Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/3542 E. 2026/3396 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3542
- Karar No
- 2026/3396
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: ...Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1975 E., 2024/3057 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ...3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2010/266 E., 2020/320 K.
Dava, vekâlet görevinin kötüye kullanılması ve yolsuz tescil hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacılar vekili; muris ... ...'nun maliki bulunduğu ...ili, ...ilçesi, ...Mahallesi 31 67... parsel sayılı arsa vasıflı taşınmazdaki 85/142 payın içerisinde yer alan dava konusu 19/142 hissenin, murisin 19.03.1997 tarihinde ölmesine rağmen ölümle sona eren 17.07.1996 tarihli vekâletnameye dayanılarak vekil ... ... tarafından 10.07.1998 tarihinde davalı ...'a devredildiğini, ölümden sonra yapılan temlik işleminin geçersiz olduğunu ileri sürerek davalı adına kayıtlı 19/142 hissenin tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, 31 67... parsel sayılı taşınmazdaki dava konusu 19/142 hisseyi bedelini ödeyerek, tapu siciline güvenerek ve iyi niyetli üçüncü kişi sıfatıyla satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; muris ... ...'nun ölümünden sonra vekâletnameye dayanılarak yapılan satış işleminin hukuken geçersiz olduğu, ölümle birlikte vekâlet ilişkisinin sona erdiği, bu nedenle davalı adına oluşan tescilin yolsuz tescil niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle, taşınmazın 19/142 hissesinin tapu kaydının iptali ile davacılar adına miras payları oranında tesciline karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin ölümünden sonra yapılan satış işlemi yönünden belirleyici hususun vekil ... ... ile davalı ...'ın murisin ölümünü bilip bilmedikleri olduğu, dosya kapsamında davalının murisin ölümünü bildiğine veya bilmesi gerektiğine ilişkin yeterli delil bulunmadığı, davalı yönünden Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesinde düzenlenen iyi niyet korumasının uygulanması gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 17.04.2025 tarihinde verilen ek kararla, dava konusu taşınmazdaki 19/142 hissenin dava tarihindeki değerinin temyiz kesinlik sınırının altında kaldığı gerekçesiyle davacıların temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile ek kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Dava tarihi 27.04.2010 itibariyle keşfen saptanan 64.202,66 TL dava değerinin, 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı HMK'nın ek 1. maddesinin 2. fıkrası uyarınca dava tarihi itibariyle 25.000,00 TL olan kesinlik sınırı dikkate alındığında Bölge Adliye Mahkemesi kararının kesin nitelikte olmadığı anlaşıldığından temyiz dilekçesinin değer yönünden reddine ilişkin 17.04.2025 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA, Ek karara yönelik peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine,
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin 11.12.2024 tarihli kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.