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 20.04.2022 tarihli ve 2021/139 Esas, 2022/535 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Karabük Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.01.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/10275, K. 2024/349, T. 11.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-10275-e-2024-349-k-9444550e1db4