Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/833 E. 2023/9318 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/833
- Karar No
- 2023/9318
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma HÜKÜM : Değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Sanık hakkında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 11.03.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.12.2015 tarihli ve 2015/124 Esas, 2015/342 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafii 25.12.2015 tarihli süre tutum dilekçesi ile temyiz talebinde bulunmuştur. III. OLAY VE OLGULAR " Tüm dosya kapsamı, sanık savunmaları, tanık beyanları, dizi 24 olay yakalama el koyma tutanağı, dizi 49 Bursa Polis Kriminal Laboratuvarı Biyometrik Veri İşlemleri Uzmanlık Raporu, dizi 59 Bursa Polis Kriminal Laboratuvarının Uzmanlık Raporu, hep birlikte değerlendirildiğinde; Bursa İli Beyazıt Mahallesinde ihbar üzerine polisin takip yapıp dur ihtarına uymayarak kovalamaca sonucu yakalanan sanık ...'ın sürücüsü olduğu araçta kaçarken 8 adet toplam 3 gr naylon poşet içerisinde yeşil bitki parçacıkları ile ve 1 adet beyaz renkli uyuşturucu hap, kitap kağıdına sarılı 6 gr hint keneviri yakalanmış olup, sürücü ...'ın sürücü belgesinin olmadığı, ...'ın 22.02.2015 tarihli kolluk ifadesinde ve Bursa 1. Sulh Ceza Hakimliğindeki 2015/149 Esas sayılı sorgusunda uyuşturucuları kullanmak için aldığını, ticaret amacıyla bulundurmadığını, uyuşturucu bağımlısı olduğunu beyan ettiği, uyuşturucuların arkadaşı Abdullah'a ait olduğunu, küçük poşetler içerisindeki kekik'i kokoreççiden satın aldığını, 02.11.2015 tarihli duruşmada alınan ifadesinde araç içerisinde uyuşturucuyu arkadaşları ile birlikte içtiğini, uyuşturucu ticareti yapmadığını, uyuşturucu kullanıcısı olduğunu, araç içerisinde bulunan uyuşturucuların kullanmak için aldıkları uyuşturucu olduğunu, poşet içerisindeki maddenin kekik olduğunu savunduğu görülmüş olup, tanıklar ... ile ...'ın da beyanlarında uyuşturucu ticaretine şahit olmadıklarını, araç içerisinde uyuşturucu içeceklerini, İsmail'in ehliyeti olmadığı için polisi görünce kaçtığını, uyuşturucunun nereden alındığını bilmediklerini beyan ettikleri görülmüş olup, sanığın tüm aşamalarda uyuşturucu ticareti yaptığına dair atılı suçlamayı inkar etmiş olması, daha önceden uyuşturucu kullanmaktan mahkûmiyetinin bulunması, dizi 59 24.02.2015 tarihli Bursa Polis Kriminal Laboratuvarının Uzmanlık Raporunda açıklandığı üzere yakalanan tabletin uyuşturucu maddelerin murakabesi hakkındaki kanun kapsamında bulunmadığı, ayrıca yeşil renkli bitki parçacıklarında herhangi bir uyuşturucu maddeye rastlanmaması, 3,6 gram gelen yeşil renkli bitki parçacıklarında ise esrar aktif maddelerinin bulunduğu tespit edilmiş olup, yakalanan uyuşturucu maddenin miktarı, sanığın uyuşturucu ticareti yaptığına dair savunmalarının aksini gösterir her türlü şüpheden uzak, somut kesin ve inandırıcı delillerin elde edilememiş olması nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçu sabit" görüldüğü gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; 1) Suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasında, 188 inci veya 190 ıncı maddelerde tanımlanan suçlardan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun 191 inci madde kapsamına girdiğinin anlaşılması halinde, sanık hakkında "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" karar verilmesi hükme bağlanmış, 191 inci maddenin dokuzuncu fıkrasında ise "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, 5271 sayılı Kanun'un kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümlerinin uygulanacağı..." belirtilmiştir. Dolayısıyla sanık hakkında "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan dolayı açılan davada, yapılan kovuşturma sonucunda sanığın sabit olan eyleminin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğunun anlaşılması durumunda, suç vasfındaki değişiklik nedeniyle Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca, "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan hüküm kurulma aşamasına gelindiğinde; öncelikle, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasının olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti gerektiğinden; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresi içinde işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı veya 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte verilmiş ve infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra; 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi çerçevesinde karar verilen "Tedavi ve Denetimli Serbestlik Tedbiri" ve "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararlarının kesinleşmesinin 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra "Kamu Davası Açılmasının Ertelenmesi" kararı verilmesini engellemeyeceği de gözetilerek; a) Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" veya 5560 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi gereğince verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararı varsa ve yargılama konusu olan suç, bu erteleme kararının ihlali niteliğinde görülüyorsa, bu suç 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince soruşturma ve kovuşturma nedeni yapılamayacağından düşme kararı verilip ilgili Cumhuriyet savcılığına ihbarda bulunulmasına karar verilmesi, b) Sanık hakkında daha önce kullanmak için uyuşturucu madde satın alınması, bulundurulması ya da kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş "kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" veya 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasına göre verilen "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı" yoksa 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı" verilmesi, c) Sanık hakkında daha önce kullanmak için uyuşturucu madde satın alınması, bulundurulması ya da kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş "kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" veya 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince "hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı" verilmiş ve bu kararların ihlali nedeniyle açılan davalardan mahkûmiyet kararı verilmiş ise bu suç doğrudan soruşturulması ve kovuşturulması gereken suç olacağından yargılamaya devam olunarak 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi çerçevesinde bir hüküm kurulması, gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, Kabul ve uygulamaya göre de; 2) Hükümden önce 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı hükmü ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinde yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.12.2015 tarihli ve 2015/124 Esas, 2015/342 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.11.2023 tarihinde karar verildi.