Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/9489 E. 2025/4473 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/9489
- Karar No
- 2025/4473
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/120 E., 2019/446 K. SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet (İlk Derece Mahkemesi hükümleri kaldırılarak) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesince, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularına ilişkin olarak duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1.Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3. Sanıkların müdafisiz alınan kolluk beyanlarının hükme esas alınamayacağına, İlişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Sanığın, UYAP Bilişim Sisteminden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 18.12.2023 tarihinde öldüğünün tespit edilmesi ve sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1. Kendisinde yere attığı esrar ele geçirilen sanık ...'in müdafi huzurunda alınan aşamalardaki savunmaları dikkate alındığında; Bölge Adliye Mahkemesince aleyhinde yeterli delil bulunmadığı aşamada beyanları ile sanık ...'in suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiği gözetilerek hakkında 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükümleri uygulanmış ise de, sanık ...'in sanıklar ... ve ...'nın suçlarının ortaya çıkmasına sağladığı katkı dikkate alınarak, cezasında azami oranda indirim yapılması gerektiği gözetilmeksizin fazla cezaya hükmedilmesi, 2. Sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine karar verildikten ve taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilmesine karar verildikten sonra, "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına" ibaresi yerine "ödenmeyen adli para cezası karşılığı olarak 6545 sayılı yasanın 81. Maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3 maddesinde belirtilen yönteme uygun şekilde infaz yapılacağı hususunun sanığa ihtaratına" ibaresinin yazılarak 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesine aykırı davranılması, 3. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması açısından, 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Hukuka aykırı görülmüştür. C.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1. Tüm dosya kapsamına göre; sanık ...'in yere attığı esrarın ele geçirilmesi sonrası sanıklar ... ve ...'nın beyanlarına istinaden, sanık ...'in yayla evi olarak kullandığı ikametinde arama yapılacağı sırada, evin yan tarafından geçen yolun altında kayaların arka tarafında etrafı çuval ile kapalı bir yerde bulunan esrar maddelerini çıkartıp kolluk görevlilerine teslim ettiği olayda; sanığın suç konusu uyuşturucu maddeleri arama sırasında bulunamayacak yerden alarak kolluk görevlilerine teslim etmesi ve diğer sanıklar ... ile ...'nın soyut beyanları dışında aleyhine mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığı aşamada, müdafi huzurunda alınan aşamalardaki savunmalarında diğer sanık ...'te ele geçirilen esrarı kendisinin verdiğine dair ikrarı ile kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım ettiği anlaşıldığından, hakkında 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine karar verildikten ve taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilmesine karar verildikten sonra, "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına" ibaresi yerine "ödenmeyen adli para cezası karşılığı olarak 6545 sayılı yasanın 81. Maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3 maddesinde belirtilen yönteme uygun şekilde infaz yapılacağı hususunun sanığa ihtaratına" ibaresinin yazılarak 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesine aykırı davranılması, 3. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması açısından, 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının aynı Kanun'un 223/8. maddesi gereği sanığın ölümü nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden; Gerekçe bölümünün (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b. maddesi uyarınca takdîren Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2025 tarihinde karar verildi.