Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/5019 E. 2026/6006 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/5019
Karar No
2026/6006
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/701 E., 2025/569 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/962 E., 2022/1549 K.

Dava muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir. Davacı vekili; tarafların kök muris ...'ın mirasçıları olduğunu, dava konusu 4 adet taşınmazın kök muris ...'a ait olduğunu ve kadastro çalışmalarında, taşınmazların kök muris tarafından davalıya bağışladığı belirtilerek davalı adına tespit ve tescil edildiğini, kök murisin, davacıların anneleri müteveffa ...dan mal kaçırmak amacıyla taşınmazlarını davalıya devrettiğini belirterek dava konusu ... ilçesi, 1 71... parsel (eski 385), 1 65... parsel 1 34... parsel (eski 244 parsel) sayılı taşınmazların tapu kayıtların iptali ile miras hisseleri oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tescilline, mümkün olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili; muris muvazaası açısından, Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, tenkis talebi açısından ise kök murisin vefat tarihinde yürürlükte olan 743 sayılı Medeni Kanun'un 513. maddesinde yer aldığı üzere murisin vefatından itibaren 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, ayrıca kök murisin taksim amacıyla her iki mirasçısına da taşınmaz verdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin 23.12.20 19... / 10... /76 Karar sayılı kararıyla; taşınmazların tesis kadastrosundan önce tapuya kayıtlı taşınmazlar olmadığı, bağış işleminin tapusuz taşınmaza yönelik olduğu gerekçesiyle muris muvazaası sebebiyle açılan tapu iptali ve tescil talebinin reddine, terditli talebi yönünden zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye 24.03.20 22... /3 87... /486 Karar sayılı kararıyla; davada asıl talep olan muris muvazaası hukuki sebebine dayalı tapu iptali-tescil talebinin taşınmaz malın aynına yönelik olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğundan Mahkemece mahallinde keşif yapılarak dava konusu taşınmazların dava tarihi itibarı ile olan değerinin belirlenerek davacıların miras payı oranında hesaplanacak olan değer doğrultusunda eksik harcın tamamlanması, kabule göre de dava konusu 385, 2 90... parsel sayılı taşınmazların edinme sebebi kısmında belirtilen "90 no'lu tutanağın" neye ilişkin olduğu hususunun Kadastro Müdürlüğünden sorulması gerektiği gerekçesiyle kaldırılarak dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Kaldırma kararı sonrası İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının incelenmesinde, tesis kadastrosunun 22.04.1965 tarihinde kesinleştiği, edinme sebebi olarak davalıya bu yerlerin muris ... tarafından bağışlandığı ve eklemeli zilyetlik ile davalı adına kazandırıcı zamanaşımı koşullarının oluştuğundan bahisle tescil edildiği, kök muris ...'ın 10.06.1972 tarihinde dava konusu taşınmazlara yönelik tesis kadastrosunun kesinleşip davalı adına tesciline karar verilmesinden sonra öldüğü gerekçesiyle davalının hak düşürücü süreye yönelik savunmasının yerinde olmadığı, dava konusu taşınmazların tesis kadastrosundan önce tapuya kayıtlı olmadıkları, bağış işleminin tapusuz taşınmaza yönelik olduğu gerekçesiyle muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil talebinin reddine, terditli talebi yönünden ise, murisin ölüm tarihinde yürürlükte olan 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin 513. maddesinde belirtilen zamanaşımı süresinin geçtiği ve zamanaşımı def'inin davalı tarafça ileri sürüldüğü gerekçesiyle davacının tenkis talebinin de zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taşınmazların, kadastro tespiti öncesinde tapuda kaydı bulunmadığı, muris ... tarafından müteveffa davalı ...'a bağışlandığı, muris muvazaasının oluşmadığı, dolayısı ile muris muvazaasına yönelik talebin bu gerekçe ile reddinin yerinde olduğu, muris ...'ın 10.06.1972 tarihinde vefatı nedeni ile 743 Sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin 513. maddesinin uygulanması gerektiği, davanın ise bu maddede belirtilen süreler geçtikten sonra 04.09.2019 tarihinde açıldığı ve davalı tarafça da zamanaşımı iddiasının süresinde ileri sürüldüğü gerekçesi ile reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve önceki geri çevirme kararıyla birlikte getirtilen evrakla birlikte Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/5019, K. 2026/6006, T. 15.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2026-5019-e-2026-6006-k-199f9efcefbe