Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/17591 E. 2023/11108 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/17591
- Karar No
- 2023/11108
- Karar Tarihi
T U T U K L U İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Esastan ret TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin/taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.11.2020 tarihli ve 2020/353 Esas, 2020/325 Karar sayılı kararı ile Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/268 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/268 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. B. Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.06.2021 tarihli ve 2020/268 Esas, 2021/345 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 ve 62 nci maddeleri, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis ve 37.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 07.09.2021 tarihli ve 2021/1275 Esas, 2021/1138 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. İstinaf kararında sanık ve müdafinin talepleri dikkate alınmadan esastan ret kararı verilmesinin hak ve nesafet ilkelerine aykırı olduğuna, 2. Mahkûmiyete yeter somut delil olmadığına, 3. Sanığın üstünde ve evinde suç unsuru ele geçirilemediğine, 4. 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, 5. Sanık hakkında ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, 6. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine, 7. İstinaf incelemesinin duruşmalı yapılması isteği hakkında herhangi bir karar verilememiş olmasının hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliği taşıdığına, 8. Tutuklamanın bir tedbir olduğuna ve sanığın tahliyesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde,31.01.2020 tarihli olaya ilişkin olarak her ne kadar sanık ... üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş ise de, fiziki takip tutanağı, ... ve ...'in baştan sona değişmeyen uyuşturucu maddeyi sanıktan aldıklarına ilişkin beyanları, sanığın ikametinden ele geçirilen kitap ile uyuşturucu maddenin sarılı olduğu sayfanın birbiriyle uyumlu olması, ele geçirilen kağıt üzerinde sanığın parmak izinin tespit edilmiş olması, her ne kadar sanık uyuşturucu madde vermediğini yalnızca defter yaprağı verdiğini beyan etmiş ise de bu beyanının suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu, tanık ...'ın üzerinde ele geçirilen uyuşturucu maddenin sarılı olduğu defter yaprağında dosya içerisinde yer alan apfis uzmanlık raporuna göre sanığa ait parmak izinin çıkması, fiziki takip tutanağı, tanık Ali'nin beyanları, tutanak tanıkları Mehmet Akkaya ve Muhammet Bozkurt'un beyanlarıyla da doğrulandığı hususları nazara alındığında sanığın beyanlarına itibar edilmediği ve 06.06.2020 tarihli olaya ilişkin olarak her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş ise de, fiziki takip tutanağına göre sanığın tanık ...'a bir şey verdiği, tanık ...'ın ise sanığa para verdiğinin görüldüğü, yapılan kesintisiz fiziki takip sonucu tanık Mahsun'un üzerinden uyuşturucu madde çıktığı ve tanık ...'ın uyuşturucu maddeyi sanıktan aldığına ilişkin beyanı, her ne kadar sanık fiziki takip tutanağını kabul etmemiş ise de; tanıktan parayı aldığına yönelik beyanı, sanık her ne kadar önceden kendisinden borç aldığından bahisle tanıktan para aldığını beyan etse de bu beyanının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu ve itibar edilmediği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanık hakkında, adli sicil kaydında yer alan Silifke 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.05.2017 tarih ve 2016/497 Esas 2017/456 Karar sayılı ilamına konu 5237 sayılı Kanun'un 165 inci maddesinin birinci fıkrasında yazılı "suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi" suçuna ilişkin mahkûmiyet hükmü tekerrüre esas alınarak, hakkında aynı Kanun'un 58 inci maddesi uygulanmış ise de; 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi uzlaştırma kapsamına alınmış olmakla, tekerrüre esas alınan ilamla ilgili uyarlama yapılmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin uygulanmasına, suçun vasfına ve sübutuna, ceza miktarına ilişkin takdirinde ve gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ve yeterli incelemenin yapıldığı anlaşılmakla, sanık ve müdafinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 07.09.2021 tarihli ve 2021/1275 Esas, 2021/1138 Karar sayılı kararında sanık ve müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Silifke Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.12.2023 tarihinde karar verildi.