Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2020/14331 E. 2023/7544 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2020/14331
Karar No
2023/7544
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/4227 E., 2019/2365 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ A. Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.11.2019 tarihli ve 2019/275 Esas, 2019/420 Karar sayılı kararı ile sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına; sanık ... hakkında da 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 25.12.2019 tarihli ve 2019/4227 Esas, 2019/2365 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... müdafii ile Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. C Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle temyiz taleplerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; sanık ... hakkında mevcut deliller gözetildiğinde beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Tüm dosya kapsamına göre; sanıklar hakkında Selçuklar okulunun çevresinde uyuşturucu madde ticareti yaptıklarına dair ihbarın bulunduğu, kolluk görevlilerinin alınan ihbara istinaden olay yerinde fiziki takibe başladığı, sanıklar ... ve ...'ın okulun önünde bekledikleri, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan tanık ...., ile tanık .....,'nun sanıkların yanına geldikleri, daha sonra sanık ... ile tanıkların okulun kapısına doğru birlikte gidip geldikleri, bu esnada sanık ... ile tanık .... arasında bir şeyler alıp verildiklerinin kolluk görevlileri tarafından görüldüğü, sanık ...'ın tanık ....,'den almış olduğu şeyi sanık ...'ye verdiği, tanık ...'nin olay yerinden ayrılması üzerine kolluk görevlilerinin kesintisiz fiziki takibi ile tanığın durdurulduğu, tanık ....'nin üzerinden 1 paket esrar maddesi çıktığı, tanık ....'nin uyuşturucu maddeyi sanık ...'tan aldığını beyan etmesi ve teşhis etmesi ile birlikte sanık ...'ın aldığı parayı sanık ...'ye vermesi hususu dikkate alınarak sanıkların birlikte uyuşturucu madde ticareti yaptıklarından bahisle mahkememize kamu davası açıldığı, Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen 17.05.2019 evrak kabul tarihli uzmanlık raporunda, suça konu uyuşturucu maddesinin esrar elde edilmesine elverişli kenevir bitkisi olduğunun bildirildiği, 17.09.2019 tarihinde yapılan keşif sonucunda hazırlanan raporda, uyuşturucu madde satışının yapıldığı yerin aynı binada eğitim verilen Selçuklar İlkokulu ve Selçuklar Ortaokulunun bahçe ana giriş kapısına ve çevre duvarına 8 metre ve öğrenci giriş kapısına da 40 metre mesafede olduğunun tespit edildiği, her ne kadar sanık ... hakkında, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de; sanığın tüm aşamalardaki istikrarlı beyanları ile, üzerine atılı olan suçlamaları kabul etmediği, dosya kapsamında dinlenen tanık .... ....'nin sanık ... ile ilgili herhangi bir beyanının olmaması ile ortada sadece tutanak tanıklarının sanıklardan ...'ın satmış olduğu uyuşturucu madde karşılığında almış olduğu parayı uyuşturucu maddeyi alan şahıslar gittikten sonra sanık ...'ye verdiğine dair beyanlarının bulunduğu, ancak mahkememizce tutanak tanıkları beyanlarını üstünlük tanınsa dahi verildiği söylenilen bu paranın ne için veya neyin karşılığında verildiğinin tespit edilemediği, yani sanık ... tarafından bu paranın borç için mi veya başka bir sebeple mi verildiğinin tespit edilemediği, bu haliyle "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereğince sanık ...'nin üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkûmiyet için yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı yeterli delil elde edilemediğinden sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verildiği, sanık ... savunmalarında atılı suçu işlemediğini beyan etmiş ise de; sanığın hakkında ihbarın olması, bu ihbara istinaden kolluk görevlileri tarafından yapılan kesintisiz fiziki takipte tanık .... ile arasında yapılan alışverişin görülmesi, tanık ....'nin alışveriş sonrasında olay yerinden ayrılması ile birlikte kesintisiz takibin devam etmesi ve tanığın üzerinden suça konu uyuşturucu maddenin çıkması, tanık ....'nin soruşturma aşamasında olayın akabinde avukat eşliğinde alınan beyanında suça konu uyuşturucu maddeyi sanık ...'tan aldığını beyan etmesi ve sanığı teşhis etmesi hususları dikkate alınarak sanık ...'ın atılı suçu işlediği kanaatine varıldığı, sanık ... ile tanık .... arasındaki uyuşturucu madde alışverişinin yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporunda okulun bahçe ana giriş kapısına ve çevre duvarına 8 metre ve öğrenci giriş kapısına da 40 metre mesafede olduğunun tespit edildiği, bu nedenle mahkememizce sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi ve 53 üncü maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verildiği, gerekçesiyle karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Sanık müdafiinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın 22.08.2023 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği anlaşılmıştır. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Olay tutanağı, ifade tutanakları ve dosya içeriğine göre; olay yerinde bulunduğu anlaşılan ........, adlı kişi ile suç ihbarında bulunan muhbirin tanık olarak dilenilerek sanık ... hakkında beyanları alınmadan ve bu tanıkların ifadeleri hakkında sanık ile müdafiine diyecekleri sorulmadan eksik araştırma ile hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Sanık ... müdafiinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın 22.08.2023 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Gerekçe bölümünde (b) bendinde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 25.12.2019 tarihli ve 2019/4227 Esas, 2019/2365 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet Savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden, 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, hükmün oybirliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/14331, K. 2023/7544, T. 11.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2020-14331-e-2023-7544-k-d94e994b3c4d