Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4223 E. 2026/1992 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4223
Karar No
2026/1992
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2633 E., 2025/791 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/195 E., 2023/248 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; muris ...’in 20.01.2018 tarihinde öldüğünü, davacının talebi üzerine .... Noterliğinin düzenlediği 25.01.2018 tarihli ve 1456 yevmiye numaralı mirasçılık belgesinde davacının tek yasal mirasçı sayıldığını, ancak davalı ...’ın Eskişehir 2. Sulh Hukuk Mahkemesinden mirasçılık belgesi ile ilgili talebi üzerine Mahkemenin 2018/372 Esas ve 2018/274 Karar sayılı kararı ile davacı ile birlikte ..., ..., ..., ... ve ...'in de mirasçı olarak gösterildiğini, ancak ikinci zümre mirasçı olan davacı varken davalıların mirasçı olamayacağını ileri sürerek, Eskişehir 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/372 Esas ve 2018/274 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; .... Noterliği tarafından 25.01.2018 tarihli ve 1456 yevmiye numaralı mirasçılık belgesinin yanlış düzenlendiğini, davacı ...'in murisin baba bir anne ayrı kardeşi olduğunu, sadece babadan gelen pay yönünden mirasçı olduğunu, anne tarafından mirasçıların ise davalılar olduğunu, bu nedenle Eskişehir 2. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararın doğru olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile murisin baba bir kardeşi olan davacının ikinci zümre mirasçı olduğu, murisin alt soyu olmadığından mirasının ikinci zümreye intikal ettiği, halefiyet yoluyla mirasın baba ...'in altsoyu olan baba bir kardeş davacının varlığı sebebiyle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 497. maddesi gereğince üçüncü zümreye geçişinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar ..., ... ve ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrarla, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Öte yandan, 6100 sayılı Kanun'un 26. maddesi "Taleple bağlılık ilkesi"ni düzenlemiş olup söz konusu hükmün 1. fıkrası, "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." şeklindedir. Mirasçılık belgesinin iptali istemli davada, Mahkemece, yalnızca ilgili mirasçılık belgesinin iptaline yönelik hüküm kurmakla yetinilmesi gerekirken mirasçılık belgesinin iptali ile yeni mirasçılık belgesi düzenlenmesi yukarıdaki kanun hükmüne aykırı olmakla birlikte, bu husus temyize getirilmediğinden bozma nedeni yapılmamış, eleştirilmekle yetinilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4223, K. 2026/1992, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4223-e-2026-1992-k-858a30f6a679