Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/14003 E. 2025/4475 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/14003
- Karar No
- 2025/4475
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/138 E., 2016/196 K. SUÇLAR : 1. Uyuşturucu madde ticareti yapma (sanık ... için) 2. İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma (sanık ... için) HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : 1. Onama (sanık ... için) 2. Düzeltilerek onama (sanık ... için) Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Sanık ... Hakkında Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1. Sanık hakkında hükmolunan cezadan etkin pişmanlık hükmü uyarınca indirim uygulanması sırasında, uygulama maddesi olan 5237 sayılı TCK’nın 192/3. maddesinin hükümde gösterilmemesi, 2. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması açısından, 7242 sayılı Kanun kapsamında yapılan değişiklikler göz önüne alınarak, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Kanun'a aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu durumun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; 1. Hükmün (C) bendinin etkin pişmanlığa dair üçüncü paragrafındaki "....ve suçtan sonraki davranışları gözetilerek cezasından..." ibaresinden sonra gelmek üzere "5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesi uyarınca" ibaresinin yazılması, 2. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ve 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler sonrası oluşan duruma göre, sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,” ibarelerinin yazılması, Suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında İnfaz Kurumuna veya Tutukevine Yasak Eşya Sokma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı TCK'nın 297/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin mahkûmiyet karar tarihi olan 23.05.2016 tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. Açıklanan nedenle Kilis 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.