Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/992 E. 2026/410 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/992
- Karar No
- 2026/410
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3741 E., 2024/2002 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ile dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, kadastro sırasında tescil harici bırakıldıktan sonra idari yoldan Hazine adına tescil edilen taşınmazın tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacılar vekili, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır. Davalı Hazine vekili, çekişmeli taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince zilyetlikle iktisap koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı Hazine tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin kararı ile davalının istinaf isteminin HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın Belediyeler yönünden husumet yokluğundan reddine, davalı Hazine yönünden kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı Hazine vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 10.05.20 22... /68 07... /3760 Karar sayılı kararıyla, hava fotoğrafı incelenmesi ve yeniden keşif yapılması gereğine değinilerek karar bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda zilyetlikle kazanım koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; davalılar ... ve ... Belediye Başkanlığına karşı açılmış davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine, davalı Hazineye karşı açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamından; dava konusu taşınmaz bölümlerinin fundalık olarak tespit harici bırakıldığı, 23.02.2010 tarihinde tarla vasfıyla Hazine adına tescil edildiği, 04.08.2021 tarihinde taşınmazın bedelsiz olarak ...’ye devredildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece zilyetlikle kazanım şartları davacılar lehine oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de taşınmazın bedelsiz olarak ...’ye devredildiği anlaşılmasına rağmen kamulaştırma evrakları dosya arasına alınmamış, davacılar yönünden usulüne uygun senetsiz araştırması da yapılmamıştır.
Hâl böyle olunca; Mahkemece öncelikle ... tarafından kamulaştırma yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise kamulaştırma evrakları ve haritası ilgili yerlerden getirtilerek fen bilirkişisinden kamulaştırma haritası zemine uygulanmak suretiyle kamulaştırılan kısımlar Mahkeme ve Yargıtay denetimine açık şekilde belirlenip krokide işaretlenmek suretiyle keşfi takibe imkan verir ayrıntılı rapor ve kroki düzenlemesi istenilmeli; davaya konu taşınmaz bölümünün kamulaştırma alanının içerinde kalıp kalmadığı üzerinde durulmalı, çekişmeli taşınmazın tamamı ya da bir bölümünün kamulaştırılan alan içinde kaldığının tespiti halinde tescil kararı yerine mülkiyetin tespitine yönelik karar verilmesi gerektiği düşünülmelidir.
Öte yandan; Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca, davacılar ve murisleri adına dava konusu taşınmazın bulunduğu çalışma alanında kadastro sırasında belgesiz zilyetlik nedeniyle tespit edilen taşınmaz bulunup bulunmadığı (senetsiz defteri) Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulmalı, varsa hükmen tescil edilen taşınmazlara ilişkin dosyalar dosya arasına alınmalı, senetsizden edinilen taşınmaz varsa bu taşınmazlara ait kadastro tutanaklarının kesinleşip kesinleşmediklerini gösterir şekilde onaylı örnekleri getirtilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenmek suretiyle Kanun'nun 14. maddesindeki 40/100 dönüm norm sınırının belirlenmesi gerektiği göz önüne alınmalı; taşınmazın ilk olarak imar planına alındığı tarih olan 2002 yılına kadar zilyetlikle iktisap koşullarının davacılar lehine oluşup oluşmadığı değerlendirilmeli ve bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Yukarıda değinilen hususlar göz ardı edilip noksan araştırma ve uygulama ile hüküm kurulması doğru değildir. Davalı Hazinenin temyiz itirazları açıklanan nedenden ötürü yerinde bulunduğundan, kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Bozma nedenine göre dahili davalı ... Belediyesinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan harcın istek halinde Belediyeye iadesine, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın kararı veren ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.