Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/3801 E. 2025/4096 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3801
- Karar No
- 2025/4096
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi TAVZİH KARAR TARİHİ : 23.05.2025 SAYISI : 2024/207 E., 2025/58 K.
Mahkemece, bozmaya uyularak verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; ... ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan doğusu 1 09... parsel, batısı ve kuzeyi 1 09... parsel, güneyi dere ve devamı 1 09... parsel olan tapusuz taşınmazın 40-50 yıldır davacının zilyetliğinde olduğunu ileri sürerek taşınmazın davacı adına tescilini talep etmiştir. Davacının yargılama sırasında ölümü üzerine davasını mirasçıları takip etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 707/2. maddesi uyarınca tapuya kayıtlı olmayan taşınmazın işgal yoluyla kazanılmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Dahili davalılar ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve ... Belediye Başkanlığı vekilleri; TMK'nın 713/6. maddesi uyarınca taşınmazın İdareleri adına tescilini talep ederek davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 08.07.2014 tarihli ve 2010/124 Esas, 2014/782 Karar sayılı kararıyla; TMK'nın 713. ve Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde aranan zilyetlikle mülk edinme koşullarının davacı lehine gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile fen bilirkişi raporunda (C1) ve (C2) olarak adlandırılan taşınmazların davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 09.04.2019 tarihli ve 2016/7182 Esas, 2019/2606 Karar sayılı kararıyla; 6360 sayılı Kanun uyarınca .. Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve .. Belediye Başkanlığının davaya dahil edilmesi gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş; bozmaya uyularak taraf teşkili sağlandıktan sonra yapılan yargılama neticesinde Mahkemenin 16.12.2020 tarihli ve 2019/752 Esas, 2020/608 Karar sayılı kararıyla; zilyetlikle mülk edinme koşullarının davacı lehine gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile fen bilirkişi raporunda (C1) ve (C2) olarak adlandırılan taşınmazların davacı adına tesciline karar verilmiş; kararın davalı Hazine vekili, dahili davalılar ... Belediye Başkanlığı ve ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 08.01.2024 tarihli ve 2022/1885 Esas, 2024/3 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece, tescil davasına konu taşınmazın hangi tarihte kesinleşen kadastro çalışması ile hangi sebeple tespit harici bırakıldığı sorulmadan, bir taşınmazın niteliğinin ve taşınmaz üzerindeki zilyetliğin başlangıç tarihinin ve sürdürülüş biçiminin kesin olarak belirlenmesinde en önemli unsur hava fotoğrafı incelemesi olduğu halde hava fotoğraflarından yararlanılmadan, taşınmaz dere yatağına komşu olmasına rağmen taşınmazın dere yatağından kazanılıp kazanılmadığı, dere yatağının etkisi altında olup olmadığı hususlarında jeolog bilirkişisine inceleme yaptırılmadan ve ziraat bilirkişinin raporunda (C2) harfi ile gösterilen taşınmazın imar-ihya edilmediği, işlenmediği belirtilmesine rağmen yazılı şekilde karar verildiği, Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca davacı adına senetsiz araştırması yapılmadığı, belirtilen tüm bu hususlar göz ardı edilerek karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuş; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yargılama sırasında taşınmazlar Hazine adına tescil edildiğinden davanın tapu iptali ve tescil davasına dönüştüğü, böylelikle davalılar ... Belediye Başkanlığı ile ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının davada taraf sıfatlarının kalmadığı gerekçesiyle adı geçen davalılar bakımından davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiş; davalı Hazine bakımından, dava konusu taşınmaz alanlarının mera, harman yeri, köy orta malı ve benzeri niteliğe haiz olduğuna dair herhangi bir delile rastlanılmadığı, gerek mahalli bilirkişi beyanlarında, taşınmazın davacı ve davacıdan evvel babasına ait olarak bilindiği gerekçesiyle imar ve ihyası tamamlanan 1 32... ve 14 parseller yönünden davanın kabulüne, tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, imar ve ihyası tamamlanmadığı tespit edilen 1 32... parsel yönünden davanın reddine karar verilmiş; davacılar vekilinin talebi üzerine 23.05.2025 tarihli tavzih kararı ile; davacı ...'in yargılama sırasında ölmesi nedeniyle Mahkeme kararının taraf bilgileri kısmında yazan adının yerine mirasçılarının adının yazılması suretiyle hükmün tavzihine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili; taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların tavzih yoluyla genişletilemeyeceğini, dava konusu taşınmazların zilyetlikle iktisaba elverişli olmadıklarını, kaldı ki taşınmazların mülkiyetini zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleşmediğini, Hazine yasal hasım olduğundan aleyhine harç ve yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ilan şartının yerine getirilmediğini, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtip bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılıp yargılama sırasında ihdasen Hazine adına tescil edilen taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1981 - 1982 yılları arasında ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda dava konusu taşınmazların boşluk alan olarak tespit harici bırakıldığı, yargılama sırasında (18.09.2022 tarihinde) dava konusu taşınmazların yer aldığı alanın 1 32... , 14... parsel numaraları ile Kadastro Kanunu'nun ek 8. maddesi gereğince ham toprak niteliğiyle davalı Hazine adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan kararın ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin “j” bendi gereğince temyiz eden davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
30.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.