Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/4225 E. 2023/6456 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/4225
- Karar No
- 2023/6456
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2092 E., 2021/79 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; I. HUKUKİ SÜREÇ A. Rize Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.10.2020 tarihli ve 2020/39 Esas, 2020/322 Karar sayılı kararı ile sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 63 üncü maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 12.500,00 TL adli para cezası; sanık ...'nın 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 63 üncü maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası; sanık ...'un 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 63 üncü maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis ve 11.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 14.01.2021 tarihli ve 2020/2092 Esas, 2021/79 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma kastıyla hareket etmediğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Kesin ve somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmaması gerektiğine, 4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanığın, birinci olayda uyuşturucu için para transferi yapıldığı hususunda bilgisinin bulunmadığına; 05.08.2019 tarihli olayda sanığın uyuşturucu kullanmayı bıraktığı için kurtulmak ve ödediği ücreti telafi etmek için maddenin teminini sağladığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Kesin ve somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmaması gerektiğine, 4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 5. Re'sen gözetilecek diğer nedenlere ilişkindir. C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmaması gerektiğine, 4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 5. Beyanlar arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, 6. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 7. Re'sen gözetilecek diğer nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 21.07.2019 tarihli birinci olayda, tanık...'in arkadaşı olan ...'i arayarak uyuşturucu istediği, ...'in temyiz dışı sanık ... ile telefonla görüştüğü, ...ın da ...'i arayarak uyuşturucu istediği, maddeyi ...'dan temin edecek olan ... ile ...ın buluşmaya yönelik görüşmeleri üzerine yapılan fiziki takipte görevlilerin ..., ... ve ...'u beklerken gördükleri, ... ve ...'in de araçla geldikleri, ...ın aracın yanına giderek aracın içine uzandığı, ...'in uyuşturucu parasını ...'a vererek aracın yanına gönderdiği, ...ın yanına gelen ...'un parayı camdan uzatarak ...'ya verdiği, ...'nın da uyuşturucu maddeyi araç içerisinden ...a verdiği, ..., ... ve ...'in bulunduğu yere araçla...'in geldiği, ... ve...'in araca binerek uyuşturucu maddeyi...'e verdikleri, ...in içerisinde bulunduğu aracın görevlilerce durdurularak...'den 2,32 gram olup % 81 oranında 1,879 gram esrar elde edilebilen bitki parçalarının ele geçirildiği, olay yerinin bilirkişi raporu ile Sahil Camii'ne yaya olarak 101 metre mesafede bulunduğunun tespit edildiği olayda; aşamalarda ... dışındaki tüm sanıkların ve...'in oluşu teyit eder mahiyetteki beyanları, ...'nın olay esnasında araç içerisinde bulunduğunu belirtmesi nedenleriyle birinci olay yönünden eylemin sübuta erdiğinin kabul edilmesi; 05.08.2019 tarihli ikinci olayda ise, ...’ın ...ı arayarak uyuşturucu istediği, ...ın da ...'tan uyuşturucu istediği, ...ın ... ile de görüştüğü, görevlilerce yapılan fiziki takipte olay yerine gelen araç içinde ... ile ...'ın görüldüğü, bir süre sonra ... ile ...'in de gelerek bekledikleri, ...'un yanına ...'ın gelerek tokalaştıktan sonra ..., ..., ... ve ...ın araca bindikleri ve aracın hareket ettiği, bir süre sonra ... ve ...'in araçtan indikleri, ... ve ...'ın içinde oldukları aracın beklediği sırada ...'in araca bindiği, görevlilerce durdurularak yapılan kontrolde ...'den iki parça şeffaf poşette daralı 0,95 ve 0,27 gram olan esrar ile MDMA içeren 5 parça ecstasy hapın, ...'dan ise daralı 3,18 gram esrarın ele geçirildiği olayda; aşamalarda sanıkların suçu ikrar etmeleri ve ...'ın da oluşa uygun beyanlarda bulunması nedenleriyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, ... ve ... yönünden etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması gerektiği yönündeki eleştiriler dışında isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümlerde, Sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanma koşulları oluştuğu halde uygulanmamış ise de; aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. A. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına ve sübutuna, sanıklar arasındaki iştirak iradesine, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosyadaki delillerin suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu anlaşılmakla; sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra, “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği” belirtilmeyerek 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranılmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; söz konusu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 2. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümde, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına ve sübutuna, sanıklar arasındaki iştirak iradesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosyadaki delillerin suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1. Dosya kapsamından, uyuşturucu madde satışının, sanığın içinde bulunduğu özel aracın içerisinde gerçekleştiği anlaşılmakla; araçların "umumi veya umuma açık yerler" olarak nitelendirilemeyeceği, dolayısıyla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanma koşullarının bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılarak fazla ceza tayin edilmesi, 2. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda, “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği” belirtilmeyerek 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranılması hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR 1. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan hükümler Yönünden; Gerekçe kısmındaki birinci bölümün (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 14.01.2021 tarihli ve 2020/2092 Esas, 2021/79 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükümlerinin adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin paragraflarından "...Sanığa tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına, günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenmesine karar verilebileceği, hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilebileceğinin ihtaratına.(ihtar edildi)..." ibarelerinin çıkartılarak yerlerine “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğine ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğine" ibarelerinin eklenmesi suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükümlerindeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 2. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe kısmının ikinci bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 14.01.2021 tarihli ve 2020/2092 Esas, 2021/79 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedenine göre sanığın SALIVERİLMESİNE, başka bir suçtan hükümlü ya da tutuklu bulunmadığı takdirde salıverilmesinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Rize Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.07.2023 tarihinde karar verildi.