Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/4767 E. 2024/17594 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2022/4767
Karar No
2024/17594
Karar Tarihi

... MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/242 E., 2022/238 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.11.2021 tarihli ve 2021/454 Esas, 2021/590 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanığın uyuşturucu madde sattığına dair somut delil olmadığına, 2. Mahkeme huzurunda dinlenmeyen tanık beyanına dayanılarak hüküm kurulduğuna, 3. Eksik inceleme ile karar verildiğine, 4. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 5. Soyut beyanları dışında, kuşku sınırlarını aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi kanuna aykırı olduğuna, 6. Vicdani kanaatten ceza verildiğine, kamera kaydı, Hts kaydı ve parmak izi talebinin dikkate alınmadığına, 7. Tanığın kendisi ve yakınlarını, ...'ın darp ve bıçakla yaralama suçundan kurtarmak için sanıktan 50,00 TL karşılığında uyuşturucu madde satın aldığını beyan ettiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Sanık hakkında ikinci kez tekerrüre esas olan karşılıksız yararlanma suçunun basit yargılamaya tabi olması nedeniyle bu hususun infaz aşamasında dikkate alınması mümkün görülmüştür. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurlu'ğunun 2023/21551 sırasında kayıtlı emanetler konusunda talep halinde mahalli mahkemesince karar verilmesi mümkün görülmüştür. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, etkin pişmanlık hükmünün uygulanmasına ilişkin yasal koşulların oluşmadığı anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısımda "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarı" yerine “ödenmeyen adli para cezasının infaz aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarına" denilmek suretiyle infazı kısıtlar biçimde karar verilmesi, Değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, Sanık hakkında adli para cezasının taksitlendirilmesine ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması yerine "Sanığın ekonomik durumu ve verilen adli para cezasının miktarı dikkate alınarak, adli para cezasının sanıktan 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince takdiren birer ay ara ile 24 eşit taksitte alınmasına, taksitlerden birisinin süresinde ödenmemesi halinde kalan taksitlerin tamamının tahsiline ve ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrileceği hususunun sanığa ihtarına" ibaresinin eklenmesi, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/4767, K. 2024/17594, T. 15.04.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2022-4767-e-2024-17594-k-06a30dceabe0