Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/1551 E. 2025/4094 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1551
- Karar No
- 2025/4094
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi TAVZİH KARAR TARİHİ : 07.03.2022 SAYISI : 2009/143 E., 2011/88 K.
Mahkemece, bozmaya uyularak verilen 07.03.2022 tarihli tavzih kararı davalılar .. ... vd. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar .. ve ...; kök muris .. mirasçısı oldukları halde 10... parsel sayılı taşınmazlardaki murislerinden intikal eden paylarının davalılar adına tescil edildiğini ileri sürerek miras payları oranında tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP Bir kısım davalılar; davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 08.03.2011 tarihli ve 2009/143 Esas, 2011/88 Karar sayılı kararıyla; iddianın sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar ile davalı .. ... ve arkadaşları tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 07.03.2012 tarihli ve 2011/3672 Esas, 2012/1542 Karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiş; davalı .. ... ve arkadaşlarının karar düzeltme isteği de reddedilerek hüküm 20.09.2012 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacılar vekili 03.01.2013 tarihli dilekçesi ile hükmün 1. paragrafında açıklık olmadığından tapuda infaz edilemediğini belirterek tavzih talebinde bulunmuş; Mahkemenin 15.02.2013 tarihli ek kararı ile davacılar vekilinin tavzih talebinin kabulüyle 08.03.2011 tarihli, 2009/143 Esas, 2011/88 Karar sayılı hükmün 1. paragrafının 5. satırında yazılı bulunan ".. ... intikalen gelen miras payları oranında iptali ile" ibaresinden sonra "fen bilirkişisi ... Aparı tarafından dosyaya ibraz edilen 25.06.2010 hakim havale tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda" ibaresinin eklenmek suretiyle hükmün tavzihine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 15.02.2013 tarihli tavzih kararına karşı süresi içinde davalılar .. ... ve .. .. mirasçısı olan .. ... ve müşterekleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 20.11.2013 tarihli ve 2013/7865 Esas, 2013/11100 Karar sayılı kararı ile; davacıların tavzih isteminin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ne var ki hâkimin hüküm fıkrasında infazı kabil nitelikte karar vermek zorunda olduğu, tavzih kararı irdelendiğinde hangi payların hangi oranda iptal edileceği açıklanmadığı gibi kararın eki niteliğinde olmayan veraset ilamı ve taşınmazlardaki tarafların paylarını gösterir bilirkişi raporuna atıf yapılarak karar verildiği, tavzih kararının bu haliyle infazı kabil bir karar niteliğinde bulunmadığı gerekçesiyle karar bozulmuş; bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen tavzih kararıyla; Mahkemenin 08.03.2011 tarihli ve 2009/143 Esas, 2011/88 Karar sayılı kararının hüküm bölümünün 1. paragrafının 5. satırında yazılı bulunan ".. ... intikalen gelen miras payları oranında İPTALİ ile" ifadesinden sonra gelen "bu oranda" kısmının hükümden çıkartılarak yerine "27.01.2020 havale tarihli bilirkişi .. .. ... tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda tespit edilen yeni pay ve payda oranları doğrultusunda" ifadesi ve hüküm bölümünün 9. bendine "9-27.01.2020 havale tarihli bilirkişi ... tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına," ifadesinin eklenmek suretiyle tavzihine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar Hayri Kargıoğlu vd. vekili; kararın bozma gerekçesine uygun düşmediğini, bu şekilde de hükmün infaz kabiliyetinin olmayacağını belirtip kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava; hükmün tavzihi istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, bozmaya uygun şekilde karar verilmesine göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekilinin 07.03.2022 tarihli tavzih kararına yönelik temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 534,70 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına,
Dosyanın Kadirli 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.