Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/8931 E. 2023/7654 K. – Çocuğun Cinsel
Konu: Çocuğun Cinsel İstismarı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/8931
- Karar No
- 2023/7654
- Karar Tarihi
- Konu
- Çocuğun Cinsel İstismarı
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/163 E., 2015/163 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden verilen hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına ilişkin kararın temyiz edilmediği anlaşıldığından temyiz incelemesi çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm ile sınırlı olarak yapılmıştır. Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.09.2015 tarihli ve 2015/163 Esas, 2015/163 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14.04.2019 tarihli ve 14-2015/340248 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiin Temyiz İsteği Mağdurenin on beş yaşını doldurmasına iki ay kaldığına, görünüş olarak büyük göründüğüne ve mağdurenin yaş hususunda müvekkilinin hataya düşürdüğüne ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkeme Kabulü "Eylem tarihi olan 13.02.2015 tarihi itibariyle henüz 15 yaşını ikmal etmemiş olan mağdure ...’ın ablasının nişanlısının kardeşi olan suça sürüklenen çocuk ... ... ile duygusal yakınlıkları bulunduğu ve sevgili oldukları, abla ve abilerinin nişanlılık ilişkileri ve aynı zamanda komşu da olmaları nedeniyle birbirlerinin evlerine gidip geldikleri, mağdurenin olay günü kendisi ile sohbet etmek amacıyla, suça sürüklenen çocuğun evine gittiği, bu sırada evde başka kimse olmadığından yalnız kaldıkları, birbirlerine yakınlaşarak sevişmeye başladıkları, alt tarafları çıplak kalacak şekilde kıyafetlerini çıkardıkları, suça sürüklenen çocuk ... ...’ın cinsel organını mağdurenin cinsel organına temas ettirmesi neticesinde, suça sürüklenen çocuğun mağdurenin üzerine boşaldığı, duhul gerçekleşmediği, bunun neticesinde mağdurenin hamile kaldığı anlaşılmıştır. Mağdurenin Afyonkarahisar Adli Tıp Şube Müdürlüğünce yapılan muayenesi neticesinde düzenlenen 13.04.2015 tarih ve 44864049-103-15/436 sayılı raporunda; 'anotomikman bakire' olduğunun belirtildiği, buna göre göre suça sürüklenen çocuk ve mağdurenin, duhul olmadığına ilişkin beyanlarına itibar etmek gerekeceği kanaatine varılmıştır. Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığınca düzenlenen 26.06.2015 tarih ve 61449756-101.02-15/10038-1132 sayılı raporda; ceninden alınan DNA profili ile suça sürüklenen çocuktan alınan profillerin karşılaştırıldığı ve biyolojik babalığının reddedilmediği, şahsın %99,99 ihtimalle ceninin biyolojik babası olabileceğinin belirtildiği anlaşılmıştır. Bu itibarla; suç tarihi itibariyle henüz 15 yaşını ikmal etmeyen mağdurenin hukuken kabul edilebilir rızasından söz edilemeyeceğinden, suça sürüklenen çocuğun mağdureye karşı 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 103/1-a maddesinde belirtilen 'Çocuğun cinsel istismarı' suçunu işlediği kanaatine varılarak alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirecek bir neden görülmediğinden alt sınırdan takdiren 8 yıl hapis cezası verilmiştir. Eylem tarihinde 16 yaşını ikmal etmiş olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 31/3 maddesi gereğince verilen cezadan 1/3 oranında indirim yapılmıştır. Yine suça sürüklenen çocuğun tutanaklara yansıyan Mahkemeye karşı saygılı tutum ve davranışları, cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni sayılarak cezasından 1/6 oranında indirim yapılmıştır. Suç tarihinde henüz 15 yaşını ikmal etmeyen mağdurenin hukuken kabul edilebilir ve geçerli bir iradesinin varlığından söz edilemeyeceğinden, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 109/1 maddesinde düzenlenen 'Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan' alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirecek bir neden görülmediğinden takdiren 1 yıl hapis cezası verilmiş, cezaya esas eylemin çocuğa karşı işlenmesi nedeniyle aynı yasanın 109/3-f maddesi gereğince cezası bir kat, cinsel amaçla işlenmesi nedeniyle de yarı oranında artırılmıştır. Suça sürüklenen çocuğun eylem tarihinde 15 – 18 yaş aralığında bulunduğu anlaşıldığından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 31/3 maddesi gereğince cezasında 1/3 ve ardından da; suça sürüklenen çocuğun tutanaklara yansıyan mahkemeye karşı saygılı tutum ve davranışları, cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni sayılarak cezasından 1/6 oranında indirimler yapılmıştır. Suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydına yansıyan sabıkasızlığından kaynaklanan geçmişteki iyi hali, saptanan kişiliği dikkate alınarak, yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememize kanaat gelmiş olduğundan ve kendisi de rıza gösterdiğinden, verilen hapis cezası hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/6 maddesi gereğince hükmün açıklanmasına karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçesiyle hüküm kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Eylem tarihinde mağdurenin 14 yıl 9 aylık olması tarafların sosyal-ekonomik ve eğitim durumları ile tüm dosya içeriği nazara alındığında; olayda 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesine muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. B. Tebliğname Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Tebliğnamede çocuğun cinsel istismarı suçu yönünden onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde yer alan nedenle Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.09.2015 tarihli ve 2015/163 Esas, 2015/163 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.11.2023 tarihinde karar verildi.