Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/6091 E. 2026/4394 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6091
- Karar No
- 2026/4394
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2779 E., 2025/2324 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 25. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/636 E., 2023/701 K.
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı; mirasbırakan babası ...'un maliki olduğu 31... parsel sayılı taşınmazdaki 980/18360 payını, kızlarının ortaklıkları bulunduğu davalı ... Gıda Tur. İnş. San. ve Tic.Ltd. Şti. ne satış suretiyle devrettiğini, murisin taşınmaz satmaya ihtiyacı olmadığını, temlikin mirasçılardan mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak yapıldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile tüm mirasçılar adına tesciline karar verilmesini istemiş, cevaba cevap dilekçesi ile talebini kendi miras payına hasretmiştir.
Davalı vekili; davacının iddialarının haksız ve yersiz olduğunu, davalı Şirketin muris ...'a ait taşınmazda yaklaşık 20 yıldan bu yana çay bahçesi ve restaurant işletmekte olduğunu, bu süre boyunca murise kira ödediğini, ancak 2006 yılında dava konusu taşınmaz için diğer ortaklar tarafından ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, bu nedenle murisin taşınmazdaki payını satmak istediğini, davalı Şirketin de bu payı 21.05.2010 tarihinde satın aldığını, bu satışın gerçek olduğunu, satış bedelinin ...'a ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, taşınmazın keşfen tespit edilen değeri ile davalıya satış değeri arasında fahiş fark bulunduğu, davalı tarafından satış bedelinin murise ödendiğine dair delil bildirilmediği, murisin bu satışa ihtiyacı olmadığı, mirasbırakanın temlikinde bağış amacının üstün tutulduğu ve mirasçılardan mal kaçırma kastıyla hareket ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince, davanın muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve (terekeye iade) tüm mirasçıların miras payları oranında tescil istemine ilişkin olarak açıldığı, ancak cevaba cevap dilekçesinde talebin daraltılarak davacı mirasçının miras payı oranında tapu iptali ve tescile karar verilmesinin talep edildiği, talebin bu şekilde daraltılmasında usulen yasal bir engel bulunmadığı, ancak Mahkemece, talep, miras payı oranında daraltıldığı halde HMK'nın 26. maddesine aykırı şekilde talep aşılmak suretiyle tüm mirasçılar adına tescile karar verildiği, ayrıca davacının miras payı oranında harç tamamlanmadan sonuca gidildiği, bu nedenle işin esası yönünden bir inceleme yapılmadan sadece bu hususlardaki usuli eksikliklerin giderilmesi gerektiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, kaldırma kararı sonrasında yeniden yapılan yargılama sonucunda, temlikin mirasçılardan mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince bu kez, davacının talebine göre miras payı oranında harç alınması gerektiği, miras payı oranında alınacak harç ile davanın kabulü halinde ancak miras payı oranında tapunun iptaline ve tescile karar verilebileceği, bu eksikliklerin önceki Daire kararında ayrıntılı bir şekilde gösterildiği halde Mahkemece gerekli dikkat ve özen gösterilmeden aynı hataların tekrarı ile karar verildiği, ayrıca davalı Şirketin satış bedelini murisin banka hesabına ödediğini savunduğu halde ödemeye ilişkin delillerin toplanmadığı ve değerlendirilmediği, yine tanıklarca murisin yüklü malvarlığı sahibi olduğunu belirtildiği ancak bu hususta bir araştırma yapılmadığı, bu nedenle peşin nispi harcın tamamlattırılması, davalının ödeme savunmasına ve murisin malvarlığına ilişkin eksik delillerin toplanması, HMK 26. maddesi hükmüne göre talep ile bağlı kalınmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiğinden anılan hususular göz ardı edilerek karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece ikinci kaldırma kararı sonrasında yeniden yapılan yargılama sonucunda, murisin ... ve ... ilçeleri ile Rize ilinde birden fazla taşınmazının olduğu, davalı tarafça taşınmazın resmi senette gösterilen satış bedelinin murisin hesabına ödendiğine dair dekontların sunulduğu, dava konusu taşınmazdaki işletmenin murisin kızları tarafından yapıldığı, her ne kadar taşınmazın satış tarihindeki değeri ile bilirkişi raporu ile tespit edilen satış bedeli arasında fark olsa da bu durumun murisin mal kaçırma saiki taşıdığının tek başına ispatı olmadığı, murisin üzerine kayıtlı birden fazla taşınmaz bulunduğu, murisin gerçek amaç ve iradesinin mirasçılardan mal kaçırmak olduğu hususunun davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un/HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.