Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/12467 E. 2023/9541 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2022/12467
Karar No
2023/9541
Karar Tarihi

T U T U K L U İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2022 tarihli ve 2021/250 Esas, 2022/116 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi ve 54 üncü maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 13 yıl 9 ay hapis ve 27.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 14.06.2022 tarihli ve 2022/1587 Esas, 2022/1675 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanık aleyhine herhangi bir tanık beyanı, teknik ya da fiziki takip bulunmadığına, 2. Ele geçen uyuşturucu maddenin kullanım sınırında kaldığına, 3. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 4. Koşulları oluşmadığı halde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uygulanarak sanığa fazla ceza verildiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Kolluk görevlilerince yapılan çalışmalar sonucunda, sanığın Hasan'ın Yeri isimli kahvehanede uyuşturucu madde sattığı yönünde istihbari bilgiye ulaşılması üzerine olay tarihinde, bahse konu kahvehaneye gidildiği, masa üzerinde 1 adet esrarlı sigara görüldüğü, sanığın esrarlı sigaranın kendisine ait olduğunu beyan ettiği, kahvehanedeki kişilerin kaba üst aramasının yapıldığı sırada sanığın kalorifer peteğinin arkasına bir poşet sakladığı, poşetin içerisinde fişeklemede kullanıldığı değerlendirilen çok sayıda kilitli şeffaf poşet olduğunun görüldüğü, sanığın kaba üst aramasında 1 fişek kokain, 20 fişek esrar ve çok sayıda kilitli şeffaf poşet ele geçirildiği, usulüne uygun arama emrine istinaden sanığın ikametinde yapılan aramada hassas terazi ile çok sayıda uyuşturucu madde ele geçirildiği, suça konu materyallerde sanığın parmak izinin tespit edildiği, sanığın kovuşturma aşamasında suçunu ikrar ettiği, uyuşturucu madde çeşitliliğinin sanığın ticaret kastını ortaya koyduğu, uyuşturucu maddenin kullanım sınırının üzerinde olduğu da dikkate alındığında, sanığın uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyetine; ele geçen uyuşturucu madde miktarı göz önüne alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlendiği; sanığın soruşturma aşamasındaki ifadelerinin hiçbirisinde atılı suçlamayı kabul etmediği, ancak parmak izi tespit edildikten sonraki aşamada uyuşturucu madde sattığını mahkemede ikrar ettiği, yine her ne kadar ikametinin başka bir adres olmasına rağmen polislere uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği adresi söylemesi üzerine söz konusu adreste arama yapılarak uyuşturucu maddelerin ele geçirildiğini savunmuşsa da, kolluk tutanağında böyle bir tespitin bulunmadığı, tüm dosya kapsamına göre sanığın ikrarı olmasa dahi mahkûmiyetine yeter delil bulunduğu, ayrıca sanığın ismini verdiği Ümit B. hakkında ayırma kararı verilerek soruşturmaya devam edildiği, bu hali ile sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının karar tarihi itibarıyla mevcut olmadığı, ancak ismini verdiği kişiler hakkında kovuşturma yapılarak atılı suçla bağlantılı olarak mahkûm olması halinde, sanık lehine her zaman yargılamanın yenilenmesi yolu ile etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının mümkün olduğu değerlendirilerek bu aşamada 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin uygulanmadığı anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince; uyuşturucu madde ile şahit numunenin 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası yerine aynı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları uyarınca müsaderesine karar verilmesi ile ilgili hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, etkin pişmanlık koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sanığın üzerinde ele geçen kişisel kullanım sınırındaki kokaini, savunmasının aksine, kullanma amacı dışında başka bir amaçla bulundurduğuna dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında hükmedilen temel ceza üzerinden 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca artırım yapılarak fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 14.06.2022 tarihli ve 2022/1587 Esas, 2022/1675 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozmanın niteliği ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.11.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/12467, K. 2023/9541, T. 07.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2022-12467-e-2023-9541-k-2aff2fd5bc8d