Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/11834 E. 2025/6281 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/11834
- Karar No
- 2025/6281
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/299 E., 2016/195 K. SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : 1. Mahkûmiyet: sanıklar ... ve ...yönünden 2. Değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde kullanma suçu yönünden mahkûmiyet: sanık ... yönünden TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri ve sanık ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : 1. Bozma: sanık ... yönünden 2. Düzeltilerek onama: diğer sanıklar yönünden Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Sanıklar ... ve ...hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde; Sanıklar hakkında şartları oluşmadığı halde 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesinin uygulanması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1. Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan uyuşturucu maddelerin, 5237 sayılı TCK'nın 54/4. maddesi yerine, uygulama fıkrası hatalı gösterilerek TCK'nın 54. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi, 2. ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce suç konusu uyuşturucu maddelerden alınan şahit numunelerin de müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması açısından, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile 7242 sayılı Kanun kapsamında yapılan değişiklikler göz önüne alınarak, sanıkların durumlarının yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Yasaya aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu durumun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; 1. Hüküm fıkrasının müsadere ile ilgili bölümüne “uyuşturucu” ibaresinden sonra gelmek üzere "maddeler ile ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce suç konusu maddelerden alınan şahit numunelerin TCK'nın 54/4. maddesi" ibaresinin eklenerek "maddelerin" ibaresinin çıkarılmasına, 2. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin kısımların hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerlerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ve 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler sonrası oluşan duruma göre, sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,” ibarelerinin yazılması, Suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B. Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde; Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı TCK'nın 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 06.05.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. Açıklanan nedenle, Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.