Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/4789 E. 2026/3324 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4789
- Karar No
- 2026/3324
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/42 E., 2025/1085 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/130 E., 2022/473 K.
Dava, sahtecilik hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı; maliki olduğu 29 61... parsel sayılı taşınmazın ...isimli şahıs tarafından ...'da düzenlenen sahte vekaletname ile davalı ...'ya satış suretiyle devredildiğini, vekaletnamemin düzenlendiği tarihte Türkiye'de olduğunu, vekaletnamedeki imzanın kesinlikle kendisinin el ürünü olmadığını, sahte vekaletnamede ismimin yanlış yazıldığını, iradesi ve rızası dışında sahte imza ile düzenlenen vekaletname ile yapılan devrin yok hükmünde olduğu ve hiçbir zaman geçerli hale gelemeyeceğini, temlikte gösterilen değer ile gerçek değerin de devrin gerçek olmadığını gösterdiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemiştir.
Davalı; davacının vekaletname ile ilgili satışı gerçekleştiren vekil ile birlikte hareket ettiklerini, buna ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduklarını, devrin usulüne uygun düzenlenen vekaletname ile Tapu Müdürlüğünde gerçekleştirildiğini, vekaletnameye güvenerek ilgili taşınmazı satın aldığını, vekaletnamenin sahte olmadığını, iyiniyetle 100.000 USD bedelle satın aldığını ve 5.800,00 TL vergi ödediğini, Tapu Müdürlüğü ve Noterliklerin davaya dahil edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, temlikte kullanılan ...’da düzenlenen vekaletnamedeki imzanın davacının elinin ürünü olmadığının ATK Fizik İhtisas Dairesi 19.01.2022 tarihli raporu ile tespit edildiği, vekaletname tarihinde davacının Türkiye’de olduğu, davalı ilk el olduğundan iyiniyet araştırması yapılmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1).b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 33.731,74 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.