Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/9346 E. 2026/10792 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/9346
- Karar No
- 2026/10792
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3980 E., 2019/2874 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; delillerin hukuka aykırı olduğuna, suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Sanıktan ele geçirilen, miktar itibarıyla kullanım sınırındaki uyuşturucu maddeyi satacağını belirtmek suretiyle, aleyhinde cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığı aşamada kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiği gerekçesiyle, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin maddi olayın gerçekleşme biçimine ilişkin kabulünü değiştirmeden, yeni delil ikame yoluna gitmeden ve delil değerlendirmesi yapmadan 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesini uygulamak suretiyle hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı duruşma açılmaksızın verilebileceğinden Tebliğname'nin bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Bölge Adliye Mahkemesince hükmün düzeltilmesi aşamasında, TCK'nın 62. maddesinin uygulandığı bölümde "625" ibaresi yerine "750" yazılması, sonuç adli para cezası doğru olarak hesaplandığından mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görülmüştür. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak, 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiriler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararında sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.09.2026 tarihinde karar verildi.