Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/5015 E. 2026/3410 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5015
Karar No
2026/3410
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2052 E., 2025/917 K. İLK DERECE MAHKEMESİ:... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/489 E., 2023/240 K.

Dava, hata, hile, gabin ve inançlı işlem hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel isteğine ilişkindir.

Davacı;...'da bulunan dava konusu 1 50... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, eşinin ve kendisinin sağlık sorunları ve yaşlılığı sebebiyle sıklıkla...'ya gidip gelemediğinden dava konusu taşınmazıyla ilgili işlemleri kolaylıkla halledemediğini, yeğeni olan davalının taşınmaz kendisine devredilirse davacı adına taşınmaza ilişkin tüm resmi ve gayri resmi işlemleri hızlıca sonçlandıracağı, alıcılara taşınmazı göstereceği, taşınmazı davacı adına satarak bedelini vereceği ya da kendisine iade edeceği yönündeki telkinlerle kendisinde güven oluşturduğunu, davalıya inanarak taşınmaz ile ilgili işlemleri kolayca yapabilmesi amacıyla dava konusu taşınmazını emaneten davalıya satış suretiyle ancak bedelsiz devrettiğini, davalının daha sonra ve talimatlarına aykırı hareket ederek taşınmaza alıcı olan kişilere satmadığını, aralarındaki anlaşmaya aykırı hareket ederek taşınmazın kendisine ait olduğu iddiasında bulunduğunu, hata, hile, gabin ve inançlı işlem nedenleriyle tapu kaydının iptalinin gerektiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescilini, olmadığı takdirde bedelinin tahsilini talep etmiştir.

Davalı; iddiaların doğru olmadığını, dava konusu taşınmazı bedeli mukabilinde resmi işlemle satın aldığını, davacının kendi iradesi ve isteği ile taşınmazı gerçek bir satış işlemi neticesinde kendisine devrettiğini, hata, hile ve gabin söz konusu olmadığı gibi inançlı işleme ilişkin bir yazılı delil de bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından davalının hata-hile yoluyla davacının iradesini sakatlığa uğrattığının ispatlanamadığı, davacının dava konusu taşınmazı kendi özgür iradesiyle yeğeni olan davalıya devrettiği, davacının taşınmaza ait tüm işlemleri vekil tayin ederek gerçekleştirebilecekken resmi işlemlerin halledilmesi amacıyla taşınmazı davalıya devretmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacının iddiasını ispatlayamadığı ve yemin de teklif etmeyeceğini beyan ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamından davacının hata ve hile iddiasını ispatlayamadığı, gabinden söz edilebilmesi için ise objektif unsur yanında sübjektif unsurun da gerçekleşmesinin gerektiği ancak somut olayda bunun söz konusu olmadığı, inançlı işlem iddiasının ise yazılı delil veya delil başlangıcı niteliğinde bir belge ile ispatlanamadığı, davacı tarafından yemin deliline başvurulmayacağının beyan edildiğide gözetildiğinde Mahkemece ispatlanmayan davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz başvurusunda bululması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 04.06.2025 tarihli ek kararıyla temyiz talebi kararın kesin nitelikte olunması nedeniyle reddedilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile; 12.01.2011 tarihli 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek 1. maddesinin 2. fıkrası "(2) 2 00... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341, 3 62... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir.

Somut olayda, dava konusu taşınmazın dava tarihi itibarıyla keşfen saptanan değeri 287.371,00 TL olup, bu değerin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 04.06.2025 tarihli ve 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile değişik ek 1. maddesinin 2. fıkrası uyarınca dava tarihi itibari ile temyiz kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL’nin üzerinde olduğu anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz dilekçesinin değerden reddine ilişkin 04.06.2025 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesinin 21.04.2025 tarihli kararı, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/5015, K. 2026/3410, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-5015-e-2026-3410-k-a20d4f7f91e2