Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/1485 E. 2026/3322 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1485
- Karar No
- 2026/3322
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2948 E., 2025/3384 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: (Kapatılan)Sinop 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/314 E., 2025/211 K.
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.
Davacı vekili; paydaşı olduğu 500 parsel taşınmaza ilişkin parselizasyon çalışması yapılması için ... 15. Noterliğinin 05.01.2023 tarihli ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile davalı ...’u yetkilendirdiğini, davalının taşınmazı oğlu olan diğer davalıya temlik ettiğini, devirden bilgisi olmadığını, bedel ödenmediğini ileri sürerek tapu iptali ve tescile, olmazsa şimdilik 16.800,00 TL'nin temlik tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş; bilahare 04.06.2024 tarihli dilekçe ile dava konusu taşınmazdan imar işlemi ile oluşan 2 14... parselin dava dışı ...’a devri nedeniyle bu taşınmaza ilişkin tapu iptali ve tescil talep edildiğinin bildirildiği, 22.01.2025 tarihli ıslah dilekçesi ile de 500 parselin imar işlemin sonucu davalı ... adına kayıtlanan 1 72... -234-235-236-237-238-239-2 40... ada 3-4-5-6-7-8-13-14-15-16-17 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, olmazsa tazminat davası olarak devam edilerek bedelin devir tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili; verilen vekaletnamede parselasyon yetkisi bulunmadığını, satış için verildiğinin açık olduğunu, 4 yıl sonra dava açıldığını, bu sırada defalarca kez görüştüklerini, taşınmazın babasından kaldığını, ekonomik olarak zor durumda iken taşınmazı davacıya 28.000,00 TL bedelle sattığını, daha sonra davacının taşınmazı satmaya karar vermesi üzerine devir için yardımcı olmasını istediğini, bu nedenle vekaletname verdiğini, 140.000,00-150.000,00 TL fiyat belirlendiğini, müşterilere taşınmazı gösterdiğini, paydaşlardan birinin taşınmazın bölünmediğini ve sorunlu olduğunu alıcılara belirtmesi üzerine vazgeçtiklerini, davacının acil satmayı istemesi sebebiyle 140.000,00 TL bedelle oğlu adına almaya karar verdiğini, 70.000,00 TL hemen ödeyip kalan bedelin 1,5 ay sonra ödenmesi için süre istediğini, davacıdan banka hesap numarası istediği ama davacının emlakçı olan ...’ın bilgilerini verdiği onun kendisine göndereceğini beyan ettiğini, bedeli ödediğini, taşınmaz sonradan değerlendiği için davanın açıldığın belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazın 140.000,00 TL bedelle satın alındığının belirtildiği, paranın 94.000,00 TL'sinin 70.000,00 TL ve 24.000,00 TL olmak üzere tanık ...'a ait banka hesabından davacıya ait banka hesabına gönderildiği, kalan 46.000,00 TL'nin ise davalı ...'ın eşi olan ... ... tarafından yine banka üzerinden davacının hesabına gönderildiği, banka işlemi açıklamalarının bir kısmında herhangi bir beyan yazmadığı, bir kısmında ise borç ödemesi yapıldığının yazdığı görülmüşse de tanık ... da dahil olmak üzere davalı tanıklarının banka üzerinden belirtilen tutarlarda ödeme yapıldığını beyan ettikleri, banka kayıtları yazılı delil başlangıcı kabul edilerek tanık beyanlarına itibar edildiği, taşınmazın devir tarihinde 241.153,89 TL olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, tapu kaydında 16.800,00 TL gösterildiği ancak bunun tek başına ispata yeterli olmadığı, davacının iddiasını ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 353/(1).b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle, duruşma isteğinden feragat edilmiş olup; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.